unutmadık, unutmayacağız! en büyük provakasyon: 1 mayıs 1977 kitle katliamı -

 

1 Mayıs 1977 kitle katliamını tertipleyenler, tertibe göz yumanlar, yardımcı olanlar, görevlerini savsaklayarak bilerek soruşturulmasını engelleyenler, sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyenler hesap sorulmadığı için bugün de rahatlar.

1 Mayıs İşçi Bayramı olarak, yaklaşık elli yıllık bir aradan sonra ilk kez, 400 bini aşkın üyeli DİSK tarafından 1976 yılında kitlesel biçimde kutlanmıştı. Coşkulu ve renkli geçen bu kutlamanın ardından, 1977 yılında da 1 Mayıs kutlaması yine DİSK tarafından düzenleniyordu. DİSK ‘e bağlı sendikaların, bir grup Türk-İş ‘e bağlı sendikayla bağımsız bazı sendikaların, çeşitli demokratik kuruluşların ve derneklerin katıldığı yürüyüş ve mitinge, emniyet raporlarına göre, “memleketin çeşitli yerlerinden gelen yaklaşık 53 dernek ve kuruluş ile 99 işçi sendikası” yer almıştı. Mitinge katılanlar, sabah saat 10’dan beri toplandıkları Beşiktaş ve Saraçhane-Tepebaşı’ ndan yürüyerek Taksim meydanına geliyor ve sırayla alandaki yerlerini alıyorlardı. Alana yerleşme uzun sürmüş, mitingin normal süresi aşılmıştı. DİSK’in o sıradaki Genel Başkanı Kemal Türkler , DİSK üyesi sendikaların yerleşmesi tamamlandıktan sonra konuşmasını başlatmıştı. Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde, topluluğu saygı duruşuna davet etmiş ve saygı duruşunun bitiminde saat 19’u biraz geçe ilk silah sesi duyulmuştu. 1 Mayıs davası iddianamesi, ilk silah atışının Abdülhak Hamit Caddesi ‘nden (Tarlabaşı’nın Taksim’e çıkışı) geldiğini, arkasından iki el silah daha atıldığını, Intercontinental Oteli ‘nin önünden de iki el silah sesi duyulduğunu belirtiyor. Ateş açılan diğer yerler, iddianamede belirtiliyor: “Tesadüfi olmayan bu atışları, Intercontinental Oteli’nin muhtelif kat ve bölümlerinden, bu otelin yanındaki inşaat ve çiçekçi dükkânı içinden, PTT binasının üs – tünden, Pamuk Eczanesi’nin üstünden veya civarın dan aynı anda başlayan seri atışlar izlemiştir.” İddianamede çeşitli yönlerden açılan yaylım ateşinin 8-10 dakika sürdüğü belirtiliyor. Yüzbinlerce kişinin toplandığı alanda çıkan paniğin bilançosu 34 ölü ve 126’dan fazla yaralıydı. Ölenlerin 28’i ezilme ve boğulma sonucu hayatını kaybetmişti. 1 Mayıs öncesinde sol gruplar arasında süregiden gerilim, sağ basının açtığı kampanya ile körükleniyordu. Tercüman ‘ın ünlü imzaları Ahmet Kabaklı, Rauf Tamer , kehanetlerde bulunuyor, felaket tabloları çiziyor, ” bütün yurdu kana bulaması mümkün kışkırtma ve tecavüz hareketlerinden”, “mallara, canlara kıyılabileceğinden”, “saf vatandaşların evlerine kapanacağından söz ediyorlardı.

“Sokak işgal altındaydı”, “Mao’cu, Lenin’ci ve daha bilmemneci, fakat asla Atatürkçü olmayan bir tuhaf rüzgâr esecek ti”, “arabalar tahrip edilecek, camlar kırılacaktı”. Hergün gazetesinde, MİSK [Milliyetçi İşçi Sendikaları Konfederasyonu] Genel Başkanı Ömer Faruk Akıncı,1 Mayıs ‘ın “komünist bayramı ve ihtilal provası” olduğunu ilan ediyordu. Bu kampanya çığlıkları altında, bütün bunlara fırsat açan soliçi gerginliğin yarattığı zeminde, her şey olup bittikten sonra katliamı, sol-içi çatışma diye gösterebilmek de zor olmamıştı. Cumhuriyet, Politika ve Vatan gazeteleri dışında bütün basın, 2 Mayıs gününden başlayarak bu temayı işlemiş, hatta bazıları ( Günaydın ) daha somut suçlu tespitleri yapabilmişti: ” Mao’cu vatan hainleri, işçi bayramını kana buladı” gibi… Miting öncesinde sol içindeki gerginlik, tarafların zaten varolan zıtlaşmaları dışında, mitinge katılma konusunda çıkmıştı. DİSK yönetimine egemen olan “ilerleme” çizgisi, tam bir zıt kutup oluşturan Halkın Birliği, Halkın Kurtuluşu, Halkın Yolu gruplarının mitinge katılmasını istemiyordu. Bu gruplar da 1 Mayıs mitingine katılma kararı almışlardı. Ayrıca 1 Mayıs’tan hemen önceki günlerde bu üçlü gruptan iki kişi öldürülmüş, bu da gerginliği artırmıştı. Sol-içi çekişmelerden yararlanmak resmî ağızların da işine gelmişti. Olay akşamı İstanbul Valisi Namık Kemal Şentürk ve Emniyet Müdürü Nihat Kaner şu açıklamayı yapıyordu: “…DİSK’in tertip ettiği miting normal bir şekilde sürmüştür. Ancak dağılmaya çok az bir süre kala, bazı gruplar Taksim alanına sızmışlardır. Çatışmayı bu sızan grubun başlattığı tanık ve çeşitli belgelerle saptanmıştır. Güvenlik kuvvetlerinin cansiperane karşı koymaları sonucu, daha da korkunç bitebilecek bu çatışma önlenmiştir. Hatta bir yağma, bir çapulculuk, anında alınan önlemlerle bastırılmıştır.” Başbakan Süleyman Demirel ise olay gecesi olağanüstü Bakanlar Kurulu toplantısına girmeden önce şunları söylüyordu: “Kemal Türkler, mitingi bir türlü sonuçlandırmadı ve uzattı. Kemal Türkler’in, bu caninin meydana getirdiği bu olaylar, 15 Haziran olaylarının bir devamıdır… Maoist grup tarafından yaratılmıştır… DİSK mitinginde, CHP’nin belediye başkanı Ahmet İsvan da vardı. TİP’ten [Türkiye İşçi Partisi] de elemanlar vardı. İşte komünizmi tehlike olarak görmezlerse olaylar buraya kadar varır.” İlk günler geride bırakıldığında, cevaplanamayan bir dizi soruyla birlikte bir “tertip” ihtimali üzerinde durul – maya başlanıyordu. CHP tarafından oluşturulan bir soruşturma komisyonu ve İstanbul Barosu ‘nun kurduğu bir başka komisyon çeşitli tanıkları dinlerken, gazetelerde, alanın değişik yerlerinden seçilen görgü tanıklarının ifadeleri yer almaya başlamıştı. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Osman Ateşoğlu da geniş bir soruşturma için toplum suçları bürosunun emrine tam 25 savcı yardımcısı vermişti. 6 Mayıs günü CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk ‘e çıkıyordu. Korutürk, Ecevit’i Demirel’den önce kabul etmişti. Ecevit Çankaya’dan ayrılırken gazetecilere, “bazı kuşkuları” olduğunu belirtiyor, bunu ancak Cumhurbaşkanı’na açabildiğim söylüyor, ertesi gün CHP’nin İzmir mitinginde bu kuşkularını şöyle dile getiriyordu: “Ben, devlet içinde yer almakla beraber, hiç değilse devlet gücünden kaynaklanmakla beraber, demokratik hukuk devletinin denetim alanı dışında kalan bazı örgütlerin, bu olaylarda başlıca etken olduğunu ve hükümetin iki kanadının da, gereken önlemleri alacak yerde, bu öğütlerden yararlanmak istediği kanısındayım.” Mehmet Ali Birand ‘ın 12 Eylül kitabında yazdığına göre, Ecevit’in “kuşkuları”, Özel Harp Dairesi ile ilgiliydi.  Altı Cumhuriyet savcı yardımcısı, 17 klasör tutan soruşturma evrakından 41 sayfalık bir iddianame ile “eldeki sanıkları” mahkemeye sevk etmişti. Mahkemenin daha sonraki seyrinde, tanık konumundaki polislerin birçoğunun ifadelerini geri aldığı görülmüş, bunların arasında aynı anda 49 sanığı teşhis den bir polis memuru da yer almıştı. Daha ilk oturumda savcılık makamı, asıl faillerin mahkeme huzuruna getirilmesi talebinde bulunmuştu. Duruşma savcısı, ayrıca, dosyada bulunan fotoğraflardan 12 tanesinin Adli Tıp Başkanlığı’na gönderilerek, “bu fotoğraflar üzerinde işaretlenmiş yerlerdeki pencere, dam ve çatı ve diğer yerlerde görülen kişilerin, mümkünse yüzleri belli olacak şekilde, bu olmadığı takdirde ne yaptıkları ve ellerinde ne bulunduğu anlaşılacak bir şekilde büyütülmesini” istemişti. Bu davanın iddianamesini hazırlayan altı savcı yardımcısı ise, iddianamede cevaplanamayan şu sorulara ve şu görüşlere vermişti: “Inter Continental Otelinin önü yüzden fazla toplum polisi memuru tarafından korunduğuna göre, bu silahlı şahısların uzun menzilli silahların ile otele nasıl girip nasıl çıktıkları suali cevapsız kalmaktadır.” “Hükümet komiserinin, yetkisinde olmasına rağmen çıkması muhtemel olayları ve bunların sanıklarını belirleyecek film ve fotoğrafçıları münasip yerlerde görevlendirmesi doğal iken, bu hususun yerine getirilmediği görülmektedir.”

kanlı 1 mayıs’tan 12 eylül’e giden yol

29 Mayıs: Ecevit, İzmir’in Çiğli Havaalanı’na indiği sırada bir Polisin silahının ateş alması sonucu yanında bulunan Mehmet İsvan yaralandı. Silahın yanlışlıkla ateş aldığı belirtildi, ancak daha sonra silahın özel bir silah olduğu ve depodan izinsiz çıkarıldığı tesbit edildi.

5 Haziran: Genel seçimler yapıldı. CHP:213, AP:189, MSP:24, MHP:16, CGP:3, DP:1 milletvekilliği kazandı.

13 Haziran: 1. Milliyetçi Cephe (MC) Hükümeti sona erdi.

15 Haziran: Erzurum’da Doç. Dr. Orhan Yavuz ,boğazı kesilerek öldürülmüş bulundu.

21 Temmuz: 2. Milliyetçi Cephe (MC) Hükümeti kuruldu.

29 Temmuz: DİSK Başkanı Kemal Türkler, MC’ye karşı ‘Ulusal Demokratik Cephe’ çağrısı yaptı. 4 Ağustos: Ankara’da çıkan olaylarda, biri polis 5 kişi hayatını kaybetti, 5’i ağır olmak üzere onlarca yaralı var.

27 Ekim: Faşist “komandolar”, Işık Mühendislik Yüksek Okulu öğrencisi Ayhan Gökdemir ’i bıçaklayarak öldürdü.

25 Kasım: Financial Times gazetesi: “Türkiye iflas etmiş bir ülkedir” diye yazdı

11 Aralık: Yerel seçimler yapıldı. Hemen her yerde protesto ve çatışmalar görüldü. 13 kişi öldü, 87 kişi yaralandı.

28 Aralık: Ankara’da içinde öğrencilerin bulunduğu bir otobüse ateş açıldı. 7 öğrenci yaralandı.

31 Aralık: 1977 yılı içindeki olaylarda 157 kişinin öldüğü, 1667 kişinin yaralandığı açıklandı.

1978

29 Ocak: Ocak ayı içerisinde İstanbul’da siyasi cinayetler neticesinde 14 kişinin öldürüldüğü, 75 kişinin yaralandığı açıklandı. İl genelinde 43 bombalama olayı gerçekleşti.

16 Mart: İstanbul Üniversitesi ‘nden çıkan sol görüşlü 100’e yakın öğrencinin üzerine ülkücüler tarafından bomba atıldı ve silahla ateş açıldı. 5 kişi öldü, 47 kişi yaralandı.

18 Mart: İstanbul Ümraniye’de silahla öldürülmüş 5 kişinin cesedi bulundu.

24 Mart: Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz, bir suikast sonucu öldürüldü.

8 Nisan: İstanbul’da evinin önünde silahlı saldırıya uğrayan Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Server Tanilli ağır yaralanarak felç oldu.

17 Nisan: AP’li Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu, gönderilen bir bombalı paketi açarken, gelini ve iki torunuyla birlikte parçalanarak öldü. Malatya’da büyük olaylar başladı.

22 Nisan: Malatya ‘da başlayan olaylar Kahramanmaraş ‘a sıçradı, kent gergin saatler geçiriyor, yer yer çatışmalar var.

23 Nisan: Iğdır ‘da bir süre önce öldürülen bir MHP’linin cenaze – sinden dönen yaklaşık 2000 kişi, 200’e yakın iş yerini tahrip etti. Şehre askeri birlikler sevk edildi. Gece ve gündüz sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

5 Temmuz: Atatürk Eğitim Enstitüsü’nün TÖB-DER’li Müdür Yardımcısı Fahrettin Yılmaz öldürüldü.

11 Temmuz: Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi, Doç. Bedrettin Cömert arabasında öldürüldü, olayda eşi ağır yaralı olarak kurtuldu.

18 Temmuz: İstanbul ve Diyarbakır ‘da meydana gelen olaylarda 3 kişi öldü.

4 Ağustos: Sivas’ta mezhep çatışmalarında 9 kişi öldü, 100’den fazla yaralı var.

8 Ağustos: Ankara’da bir belediye otobüsü silahla tarandı. 3 kişi öldü, 20 kişi yaralandı. 30 Eylül: İstanbul Sirkeci Vapur İskelesi’nin bekleme salonuna bomba atıldı. 1 kişi öldü, 13 kişi yaralandı.

9 Ekim: Ankara Bahçelievler ‘de TİP üyesi 7 genç , kaldıkları evde hunharca öldürüldü.

20 Ekim: İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı Ord. Prof. Bedri Karafakioğlu öldürüldü.

29 Kasım: 6 ayrı şehirde çıkan olaylarda 6 genç öldürüldü.

18 Aralık: Kahramanmaraş ‘ta bir sinemaya bomba atıldı. Alevi yurttaşları hedef alan büyük bir kıyım başladı.

20 Aralık: Kahramanmaraş ‘ta gerginlik giderek artıyor, sokak çatışmaları giderek büyüyor, polis şehre hakim olmakta zorlanıyor. 22 Aralık: Kahramanmaraş ‘ta 5, Ankara ‘da 3, İstanbul ‘da 2, Malatya, Adana ve Eskişehir ‘de 1’er kişi öldürüldü. Eski CHP Kahramanmaraş Senatörü Hilmi Soydan ‘da öldürülenler arasında.

23 Aralık: Kahramanmaraş yanıyor. Kentin her yerinde çatışma var, Güvenlik Güçleri asayişe hakim olamıyor. 33 kişi öldürüldü, 100’den fazlası ağır olmak üzere 300’den fazla yaralı var. Evler ve dükkanlar yakıldı.

24 Aralık: Kahramanmaraş alev alev. Hükümet Konağı’na yürüyüp ele geçirmeye çalışan grup ile Polis arasında çatışma çıktı. Ölü sayısı 77’ye yükseldi, yaralı sayısı 1000’i geçti. Şehir sanki bir iç savaş yaşıyor.

25 Aralık: Kahramanmaraş’taki ölü sayısı 98’i buldu.

26 Aralık: Bakanlar Kurulu, 13 İlde ( İstanbul, Ankara, Adana, Elazığ, Bingöl, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Kars, Kahramanmaraş, Malatya, Sivas ve Urfa ) sıkıyönetim ilan etti.

27 Aralık: Kahramanmaraş ‘ta ölü sayısı 104’e çıktı.

28 Aralık: Tarsus Cumhuriyet Savcısı öldürüldü. 1979

11 Ocak: Tunceli’ye bağlı Malazgirt İlçesi’nin Akpazar Bucağı’nın CHP’li Belediye Başkanı Fikri Üstündağ evinde tabancayla öldürülmüş olarak bulundu.

30 Ocak: Amasya Taşova Cumhuriyet Savcısı , kimlikleri belir – lenemiyen kişilerce öldürüldü.

1 Şubat: Milliyet Gazetesi Başyazarı ve Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi, İstanbul Nişantaşı’nda evinin önünde otomobilinin içindeyken tabanca ile öldürüldü. Cinayeti daha sonradan, Mehmet Ali Ağca ‘nın işlediği tesbit edildi. Ağca yargılanırken ceza – evinden kaçtı.

6 Şubat: İstanbul’un eski Siyasi Şube Müdürü Ilgız Aykutlu , evinin önünde silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

21 Şubat: CHP Genel Merkezi bombalandı. Adana, Ankara ve Kars’ta meydana gelen olaylarda toplam 7 kişi öldü.

9 Mart: İstanbul’ da banliyö treni kundaklandı. Konya ‘da bir kahvehane tarandı. 1 ölü, 3 yaralı var.

10 Mart: Adıyaman MHP İlçe Başkanı öldürüldü. Kahramanmaraş’ta bir öğrenci, ağzına kurşun sıkılarak öldürüldü.

26 Mart: İstanbul ‘da bir kahvehane tarandı, 1 kişi öldü. Gaziantep ‘te 2, Ünye’de 1 kişi öldürüldü.

7 Nisan: Türkiye Emekçi Partisi Genel Başkanı Mihri Belli, İstanbul Sultanahmet’teki parti merkezine giderken yaylım ateşine tutularak ağır şekilde yaralandı.

13 Nisan: İstanbul Beykoz ‘da Polis, bir eve baskın düzenledi. Çıkan çatışmada 2’si polis 4 kişi hayatını kaybetti. 2 Polis de yaralandı. Ankara ‘da Şekerbank eski Genel Müdürü Ömer Suhar evinde ölü olarak bulundu. Ankara ve Adana ‘da ise 1’er genç öldürüldü.

1 Mayıs: İstanbul’da 1059 kişi gözaltına alındı.

8 Mayıs: Mersin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Halit Velioğlu ve eşi, evlerinde öldürüldü.

11 Mayıs: İstanbul Ataköy ‘de, NATO görevlisi 3 Amerikalı asker silahlı saldırıya uğradı, biri öldü, biri yaralandı.

14 Mayıs: İstanbul Mecidiyeköy ‘de yüzlerce kişinin gözü önünde lise öğrencisi bir kız kurşuna dizilerek öldürüldü. 18 Haziran: İstanbul Küçükköy ‘de 3 kişi bir kahvehaneye baskın düzenleyerek, içeridekileri kurşun yağmuruna tuttular. 1 kişi öldü, 8 kişi yaralandı.

23 Haziran: İstanbul Beyazıt Meydanı’nda saatli bomba patladı, 2 kişi öldü.

30 Haziran: Ankara ‘da MHP Genel Merkezi ‘ne bomba atıldı, makineli tüfeklerle tarandı, 2 kişi öldü.

2 Temmuz: Elazığ ‘da maden müdürü ile eşi öldürüldü.

3 Temmuz: Bursa ’da solcu avukat Mehmet Cengiz Göral faşistler tarafından katledildi.

5 Temmuz: İstanbul ‘da bir Başkomiser öldürüldü.

15 Temmuz: Kars AP İl Başkanı Medet Alibeyoğlu öldürüldü.

6 Ağustos: Adana’da Hacı Ömer Sabancı Kültür Sitesi ‘ne bomba atıldı, 3’ü çocuk 4 kişi öldü.

17 Ağustos: Denizli ‘de bir kahvehane tarandı, 3 kişi öldü.

23 Ağustos: Uşak ‘ta MHP İl Başkanı ve Denizli ‘de bir öğretmen öldürüldü.

29 Ağustos: Son 1 ay içerisinde 17 kişinin öldürüldüğü Siver ek ‘ten, halk göç etmeye başladı.

19 Eylül: İstanbul’da, Hergün Gazetesi tarandı, 1 kişi öldü, 2 kişi yaralandı.

28 Eylül: Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul , faşistler tarafından öldürüldü

17 Ekim: Ankara ‘da bir Camii’nin avlusunda oturanlara ateş açıldı, 1 kişi öldü.

27 Ekim: İstanbul Bayrampaşa ‘da bir kahvehane tarandı, 6 kişi öldü, 6 kişi de yaralandı.

19 Kasım: İlhan Darendelioğlu öldürüldü. 20 Kasım: Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Ümit Yaşar Doğanay öldürüldü.

26 Kasım: İstanbul’da TÖB-DER’li 1 öğretmen ile 4 işçi öldürüldü. 28 Kasım: İstanbul’da 2 kişi öldürüldü. Polis otosu tarandı, 1 Polis yaralandı. 4 Aralık: Kırıkhan ‘da 8 kişilik bir alevi ailesi, benzin dökülerek yakıldı.

7 Aralık: İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Cavit Orhan Tütengil, 4 kişi tarafından kurşunlanarak öldürüldü.

15 Aralık: İstanbul Beşiktaş ‘ta bir kahvehaneye bomba atıldı, 5 kişi öldü, 19 kişi yaralandı. 23 Aralık: Bugün  toplam 9 kişi öldü.

24 Aralık: Kahramanmaraş ‘ta geçen yıl meydana gelen elim olayların yıldönümünde tüm Yurtta olaylar çıktı. Ankara’da, okullarda ders yapılamadı. Çıkan olaylarda biri öğretmen, biri öğrenci toplam 3 kişi öldü. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı ‘nca TÖB-DER kapatıldı. Yüzlerce öğretmen gözaltına alındı.

1980

23 Ocak: İzmir Tariş ‘te kolluk kuvvetleriyle eylemciler arasında çıkan çatışmada, 20’si Polis, 1’i Jandarma olmak üzere toplam 35 kişi yaralandı.

24 Ocak: ’24 Ocak Kararları’ alındı. IMF’nin isteklerini kabul edildi. Devalüasyon sonucu dolar 70 lira oldu. A’dan Z’ye her şeye zam geldi.

14 Şubat: İzmir ‘de işçiler tarafından işgal edilen TARİŞ ‘e asker girdi, 500’den fazla direnişçi gözaltına alındı.

15 Şubat: İstanbul’da kepenkleri kapalı dükkanları askerler açtı. İzmir’de asker TARİŞ ‘e girdi. DİSK, genel grev ilan ettiğini bildirdi.

17 Şubat: İzmir Gültepe ‘de polis operasyonu 3 kişi hayatını kaybetti 16 polis yaralı.

21 Mart: Newroz’da 8 kişi öldü, onlarca kişi yaralandı.

5 Nisan: Ortadoğu Gazetesi yazarı İsmail Gerçeksöz öldürüldü.

6 Nisan: Eskişehir ‘de DİSK ‘in düzenlediği mitingde olaylar, 5 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.

12 Nisan: Solcu yazar Ümit Kaftancıoğlu öldürüldü.

5 Mayıs: Anayasa Mahkemesi, Mihri Belli ’nin Genel Başkanlığı’nı yaptığı Türkiye Emekçi Partisi ‘ni kapattı.

28 Mayıs: MHP Milletvekili ve eski Bakanlardan Gün Sazak öldürüldü.

23 Haziran: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Demir, öldürüldü.

25 Haziran: MHP İlçe Başkanı Ali Rıza Altıok , karısı ve kızıyla birlikte öldürüldü.

2 Temmuz: Sivas ‘ta artan çatışmalar üzerine sokağa çıkma yasağı kondu.

5 Temmuz: Çorum ateşler içinde. Alevi mahallelerine saldırı. 3 kişi öldü, 30 kişi yaralandı.

6 Temmuz: Çorum ‘da olaylar yatıştırılamadı, çatışmalar devam ediyor. Kente askeri birlikler gönderildi. Askerler yollara barikatlar kurdu. Sokağa çıkma yasağı kondu.

7 Temmuz: Çorum ‘da çatışmalar devam ediyor. Ölü sayısı 20’ye çıktı.

10 Temmuz: Fatsa ‘da gerginlik doruk noktasında, çatışmalar devam ediyor. Komando birlikleri şehri kuşattı Çorum’da çatışmalar sona erdi, toplam ölü sayısı 25.

12 Temmuz: Fatsa ‘da 200’den fazla kişi gözaltına alındı.

16 Temmuz: CHP İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu öldürüldü.

19 Temmuz: Eski Başbakanlardan Nihat Erim öldürüldü.

22 Temmuz: DİSK eski Genel Başkanı ve Maden-İş Sendikası Başkanı Kemal Türkler öldürüldü.

12 Eylül: DARBE…

——————-

Emek Arastirma ve Dayanisma Toplulugu tarafından hazırlanan KESK ve Leman Dergisi tarafından yayınlanan 1 Mayıs’ın 100. Dosyasından alınmıştır.

 

 

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında