twitter’ı kapatmak ne anlama geliyor? – foti benlisoy -

 

Erdoğan twitter’ı değil, kendini kapattı

  • AKP on küsür yıllık iktidarını mümkün kılmış “oyun kurucu” kapasitesini, siyasal saflaşmaları gerçekten mahirane bir şekilde tayin etme yetisini bütünüyle yitirmiş durumda. Ortada strateji filan yok artık, sadece günü kurtarmaya dönük taktik hamleler var. Erdoğan ve ekibi günlük düşünüyor, art arda yediği yumruklar karşısında köşeye sıkışmış halde zaman kazanmaya çalışıyor, zamana oynuyor. Miting meydanında “twitter mivitır hepsinin kökünü kazıyacağız” dediği günün gecesinde alelacele twitter’ı kapatmak, öyle gücün falan değil, çaresizliğin ifadesi değil mi?
  • Erdoğan geri adım atamayacağının, vereceği en küçük tavizin gerisinin çorap söküğü gibi geleceğinin farkında. Daha dün “başkanlık” koltuğunu hedefleyen şahsın Yüce Divana çıkartılma, hatta yurtdışına kaçma/sığınma olasılığı açıkça dillendiriliyor artık. Hal böyleyken Erdoğan’ın yapabileceği tek şey var, daha da ceberut olmak, daha da saldırganlaşmak. Ancak taktik geri çekilişleri içermeyen, “düşmanların” hiç değilse bir kısmını tarafsızlaştıracak esnekliği gösteremeyen bir saldırı stratejisi düşünülemez. Erdoğan’ın böylesi bir esnekliği mümkün kılacak takati hızla tükeniyor. Her cephede, dört bir yanda topyekûn taarruza geçmeyi olası kılabilecek rezerv güçlerini yitiriyor. Onun saldırganlığı ölümcül bir yara almış, kıstırılmış bir hayvanın çaresizliğinden başka şey değil.
  • Erdoğan’ın twitter’ın kapatılacağını ilan eden konuşmasında sarfettiği “uluslararası camia şunu der, hiç beni ilgilendirmiyor” sözleri, “sağlam iradenin” değil, sıkışmışlığın, çaresizliğin itirafı. “Dünya lideri” Erdoğan, artık üçüncü dünya diktatörleriyle aynı sıklette anılacağının bal gibi farkında. Farkında ama yapacak bir şey de yok galiba. Erdoğan günü kurtarmak zorunda, aklı başka şey alacak durumda değil.
  • Belli ki Erdoğan Arap ayaklanmalarını, “öfkelileri”, son yılların uluslararası direniş ve mücadele dalgasını yaratanın sosyal medya mecraları olduğuna dair “pop” teorileri pek benimsemiş. Zihni kapasitesi Tahrir karşısındaki Mübarek derecesine inen Erdoğan, twitter’ı ve belki de başka sosyal medya araçlarını kullanışsız kılarak sokakta kabaran öfkenin önünü alabileceğini düşünüyor. O öfkenin “sanal” değil “maddi” bir güç haline geldiğini unutuyor, muhtemelen unutmak işine geliyor. Hatırlatmak boynumuzun borcu olsun.
  • Herkesin malumu: Erdoğan elbette “tape”lerden korkuyor. Muhtemelen korkmakla kalmıyor, son günlerin moda tabiriyle “titriyor”. Önümüzdeki günlerde gündeme geleceği artık herkesin dilinde olan ifşaatların önünü almaya çalışıyor. Bu ifşaatların içerik ve kapsamının ne olduğunun sırrına biz fanilerin nail olması elbette mümkün değil. Ancak belli ki heybedeki “turp” gerçekten büyük.
  • Her şerde bir hayır vardır derler. Erdoğan twitter’ı kapattı, belki bizi de ekran başında “tape” beklemekten kurtardı. Bir anlamda bizi sokağa davet etti. Davete icabet nezaketin gereğidir. Şaka bir yana, “tepedeki” o amansız, o sonuna kadar gideceği belli kavganın altında kalmak istemiyorsak harekete geçmekten, sokakta bir alternatifi inşa etmekten başka çare yok. Zira Erdoğan da “cemaat” de giderayak her türlü karanlığı göze alacak bir konumdalar artık. Harekete geçmezsek, fillere ve çimenlere dair o neredeyse klişe haline gelmiş ifade belki de hiç olmadığı kadar gerçek olacak.
Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar