Turgut Öker: Bu sistemin tüm yok saydıklarıyla bir arada olmaya mecburuz -

Karşı Radyo: Merhaba Karşı Radyo dinleyicileri, HDP İstanbul milletvekili Turgut Öker ile beraberiz. Turgut Bey merhabalar.

Turgut Öker: Merhabalar.

Karşı Radyo: Turgut Bey, HDP’nin seçim beyannamesiyle ilgili inanç özgürlükleri bağlamında nasıl bir yenilik getirdiğiyle ilgili biraz bize bilgi verir misiniz acaba?

Öker: HDP’nin inanç özgürlüğüne yaklaşımı devrimsel nitelikte bir yeniliktir. Yani bugüne kadar 92 yıldır Türkiye’de uygulanan çarpık anlayışa, sözde laiklik ama pratikte Sunni’liğin egemen olduğu, devletin kendine göre bir dini esas aldığı ve o din dışındaki bütün diğer toplulukları asimilasyona uğrattığı yaklaşımın kökten değişimini öngörür. Devletin inançlar karşısında tarafsız olmasının ve bütün inançlara eşit mesafede yaklaşmasının ve devlet bünyesindeki Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılarak ortak vatanımız üzerinde var olan bütün inanç topluluklarının sivil inanç kurumları olarak bir araya geldiği, kendi aralarındaki ilişkileri kendi öznel konumlarından çıkarak yeniden yapılandırdıkları bir Türkiye’yi özlemektedir Halkların Demokratik Partisi. O anlamda da kökten farklıdır bugüne kadar ki siyasi partilerden. Bugün gelişmiş, çağdaş, demokratik ülkelerde inanç özgürlüğünü nasıl yaşıyorsan, partimiz de aynı şekilde ülkemizde de her inanç topluluğu doya doya inancını hayata geçirsin. Bazı kurumların inançları kendine göre dizayn etme, onları yönlendirme ve yukarıdan aşağıya müdahale etme ve inançların ne yapacağına devletin karar vermesi gibi bugüne kadarki çarpık yapının değişimini talep etmektedir.

Karşı Radyo: Bugün var olan Alevilerin mücadelesinin ve bu mücadelenin değişiminden ve diğer hak mücadeleleri ile birleşmesinin öneminden de biraz bahsedebilir misiniz?

Öker: Yani bu ülkede 92 yıldır Aleviler zulüm altında, baskı altında, katliam altında bırakıldılar. Ve Alevilerin köylerinde camii yaparak, zorunlu din dersleriyle çocuklarımızı Sunnileştirerek, cinayet işleyerek ve ibadethanelerimiz olan Cemevleri’ni ibadethane olarak görmeyerek sadece asimilasyonu dayattı. Bunun karşısında HDP bugün Alevi toplumunun inanç özgürlüğü kapsamında yürütmüş olduğu mücadeleyi olduğu gibi kabullenmekte, talepleri olduğu gibi parti programına, seçim bildirgelerine almakta. O kapsamda da bugün HDP’de Aleviler doğrudan kendi iradelerini yansıtmaktadırlar. Temsili demokrasi değil doğrudan demokrasi HDP bünyesinde hayata geçmekte. Bizler Alevi kurumunu temsil edenler olarak, kurumlarımız üzerinden ve kurumlarımızın iradesi ve onayı üzerinden bugün HDP içerisindeyiz. HDP içerisinde var olma gerekçemiz, içinden çıktığımız toplumun sesi olmak, gözü olmak, iradesi olmak ve o kapsamda da bugün açıkça görebiliyoruz ki, Türkiye’nin bu çarpık düzenini tek başına Aleviler olarak değiştirme imkânına sahip değiliz. Yani biz, kendi dışımızdaki bütün toplumsal yapılarla, yani bu sistemin yok saydığı bütün diğer değişik etnik, inançsal topluluklarla ve bu ülkenin emek dünyasıyla, kadınıyla, erkeğiyle bir arada olmaya mecburuz. O yüzden de ilk defa Alevi hareketi Avrupa ve Türkiye boyutuyla bir araya geldi. Halkların Demokratik Partisi Kürt halkıyla, Ermenilerle, Süryanilerle, Ezidilerle, kadınlarla, erkeklerle yani bu özvatan üzerinde yaşayan bütün mazlum halklarla bir araya gelmeye karar verdi. Başka da alternatifimiz yoktu. Bunun için biz özellikle de AKP iktidarının desteklediği, beslediği IŞİD barbarlarının Şengal’de Ezidilere saldırdıklarında, Kobane’de Kürt halkına saldırdıklarında, Suriye’de Lazkiye’li Alevilere saldırdıklarında gördük ki, ortaklaşa direnmekten başka hiçbir alternatifimiz yok. O açıdan da biz bugün Türkiye’nin demokrasi güçleriyle, özgürlükten yana olan güçleriyle bir arada olmayı ve bu düzene karşı birlikte mücadele etmeyi tek seçenek olarak görmekteyiz.

Karşı Radyo: Turgut Bey çok teşekkür ederiz, kolay gelsin.

Öker: Rica ederim, sizlere de kolay gelsin. İyi yayınlar.

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar