Tunus’ta yangın geri mi dönüyor? -

Son birkaç gündür Tunus’un Gasrin kentinde yaşanan eylemlerin kitleselliği, 17 Aralık 2010’u hatırlatıyor. Söz konusu tarihte başlayan devrim, ülkedeki diktatörlük rejiminin yıkılmasıyla sonuçlanmıştı. Bu kalkışma tüm dünyada toplumsal hareketlere ilham verirken, bölgeye de yayılmıştı; sonuçta bölgede İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana gerçekleşen en büyük politik değişimlerden biri uç vermişti.

17 Ocak 2016 günü, diplomalı genç bir işsiz olan Rida Yahyavi, içinde bulunduğu duruma başkaldırdı ve hayatını kaybetti.1 İşsizlik Yahyavi’yi son derece güvencesiz koşullara itmişti. Ülkenin kimi bölgelerinde gençler arasında işsizlik %50’lere çıkıyor. Yolsuzluğun kemirdiği ülkede yoksulluk oranı ise %25’lerde. Yahyavi’yi öldüren umutsuzluk ve geleceksizlik oldu.

Yahyavi ne ilkti ne de son. Onun ölümünden sonra, bir grup genç bir binanın tepesine çıkıp intihar etmeye kalktı ve sivil savunma yetkilileri tarafından kurtarıldı; başka bir grup genç ise protesto için ağzını dikti. Beş yıldır işittikleri vaatlerin hiçbiri gerçekleşmeyen bu gençler kendilerini kandırılmış hissediyor: Yeni hükümetin, eski rejimin devrimle yıkılmasına yol açan ekonomik ve politik hattın aynısını izlediğini görüyorlar.

Üç gün önce yine Gasrin ilinde küçük gruplar lastikleri ateşe vermeye, benzin döküp yakmaya başladı. 2010 yılında isyana katılan ikinci il olan Gasrin, tüm ülkedeki en yüksek yoksulluk ve işsizlik oranına sahip. Çok sayıda polis eylemcilere karşı harekete geçti. Çöp tenekelerini, kalasları, eşyaları sokaklara döküp barikat kuran gençler yüzlerini kapattı, taş atarak polisle çatıştı; polis de biber gazıyla karşılık verdi. Polis ve gençlik arasındaki çatışmalarda sıkça yaşandığı gibi, asker de kentteki başlıca dörtyol ağızlarını tuttu.

Çatışmalar gecenin geç saatlerine dek sürerken, polis şiddeti son derece sert oldu. Akşam 6’dan sabah 5’e kadar sokağa çıkma yasağı getirildi. Buna rağmen eylemler devam etti ve kentteki valilik binası işgal edildi. Bundan birkaç saat sonra, Sidi Bouzid, Cenduba, Beja ve Kef gibi bölgelerden gençler de yol keserek polisle çatışmaya başladı. Ülkenin kuzeyinden güneyine her yerde yaşanan çatışmalar başkente, başkanlık sarayının birkaç yüz metre yakınına kadar yayıldı.

Şok içinde olan ve kimi yorumculara göre sonu giderek yaklaşan hükümet, dün bir dizi sosyal reform açıkladı: 500 mikro kredi projesi, yeni işe giren bazı çalışanların kayıt altına alınması ve iflas sürecindeki kimi şirketlere destek olunması gibi. Gerek kamuoyunun çoğunluğu gerek eylemciler tarafından yetersiz görülen bu sınırlı adımlar, hükümetin bu çaptaki bir hareket karşısında stratejisi olmadığını gösteriyor.

Bütün bu protestoların ve taleplere cevap vermeyen reformların ortasında, Daeş’e bağlı olduklarını iddia eden ve devletle üç yıldır çok sayıda sivil ve askerin hayatını kaybettiği bir çatışma sürdüren bir grup İslamcı, sosyal medyada bir propaganda videosu yayımladı ve eylemcileri “İslam karşıtı” bu sisteme karşı çıkıp kendilerine katılmaya davet etti.

Özetle devrimci kıvılcım, bir yanda onu ne olursa olsun bastırmaya kararlı bir ulusal ve küresel politika ile öte yanda terör ve karanlığı yayma konusunda bir o kadar kararlı olan karşı devrimci cihatçılar arasında sıkışmış durumda.

 

1 Ç.n.: 28 yaşındaki Yahyavi valilik önündeki işsizlik protestosu sırasında bir elektrik direğine tırmandı ve akıma kapılarak hayatını kaybetti; intihar ettiği de iddia edildi. Yahyavi’nin protestoya katılmasının nedeninin, kamu sektöründe işe alınacaklar listesinden isminin çıkarılması olduğu söyleniyor.

http://www.aljazeera.com/news/2016/01/clashes-spreading-tunisia-unemployment-protests-160121190816218.html

 

Orijinal yazı: http://www.revolutionpermanente.fr/Retour-de-flamme-en-Tunisie

Çeviri: Başlangıç Dergi

 

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında