Suruç Belediyesi’nden Narin Gezgör ile Mülteci Kamplarındaki Son Durumu Konuştuk -

Karşı Radyo : Merhaba ben Karşı Radyo’dan Eylem. Kamplardaki durum hakkında biraz bilgi almak istiyoruz.Suruç Belediye başkan danışmanı Narin ile görüşüyoruz. Narin merhaba. Nasılsın öncelikle ?

Narin : Merhabalar.Teşekkür ediyorum. İyiyim sen nasılsın Eylem ?

 

Karşı Radyo : Ben de iyiyim çok teşekkür ederim. Şimdi kış şartları ile birlikte kamplardaki durumlar ve yardımlar konusunda eksikler var sanıyorum. Biz de biraz bunlarla ilgili bilgi alabilmek için seni aramak istedik. Öncelikle kamplardaki insan sayısı hakkında bir çok rakam söyleniyor. Şu an kamplarda olan insan sayısı tam olarak nedir ? Hangi kampta kaç insan var ? Genel plandan biraz bahsedebilir misin ?

Narin : Tabi. Öncelikle şunu belirteyim ben; Urfa genelinde Kobane saldırıları ile birlikte 150 bine yakın insanımız gelmiş bulunmakta. Bunların 53.250 si Suruç merkez, köy ve çadır kentlerimizde yaşıyor. Tabi sosyal medyadan da takip ettiğiniz üzere Kobane’li insanların bir kısmı Türkiye metropollerine gitti. Oraya giden insanlarımız da gördükleri baskılar ve şiddetler sebebiyle geri dönüşlere başladılar. Mevsimlik işçi olan giden kişiler de geri dönmeye başladı. Bununla birlikte gün geçtikçe sayımız artmakta.

 

Karşı Radyo : Metropollere giden insanların geri dönme sebebi olarak baskılar dedin. Ne gibi sorunlar yaşanıyor ?

Narin : Örneğin; En son biliyorsunuz Maraş Valiliği tarafından gecenin bir yarısı 150 kadar aile istemsiz bir şekilde Suruç’a getirilip bırakılmıştı. Yine Antalya’ya çalışmaya giden Kobane’li insanlarımız, orada milliyetçi kesim tarafından şiddete maruz kalmışlardı ve kaçmak zorunda kalmışlardı.  Daha çok bu nedenle geri dönüşler yaşanıyor.

 

Karşı Radyo : Bizim bildiğimiz kadarıyla devletin Suruç’taki AFAD çadırları bölgesi dışında kamplara pek yardımı bulunmuyor. Buradaki insanların ihtiyaçları nasıl karşılanıyor ? Kamptaki harcamalar için oluşturulmuş sürekli geliri olan bir havuz var mı ? Toplanan yardımlar yeterli düzeyde mi ?

Narin : Zaten bu süreç ilk başladığında benim de içerisinde bulunduğum bir heyetle Suruç kaymakamıyla bir görüşme gerçekleştirdik. Bizim Suruç Belediyesi olarak bunun altından kalkamayacağımızı, bizim bu insanlarla bire bir ilgileneceğimizi ama kendilerinin bize maddi destek sunması gerektiğini belirttik ancak ilerleyen süreçlerde insan sayısı gittikçe artmaya başladı ve devletin oluşturduğu kamplar da yetmedi. Böyle olunca biz de kamp oluşturma yoluna gittik ama zaten belediyemizin bütçesi Suruç’un yerel hizmetlerini, özellikle büyükşehir yasasıyla birlikte gelen kesintilerden dolayı, karşılamaya yetmiyordu. Kobane’den gelen vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir güçte de değildik. Bu temelde bizim DBP’li belediyelerimizden, Kuzey Kurdistan’da ki diğer belediyelerimizden büyük bir destek oldu. Bu zamana kadar biz bu destekle, GABB’ın desteğiyle, sivil toplum örgütlerinin ve yardımsever insanların desteğiyle bu ihtiyaçları karşıladık. Yani belediye tarafından ayrılan belli bir bütçemiz yok fakat yardım akışı sürekli devam etmekte.

 

Karşı Radyo : Belli bir bütçe yok. Yardımlar bazen az bazen çok geliyordur. Anladığım kadarıyla gelen yardımlar günün ihtiyaçlarınca hemen dağıtılıyor.

Narin : Evet fakat şunu belirtmek istiyorum; Son süreçte gelen yardımlarda da büyük bir azalma oldu. Biliyorsunuz Kobane’de yaşanan vahşet Türk medyasında çok yer bulmadı fakat dünya genelinde halklarda büyük bir duyarlılık oluşmuştu. Bu yakın süreçte bunda da bir azalma oldu. Tabi bu bizim belediyelerimizi de zor durumda bırakdı. Ayrıca burada oluşturulan “Kobane ile Yardım ve Dayanışma Koordinasyonu” var. Çalışmalar bu koordinasyon üzerinden yürütülüyor ama çok acil ihtiyaçlarımız var. Bu insanların ihtiyaçlarını mutlaka karşılamamız gerekiyor ama buna yönelik sürekli akan bir yardım yok.

 

Karşı Radyo : İhtiyaçları şimdi belirtmek ister misin yoksa bizim de sürekli baktığımız Rojava Dayanışma Derneği’nin sitesinde bulunan listeye mi bakmak gerekir ?

Narin : Rojava Dayanışma Derneği’nin sitesinde var. Suruç Belediyesi’nin sitesine de atıyoruz biz ama gündelik olarak sürekli gereken ihtiyaçları şöyle belirtebiliriz; Kuru gıda, hijyen malzemesi, bebek maması, çocuk bezi…

 

Karşı Radyo : Karşı Radyo olarak listeleri sürekli yayımlıyoruz. Yayımlaya da devam edeceğiz. Anladığım kadarıyla sizin kurduğunuz kamplar ve AFAD kamplarında durum biraz farklı. AFAD kamplarında durum nasıl ? Sanırım devletin Külünçe’de bir kamp kurma niyeti vardı ve bununla ilgili bir engeli söz konusuydu. Bununla ilgili de bilgi verebilir misin ?

Narin : Şimdi bizim Suruç Belediyesi tarafından oluşturulmuş beş tane çadır kampımız vardı fakat daha önce de belirttiğim gibi gelen göçlerle birlikte sayı artmaya başladı. Artmaya başlayınca belediyemizin bileşeni olan Kobane Yardım Koordinasyonu olarak Suruç ilçesine 15 km. uzaklıkta Külünçe’de altıncı çadır kentini oluşturduk ancak şöyle bir sorunla karşılaştık; Sürekli olarak jandarma tarafından çadır kente baskınlar düzenlenmekte, çadır kentin yapılmasındaki aşamalar engellenmeye çalışılmaktadır. Engellemenin sebebi de bizim çadır kent yapacağımız yerde 40 bin kişilik AFAD tarafından yapılmış bir çadır kent var. Devlet insanlarımızın tamamının oraya gitmesini istiyor. Bu yüzden bizim yapmamızın önüne de engel çıkartılıyor.

 

Karşı Radyo : Devlet bunu kampları kontrolünün tamamen elinde olması için mi istiyor ?

Narin : Tabi, kendi kontrolünde olması için istiyor. Hatta geçen hafta Urfa HDP milletvekilimiz İbrahim Ayhan ve belediye eşbaşkanımız Zuhal Ekmez tarafından Urfa Valisi ve Kaymakamı ile bir görüşme gerçekleştirildi. Urfa Valisi bu görüşmede bizim bu çadır kenti kapatmamamız halinde orada ilk yirmi gün içerisinde en az üç, dört tane ölüm olayının gerçekleşebileceği yönünde açıklamalar yaptı.

 

Karşı Radyo : Urfa Valisi direkt böyle bir açıklamada mı bulundu ?

Narin : Tabi tabi. Tecrübelerinden faydalanarak bunun gerçekleşeceğinden şüphe duymadığını belirtti ve onun akabinde Suruç merkezinde bomba patladı. Yani herkes tarafından bilindiği üzere Kobane halkı bugüne kadar devletin Işid lehine sergilemiş olduğu politikadan dolayı devletin oluşturduğu çadır kentlere gitmektense belediyemiz tarafından oluşturulan çadır kentlere gitmektedir çünkü halkımız kendini bizim oluşturduğumuz yerlerde daha güvende hissediyor.

 

Karşı Radyo : Anladım. Sanıyorum AFAD kamplarının ilk kuruluşunda da güvenlik konusunda bir takım sıkıntılar olmuştu.

Narin : Tabi ki. Oradaki insanlarımız kendilerini hiç bir şekilde güvende hissetmiyorlar. Dediğim gibi Işid’e yönelik sürekli bir destek sunma durumu olduğu için,sınırımızdan geçişleri Kobane halkı bizzat izlediği için devlet tarafından oluşturan çadır kentelere gitmenin kendi can güvenlikleri açısında sıkıntılı olacağını yönünde kaygıları var.

 

Karşı Radyo : Peki kamplardaki insanların psikolojik durumları nedir ? Moralleri nasıl ? Kışla birlikte son durum nedir ?

Narin : Çadır kentlerindeki insanlarımızın psikolojik durumu savaştan çıkmış, böylesi bir katliamla karşı karşıya kalmış her insanın içine girebileceği bir durumdur. Biz bugüne kadar koordinasyon ekibi olarak elimizden gelen desteği sunduk ancak kışın gelmesi ile birlikte ısıtma anlamında büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Onu belki temin ettiğimiz sobalarla karşılıyoruz ama her şeyden önce bu insanlar psikolojik olarak bir travma yaşamışlar. Ona yönelik zaten buradaki kültür merkezi çalışanlarımız ve diğer gelen gönüllüler tarafından bir çok çalışma yürütülmekte.

 

Karşı Radyo : Psikolojik travmalara yönelik yaptığınız çalışmalar nelerdir ya da şu an bununla ilgili olarak neye ihtiyacınız var ?

Narin : Şu an daha çok oyunlarla, pandomimlerle, eğitimlerle çocuklara yönelik çalışmalarımız var. Kadınlara da dikkatlerini başka yöne çekme,üretime dahil etme noktasında çalışmalarımız var ama bir de bizim bölgedeki hedeflerimizden bir tanesi şiddete maruz kalmış, Işid tarafından yakınları katledilmiş kadınları, çocukları tespit edip, onlara yönelik terapi hizmeti vermek. Yakında bunun çalışmalarına başlayacağız.

 

Karşı Radyo : Çocuklar için ayrı bir parantez açmak gerekiyor çünkü onların durumu daha hassastır. Onların psikolojisi nasıl ? Günleri nasıl geçiyor ? Bir çok oyuncak toplama kampanyası olmuştu. Bu onları mutlu etti mi ya da başka neler yapılabilir ?

Narin : Şüphesiz tüm çocuklarımızı gelen ufacık bir şey bile mutlu etmeye yetiyor. Çocuk en ufak şeylerle bile mutlu olabilen bir canlı. Oyuncak kamyonları onlar üzerinde çok etkili oldu. Yine gönüllü bir şekilde gelip burada oyun oynayanlar, palyaçolar çocukları çok mutlu etti fakat ister istemez toprağından, vatanından çoğu babasından, abisinden uzak olan çocuklar ve o yaşadıkları şiddeti hala tam anlamıyla üzerlerinden atamamış durumdalar.

 

Karşı Radyo : Bu soğuk havalarda yardım için gruplar halinde gelmek isteyen insanlar olursa orada istihdam edilebilirler mi ?

Narin : Tabi ki. Zaten bu anlamda çağrılarımızı sürekli yineliyoruz. Çadır kentlerimizin oluşturulması aşamasında, gelen yardımların dağıtılması aşamasında yardıma ihtiyacımız oluyor. Kürtçe bilenlere özellikle ihtiyaç var çünkü burada insanlar Kürtçe biliyolar fakat her anlamda gönüllü desteğine ihtiyacımız var. İnsanları yaşadıkları şeyi, onlarla aynı ortamı paylaşarak, bire bir hissetmek, onlara ufacık da olsa bir emek sarf etmek çok çok farklı bir şey. Kapımız bütün gönüllülere açıktır. Suruç halkı da herkese kapılarını açıyor.

 

Karşı Radyo : Son olarak kamptaki insanların Ortadoğu’daki sürece bakışı nedir ? Işid çetelerine karşı olan nefretlerini ve YPG’ye olan güvenlerini, minnetlerini biliyoruz.Bunun dışında kendi gelecekleri, Türkiye ve Kürdistan’a nasıl bakıyorlar? Bunlar kamplarda konuşuluyor mu ?

Narin : Öncelikle Kobane’den gelen insanlarla sohbet ettiğimizde orada oluşturulmuş muhteşem bir sistem olduğunu ve demokrasinin en temel taşlarının orada işlerliğini kazandığından bahsediyorlar. Bunun tüm dünyaya örnek teşkil edebilecek bir model olduğunu söylüyorlar. Bununla egemen güçleri rahatsız ettiklerini fakat aynı zamanda dört aydır Kobane’de gerçekleştirilen direnişin dünyada direniş sembolü haline geldiğini ve bu direnişin artık Işid’i destekleyen egemen güçlerin inancını kırdığını düşünüyorlar. Zaten YPG/YPJ güçlerine büyük bir sempati hakim ve yedisinden yetmişine herkes YPG/YPJ güçlerine kendilerini savundukları için minnettar.

 

Karşı Radyo : Çok teşekkür ediyorum. Senin özellikle eklemek istediğin bir şey var mı ?

Narin : Öncelikle tüm halkımıza,tüm duyarlı insanlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Bizler, burada çalışanlar olarak Kobane süreci başladığından bugüne gece gündüz demeden, evlerimize gitmeden çalıştık. Bu temelde insan yönü gelişmiş olan, insanlık duygusunu içinde hisseden bütün kişileri, Kobane halkına yardımda bulunmaya, gönüllü olarak güç katmaya ve sürekli ihtiyaç duydukları yardım malzemelerini yollama noktasında yardımcı olmaya davet ediyorum.

 

Karşı Radyo : Çok teşekkür ediyoruz.Biz de elimizden geldiğince bu yayınları arttırmaya çalışacağız. Kolay gelsin.

Narin : Ben teşekkür ediyorum bu duyarlılığınız için. Kolay gelsin

 

SURUÇ – KOBANÊ’LİLERLE İLGİLİ SON DURUM RAPORU (Word dosyası)

 

 

 

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar