Strela Provokasyonu? – Hakan Gürel -

Rusya’nın, Suriye’deki Rus birliklerine ve Suriye ordusuna çıkartma gemilerinin kullanıldığı tarifeli Lazkiye seferleri ile günaşırı silah, mühimmat, posta ve moral nakliyatı yaptığı malumunuz. Geçen gün İstanbul Boğazından geçen Caesar Kunikov adlı çıkarma gemisinin üst güvertesinde bir asker, omuzdan havaya atılan Strela uçaksavar füzesi ile görüntülendi. Askeri konularda belli bilgi sahibi olanlar açısından bu hamlenin geminin savunmasına yönelik olmadığı aşikar.

Gemide zaten kısa menzilli uçaksavar füzeleri var. Türkiye’nin de Montrö Antlaşmasına uygun olarak boğazlardan serbest geçiş hakkı olan bir gemiye, boğazda saldırı düzenleyeceği falan yok. Gemi boğazda seyrederken, ev yapımı insansız hava aracı ile gemiye saldırı yapmayı planlayan terörist grup fantezisini de Hollywood’a bırakalım. Yani gemiye yönelik bir tehdit yok; dolayısıyla alınan tedbir asgari ve askeri olarak manasız sayılabilir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun sinirli açıklamasına bakarsanız bu bir provokasyon. Gerçekten öyle mi?

Elbette öyle…

Rusya, uçaklarının düşürülmesinin ardından belki de ilk kez Türkiye’ye karşı askeri bir seçeneği masaya yatırma tehdidinde bulunuyor. Ne Suriye’deki hava üssünü korumak için bölgeye yerleştirdiği S-400 uzun menzilli hava savunma füzeleri, ne de Suriye’deki bir avuç Rus uçağına havadan havaya füze takarak operasyona çıkarması gerçek birer tehditti; daha ziyade savunma önlemleri olarak görülebilir. Peki, Rusya bundan böyle sahada omuzdan havaya fırlatılan uçaksavar füzelerini kullanırım demeye mi getiriyor?

Elbette hayır?

Birincisi, Rusya’nın Türkiye’den gelebilecek hava tehditlerine karşı S-400 füzeleri ve uzun menzilli ufuk ötesi hava-hava füzeleri ile donatılmış jetleri de dahil olmak üzere geniş ve etkin bir hava savunma ağı var. Suriye ordusunun hava savunması da güçlü sayılabilir.

İkincisi, Strela füzeleri esas olarak karada operasyon yapan birliklerin yakın, alçak irtifa hava savunmasına yönelik. Gece şartlarında, bilmem kaç kilometre öteden güdümlü füze ve/veya bombalarla ‘hassas’ bombardıman yapan uçaklara karşı herhangi bir etkinliği söz konusu değil.

Başka bir deyişle, Strela esas olarak gözle takip edilebilen saldırı ve nakliye helikopterleri, insansız hava araçları ve dağlık arazide bombardıman için alçak irtifada uçmak zorunda kalan yolunu şaşırmış uçaklara yönelik bir önlem.

Üçüncüsü, Türkiye’den kalkan uçakların bugüne kadar Rusya’nın hâlihazırda operasyon yaptığı alanlarda herhangi bir faaliyeti olmadı, muhtemelen de olmayacak. Yani Türkiye ile Rusya’nın Suriye sınırları içinde karşı karşıya geleceği bir senaryo yok.

Kısaca, Rusya’nın Türkiye’ye karşı Strela kullanacağı falan yok. Şu halde, neden provokasyon diyoruz?

Rusya, bu füzeleri PKK ve PYD’ye verebileceğini söylüyor. Çavuşoğlu’nu çileden çıkaran da bu… Geçtiğimiz yıllarda PKK, Sırbistan üzerinden sınırlı sayıda elde ettiği söz konusu füzeleri kullanmaya başlamış; hatta birkaç helikopter düşürdüğü basında yer almıştı. Bu füzelerin tekrar sahaya inmesi, TSK’nın asıl harekat alanında helikopter ve insansız hava araçları için ciddi bir tehdit oluşturabilir.

Teklif belli de talip var mı?

PYD ve PKK’nın bu füzelere talip olması bir anlamda Rusya’nın önerdiği şekilde Suriye’de rejim ordusuna destek verme projesine dahil olmayı ya da en azından Suriye tasarımlarında Rusya’nın yanında saf tutmayı kabul ettiği anlamına gelecektir.

Bence bu da çok mümkün değil. İzleyeceğiz göreceğiz.

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar