sri lanka’da 2015 seçimleri: uluslararası arka plan ve güçlü başkanlık tartışmaları – ateş uslu -

Sri Lanka’da 8 Ocak 2015 Perşembe günü devlet başkanlığı seçimi yapılacak. 2005 yılından beri devlet başkanlığını yürüten Mahinda Rajapaksa’nın karşısında muhalefetin “çatı aday”ı Maithripala Sirisena yer alıyor. Daha önce baslangicdergi.org sayfalarında yayınlanmış olan iki yazıda Sri Lanka’daki güncel gelişmeler üzerine değerlendirmelere yer verilmişti (Uslu, 2014a; 2014b). Burada da Nitin A. Gokhale’nin The Diplomat’ta yayınlanan bir yazısından hareketle seçimlere ilişkin kısa değerlendirmeler yapılacak. İlk bölüm, Gokhale’nin gündeme getirdiği uluslararası bağlantılara ilişkin kısa bir inceleme yapılacak. İkinci bölüm ise “güçlü devlet başkanlığı” konusunu merkeze alan tartışmalar kısaca özetlenecek.

I. dış dinamikler: sri lanka’da çin etkisi ve muhalefetin olası hindistan bağlantısı

Nitin A. Gokhale (2015), “Çin, Hindistan ve Sri Lanka Seçimleri” başlıklı yazısında Mahinda Rajapaksa yönetiminin Çin Halk Cumhuriyeti ile yakın ilişkilerine dikkat çekiyor. Yazarın da belirttiği gibi, Rajapaksa yönetiminin uygulamaya koymakla övündüğü büyük altyapı ve inşaat projelerinin arkasında çok ciddi boyutlara ulaşan Çin Halk Cumhuriyeti desteği yer alıyor. Gokhale’ye göre Çin’in Sri Lanka’da etkin hale gelmesinin başlıca nedenlerinden biri ise Hindistan’ın Sri Lanka’dan kademeli olarak uzaklaşması. Gokhale’nin makalesinden yola çıkılarak, Sri Lanka’da olası bir hükümet değişiminin Hindistan’ın ülkede yeniden etkin hale gelmesine zemin hazırlayacağı sonucuna varılabilir.

Bu veriler ışığında Sirisena’nın seçim beyannamesini bir incelemeye tâbi tutmak mümkün. Sirisena’nın ekonomi programında “mega projeler”in eleştirisi önemli bir yer tutuyor, acil eylem planı içinde de bu tür projeleri kullanarak yolsuzluk yapanların hızlıca cezalandırılacağı ve projelerin gerekirse rafa kaldırılacağı yer alıyor. Yolsuzluk, beyannamede en çok vurgulanan eleştiri başlıklarından biri; burada Rajapaksa’nın nepotist uygulamalarının kast edildiği açık. Her durumda, “mega projeler”in uygulanmasının, hatta varlığının, Çin Halk Cumhuriyeti’nce olumlu karşılamayacağı açık.

Hindistan’a gelince, Sirisena’nın seçim beyannamesinin uluslararası ilişkiler kısmında bu ülkeyle geliştirilmesi planlanan ilişkilere ilişkin olarak özel bir paragraf yer alıyor. Burada iki konu vurgulanıyor:

1) Sirisena devlet başkanlığı seçimini kazandığı takdirde “Hindistan’ın çeşitliliği” dikkate alınarak Hindistan politikası geliştirmeyi vaat ediyor. Burada Sri Lanka Tamilleri’nin duyarlılıklarına bir referans yapıldığı söylenebilir. Tamil halkı Sri Lanka’nın kuzeyinde ve doğusunda yoğunlaşıyor; ada Tamilleri Hindistan’ın güneybatısındaki Tamil Nadu eyaletinde yaşayan Hindistan Tamilleri ile dilsel ve kültürel bağlantılar içinde. Dolayısıyla Sirisena devlet başkanı olduğu takdirde Tamil Nadu ile Sri Lanka arasındaki ilişkileri geliştirmeyi vaat ediyor.

2) Sirisena, aynı zamanda Hindistan ile yeni ilişkiler geliştirirken Hint karşıtı bir tavır takınılması gerektiğini belirtiyor, ancak Hindistan’a bağımlı hale gelmeyi de reddediyor.

Dolayısıyla Rajapaksa karşıtı muhalefet Hindistan ile ilişkilere özel bir önem atfediyor. Ancak Çin-Rajapaksa ve Hindistan-Sirisena bağlantısından yola çıkarak Sri Lanka 2015 devlet başkanlığı seçimlerini Çin-Hindistan arasındaki hegemonya mücadelesinin izdüşümüne indirgemekten de kaçınmak gerekiyor. Keza uluslararası ilişkiler boyutu bir yana, 2015 seçim süreci Sri Lanka’da iç dinamiklere ilişkin önemli değişiklikler gündeme getirdi. Bu nedenle seçim sürecinde ortaya çıkan iç dinamikler ayrı bir başlıkta incelenmeyi hak ediyor.

II. sri lanka’da “güçlü devlet başkanlığı” uygulamaları

Maithripala Sirisena çevresinde son derece geniş bir mutabakat oluşmuş durumda. Merkez sağ Birleşik Ulusal Parti, Demokratik Parti gibi liberal partilerin yanında Hindu ve Müslüman Tamil partilerinin önemli bir kısmı “Maithri”yi destekleyeceklerini açıkladılar. Daha da önemlisi, Rajapaksa’nın partisi olan Sri Lanka Özgürlük Partisi’nde önceki dönemlerde üst düzey görevlerde yer almış olan politikacılar da Rajapaksa karşıtı ittifaka destek veriyorlar. Bunlar arasında eski cumhurbaşkanı Chandrika Kumaratunga’nın adı sayılabilir. Bizzat Sirisena da Rajapaksa ile uzun yıllar boyunca çalışmış, Rajapaksa’nın başkanlık döneminde 2005-2010 arasında Tarımsal Kalkınma Bakanlığı, 2010-2014 arasında ise Sağlık Bakanlığı yapmış bir politikacı. Sri Lanka yönetimindeki yolsuzluk ve nepotizm uygulamalarının yaygınlığını eleştirerek bakanlık görevinden ve Sri Lanka Özgürlük Partisi Genel Sekreterliği görevinden istifa etmesi 21 Kasım 2014 gibi geç bir tarihte gerçekleşti.

Rajapaksa karşıtı kampanyada öne çıkan başlıca konu, devlet başkanının yetkilerinin azaltılması. 1978 Sri Lanka Anayasası’nda devlet başkanı önemli yetkilerle donatılmıştı, üstelik devlet başkanının bakanlar kurulunun başkanı olduğu kabul edilmişti. Bu özellikleriyle Sri Lanka anayasal sistemi klasik başkanlık sistemi ile Fransa’daki “yarı-başkanlık” olarak da adlandırılan sistemin arasında bir konumdadır. Klasik bir başkanlık sisteminden farklı olarak, Sri Lanka anayasası başbakanlık makamını da öngörür; buna karşılık, Fransa’daki uygulamadan farklı olarak, devlet başkanı bakanlar kurulunun üyesi ve başkanıdır.

Sri Lanka devlet başkanının yetkileri, 1978 Anayasası’nın yürürlüğe girmesinden sonraki dönemde hem fiilen, hem de anayasa değişiklikleri yoluyla daha da artmış durumda. Göreve 2005 yılında seçilen Mahinda Rajapaksa, “yarı başkanlık” ya da “yürütücü başkanlık” (executive presidency) uygulamalarını sıklıkla kullandı. Devlet başkanlığı yetkilerini artırmasının en önemli dönemeçlerinden biri, 2010 yılında kabul edilen Anayasa değişikliği. Bu değişiklikle bir kişinin iki dönemden fazla başkanlık görevine seçilmesini engelleyen 1978 anayasası düzenlemesi ortadan kaldırıldı ve Rajapaksa’nın 2015’te üçüncü dönem cumhurbaşkanlığı için seçime girişinin anayasal zemini hazırlandı.

sonuç

Sri Lanka’da 2015 devlet başkanlığı seçimleri, gerek Rajapaksa rejiminin altyapı ve inşa projelerinin, gerekse yürütme erkinin güçlendirilmesine dayanan otoriter rejim uygulamalarının kapsamlı bir şekilde eleştirildiği bir süreç olarak ilerlemekte. Muhalefet çok parçalı bir yapıya sahip ve sağ-liberal unsurların belirleyici etkisi altında; Sri Lanka’nın toplumsal-iktisadi rejimini herhangi bir şekilde dönüştürmek gibi bir perspektifi olması hiçbir şekilde beklenemez. Ancak, seçim süreci, Mahinda Rajapaksa çevresinde kristalize olan otoriter popülist hegemonyanın geniş bir parlamenter muhalefetin güçlenmesi karşısında nasıl bir şekil alacağını göstereceği için ilgiyi hak ediyor. On yıla yakın süredir seçimlerde çoğunlukla Rajapaksa’yı ve onun partisini destekleyen işçilerin ve yoksul köylülerin 2015 seçimlerinde Rajapaksa ve Sirisena’nın adaylıklarına karşı geliştirecekleri yaklaşımlar da seçimin kaderini belirleyecek: Bu alandaki veriler otoriter popülizm incelemelerine bir katkı sağlayacak.

 kaynaklar

Gokhale, Nitin A. (2015) “China, India and the Sri Lanka Elections”, The Diplomat, 05/01/2015, thediplomat.com/2015/01/china-india-and-the-sri-lanka-elections/

Sirisena, Maithreepala ([2014]) A Compassionate Maithri Governance – A Stable Country, [y.y.]: New Democratic Front.

Uslu, Ateş (2014a) “Sri Lanka: Otoriter Popülizm ve Milliyetçi Konsensüs”, http://baslangicdergi.org/sri-lanka-otoriter-populizm-ve-milliyetci-konsensus-ates-uslu/, 30/06/2014.

Uslu, Ateş (2014b) “Sri Lanka: 2015 Seçimleri Yaklaşırken Popülist Hegemonya”, baslangicdergi.org, 11/11/2014.

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında