sri lanka: 2015 seçimleri yaklaşırken popülist hegemonya – ateş uslu -

 

Otoriter popülizmin 21. yüzyılın başında aldığı biçimlerin incelenmesi için karşılaştırmalı tahlillerin taşıdığı öneme baslangicdergi.org sayfalarında daha önce de değinilmişti. Popülist hegemonyanın başarıyla konsolide edildiği bir örnek olarak Sri Lanka özel bir önem taşıyor. Bu yazıda, 2014’ün yaz ve sonbahar aylarında Sri Lanka’da meydana gelen kimi gelişmelerden yola çıkılarak ülkedeki siyasal ve toplumsal dinamiklere ve gerilim noktalarına işaret edilecek, Ocak 2015’te yapılması planlanan erken başkanlık seçimlerinin arka planına ışık tutulmaya çalışılacak. İlk bölüm, etnik ve dinsel olarak bölünmüş bir toplum olan Sri Lanka’da 2014’ün yaz aylarından itibaren yükselişe geçen Müslüman topluluklara karşı saldırılar incelenecek. İkinci bölümde, Eylül 2014’te Uva ilinde yapılan il meclisi seçimlerinin sonuçları üzerine yapılan tartışmaların değerlendirmesi yapılacak.

Etnik-Dinsel Bölünmüşlüğün Bir Boyutu Olarak Sri Lanka’da Müslüman Sorunu

Sri Lanka’nın etnik bileşiminde iki unsur ön plana çıkar: Konuşulan diller açısından bakıldığında ülke nüfusunun %74’ünü Sinhala halkı, %18 ,1’ini ise Tamil halkı oluşturur. Sinhala dili tıpkı Hindistan’ın kuzeyindeki diller gibi Hint-Avrupa dil ailesinin bir parçasıdır, Tamil dili ise Hindistan’ın güneyinde konuşulan Dravid dilleri arasında yer alır. Bununla birlikte, Sri Lanka’da etnik-ulusal aidiyet yalnızca konuşulan dile göre belirlenmez; dinsel aidiyet de Sri Lanka’daki milliyet tanımında büyük önem taşır. Ülke nüfusunun %69,3’lük bir kısmı Budisttir; Budist nüfusun neredeyse tamamını Sinhala dilini konuşanlar oluşturmaktadır. Nüfusun %15,5’i ise Hindudur; bu nüfusun neredeyse tamamı Tamil’dir. Yaklaşık %7,6’lık bir nüfus dilimine tekabül eden Hıristiyanlar arasında hem Sinhala, hem de Tamil kökenli Sri Lanka’lılar bulunur. Müslümanlar ise ada nüfusunun %7’sini oluşturur ve önemli bir kısmı Tamil’dir.

Ülkede 1970’lerin ikinci yarısından itibaren bir iç savaş halini alan Sinhala-Tamil çatışmaları sırasında Hıristiyan ve Müslüman toplulukların konumu sık sık tartışmalara konu oldu. Sinhala milliyetçileri Hıristiyan ve Müslümanların Tamil-Eelam Kurtuluş Kaplanları başta olmak üzere Tamil örgütleriyle bağlantı içinde olduğunu iddia etti. Buna karşılık, Tamil Müslüman topluluklarının temsilcileri, Tamil Kaplanları’nın ülkenin kuzeyini ve doğusunu kapsayan alanda bir bağımsız devlet kurmalarına karşı mesafeli yaklaştı (Meyer & Pavey, 2004: 39). Bu durum, Müslüman Tamillerin Tamil Kaplanları ile sorunlu bir ilişkilerinin olmasına, hatta 1990 yılının Ekim ayından itibaren önemli sayıda Müslüman Tamilin Hindu nüfusun yoğun olarak yaşadığı Kuzey bölgesinden Doğu’ya doğru göçe zorlanmasına neden oldu (Etiemble, 2004: 146).

Mahinda Rajapaksa’nın devlet başkanlığına seçilmesinden sonra Sri Lanka ordusunun Tamil bölgelerine karşı başlattığı taarruz, büyük katliamların yapılmasından sonra 2009 yılında Tamil Kaplanları’nın yenilgiyi kabul etmesiyle sonra erdi. Siyaset bilimci Dayan Jayatilleka, Sinhala toplulukları içinde (özellikle de Budist rahipler arasında) Müslüman karşıtı tavrın özellikle 2009 sonrası dönemde şekil aldığını belirtir (Hume, 2014). Jayatilleka’ya göre iç savaş sonrasında Tamil topluluklarının göreli bir refah içinde olmaları ve devlet başkanının da desteklediği Sinhala-Budist milliyetçi ideolojisi, Budist toplulukların Müslümanlara karşı olumsuz bir tavır geliştirmelerine yol açmıştır. Mahinda Rajapaksa’nın kardeşi olan Savunma Bakanı Gotabaya Rajapaksa da radikal milliyetçi Sinhala-Budist hareketin destekçisi olmasıyla tanınmaktadır (Hume, 2014). Bu gelişmeler, radikal milliyetçi Budist rahipler tarafından 2012’de kurulan Bodu Bala Sena’nın (Budist İktidar Gücü) Mhainda Rajapaksa ile ve hükümetin ana bileşenleriyle işbirliği içinde olduğuna dair göstergeler olarak yorumlanmıştır.

Sri Laka’nın Budist nüfus ağırlıklı Güneybatı bölgelerinde Haziran 2014’te yaşanan ve en az üç Müslüman Sri Lankalının ölümüyle sonuçlanan saldırılar, Budist rahipler ve onların etkisindeki kişiler tarafından düzenlenmiştir. Bodu Bala Sena yetkilileri, örgütlerinin bu saldırılarla ilgisi olmadığını iddia etseler de saldırıların arkasında bu örgütün üyeleri olduğu konusunda önemli tahminler vardır, kaldı ki saldırılar 15 Haziran tarihinde Aluthgama kasabasında düzenlenen bir Bodu Bala Sena mitinginden sonra yaşanmıştır. Mahinda Rajapaksa, Bodu Bala Sena’ya hükümetin herhangi bir destek vermediğini iddia etse de Jayatilleke gibi yorumcular söz konusu örgütün Rajapaksa rejiminin faaliyetlerinin ve ideolojik tercihlerinin sonucu olarak ortaya çıktığını yönünde yaygın bir kanı oluşmuştur.

Bu konuda Sri Lanka’da popülist hegemonyanın gelişimi açısından iki sonuca varmak mümkündür. Sinhala milliyetçiliğinin etnik ve dinsel unsurlarını kullanarak Sinhala-Budist halkın geniş kesimleriyle özel bir bağ kuran, bu şekilde otoriter yönetimine bir kitle temeli hazırlayan Mahinda Rajapaksa hükümeti, aynı hegemonik söylemin radikal uçlara savrulmasına karşı “kınama”yı aşan bir adım atamamaktadır; dolayısıyla otoriter popülist rejim, halk desteğini yitirmemek için, radikal hareketlerden beslenmektedir. Diğer önemli nokta, Sinhala-Budist toplulukların Müslümanları savaş sonrasında zenginleşmiş, refah içinde yaşayan bir topluluk olarak algılamasıdır. Bu şekilde, iç savaşın getirdiği yıkım ve yoksullaşma koşullarında sınıfsal temel taşıyan bir tepki etnik-dinsel milliyetçi bir tepkiye doğru kanalize edilmekte, bu şekilde sınıf çatışması “tehlikesi” yerini etnik-dinsel saldırıya bırakmaktadır.

Uva Seçimleri: Hegemonyanın Sarsılması Yönünde Bir Adım

Uva, Sri Lanka’nın güneydoğusunda yer alan, denize kıyısı olmayan bir il. Sri Lanka’nın en az nüfusa sahip ve en kırsal bölgelerinden, ve yoksulluk oranının en yüksek olduğu illerden biri. Birleşik Halk Özgürlük İttifakı 2009 yılında yapılan il genel meclisi seçimlerinde %72,4 oranında oy almış, muhalefet partisi Ulusal Halk Partisi’nin oy oranı ise %22,3 eşiğinde kalmıştı.İl genel meclisi için 20 Eylül 2014 tarihinde yapılan seçimlerde Rajapaksa’nın Birleşik Halk Özgürlük İttifakı %51,25, muhalefetteki Birleşik Ulusal Parti ise %40,24 oranında oy aldı. Komünist parti Janatha Vimukthi Peramuna (Halk Kurtuluş Cephesi) ise 2009’da %2,5 olan oy oranını 2014’te %5,36’ya çıkardı. Genel olarak bakıldığında, bu durum Rajapaksa’nın Birleşik Halk Özgürlük İttifakı için bir hezimet olarak değerlendirilebilir; zira partinin ve Rajapaksa’nın kemikleşmiş oy tabanı olarak görülen yoksul Sinhala köylülerinin yoksulluk ve sosyal politika sorunlarına bağlı olarak partiye (ve devlet başkanına) desteklerinin zayıfladığı anlaşılmaktadır.

Halk Partisi’nin oylarındaki düşüşe neden olan etkenler arasında özellikle Uva emekçilerinin yaşam koşullarına dair nedenler sayılabilir. Anketlere göre Uva halkının %43,4’ü hanelerinin finansal durumunun 2012-2014 arasında bir miktar kötülediğini, %31,9’u ise büyük oranda kötülediğini düşünmektedir.Anket sonuçlarına göre, ülkenin ekonomik durumunun biraz kötüye gittiğini düşünenlerin oranı %44,6, çok kötüye gittiğini düşünenlerin oranı ise %12,5’tir (Groundviews, 2014). Bunun yanında, anketlere göre Uva emekçilerinin önemli bir kısmı sağlık gibi temel alanlarda devletin sağladığı olanakların yetersiz olduğu fikrindedir. Bu gelişmeler, Mahinda Rajapaksa’nın Çin kaynaklı yatırımlarla büyük emlak ve ulaşım projeleri geliştirerek Sri Lanka’nın iktisadi büyümesine katkıda bulunmakla övündüğü bir dönemde meydana geldiği düşünülürse, inşaat faaliyetlerine dayalı büyüme göstergelerinin Sri Lanka emekçileri üzerindeki hegemonik denetim mekanizmalarının işlerliğini kaybettiği söylenebilir.

Uva’daki sınıfsal temelli hoşnutsuzluk, seçimlerde oyların iki muhalefet partisine, Birleşik Halk Partisi ve Halk Kurtuluş Cephesi’ne doğru yönelmesine neden olmuştur. Uva’da düzenlenen 2014 seçimlerinde dinamik ve etkin bir seçim kampanyası yürüterek partinin oy oranını artırmasında etkili olan en önemli kişi olan Birleşik Halk Partisi il genel meclisi adayı Harin Fernando’nun yürüttüğü kampanyada hükümetin kalkınma projelerinin ülke nüfusunun %5’inden az bir kısmına fayda sağladığına özel bir vurgu yapması ve sağlık, eğitim, tarım gibi alanlardaki aksaklıklara işaret etmesi, Uva emekçilerinin “eğitilmesi” (bilinçlendirilmesi) yönünde çaba harcadığını belirtmesi, Birleşik Halk Partisi’nin toplumsal-ekonomik çelişkileri gündeme getiren bir kampanya izlediğini gösterir. Ancak Birleşik Halk Partisi’nin Rajapaksa rejimine karşı sınıfsal bir tepki örgütleyecek niteliğe sahip olduğu söylenemez. Nalin De Silva’ya göre Birleşik Halk Partisi, Seylan’ın bağımsızlığını kazandığı 1948 yılından beri kolonyal dönemin Seylan elitlerinin (ve onların varislerinin) partisi olma özelliğini korumaktadır (De Silva, 2014). Kaldı ki, Birleşik Ulusal Parti, Sri Lanka’da neoliberalizme geçişi ve özelleştirme hamlelerini başlatan 1977 Bütçesi’ni hazırlayan partidir ve muhafazakâr-neoliberal konumlanışında herhangi bir değişiklik olmamıştır; bu durum da söz konusu partinin sınıfsal temelli bir desteğin sağlanabilmesini olanaksız kılmaktadır.

Uva seçimlerinde oy oranını artıran ikinci parti olan Halk Kurtuluş Cephesi, 1965-1994 arasında bir gerilla örgütü olarak faaliyet göstermiş, 1994’ten sonra parlamenter politikaya katılma kararı almış, 2005 devlet başkanlığı seçimlerinde ise Mahinda Rajapaksa’yı desteklemişti. Halk Kurtuluş Cephesi 2010’da Rajapaksa’ya karşı Birleşik Halk Partisi ile ittifak yaptı; Uva seçimlerindeki oy artışı ise partinin sonraki seçimlerde ülke düzleminde oy oranını artırıp artıramayacağı ve Rajapaksa’ya karşı oluşacak yeni bir seçim ittifakında belirleyici rol oynayabileceği konusunda tartışmalara neden oldu.

Uva seçimleri ve seçimlere bağlı olarak yapılan tartışmalar, Mahinda Rajapaksa rejiminin emek üzerine denetimini etnik-dinsel motiflerle bezeli bir milliyetçilik ve büyük inşa projelerinin getireceği iktisadi büyüme modeline ağırlık vererek oluşturduğu hegemonyanın içinde çatlaklar meydana gelmeye başladığının göstergesidir.

Sonuç

Gerek Müslüman karşıtı isyanlarda, gerekse Uva il genel meclisi seçimleri sırasında toplumsal eşitsizliklerin ve sınıfsal çelişkilerin siyasal nitelikte dışavurumlara temel hazırladığı gözlemlenebilir. Sri Lanka’da Mahinda Rajapaksa’nın temsil ettiği düzene karşı toplumsal bir tepkinin temellerinin oluşmaya başladığı söylenebilir. Buna karşılık, söz konusu toplumsal tepkiyi örgütleyebilecek bir siyasal öznenin varlığından söz edilemez. Ancak Ocak 2015 devlet başkanlığı seçimlerinde Rajapaksa’nın oylarının düşmesi beklenebilir. Sri Lanka örneğinde görülebileceği gibi, otoriter popülist rejimlere karşı muhalefetin otoriterlik karşıtlığı üzerinden örgütlenmesi, popülist hegemonyanın (ve bu hegemonik süreci destekleyen ideolojik meşrulaştırma mekanizmalarının) eleştirisinin ikincil plana itilmesine neden olmaktadır. Popülist hegemonyanın kurulduğu bir bağlamda var olan siyasal kutuplaşmanın kutuplarından biri içine hapsolmak yerine bu kutuplaşmaların sakladığı toplumsal gerilim ve çelişkilerin toplumsal hareketlerin oluşma potansiyeli taşıdığını dikkate alan, başka bir deyişle var olan siyasal kutuplaşmaları toplumsal gerilim noktalarından keserek düzenin dışına çıkan bir politika inşa edilmelidir. Dolayısıyla otoriterleşen ve dinsel-etnik nitelikte bir ideolojik meşrulaştırma mekanizmasına başvuran bir rejim karşısında yapılması gereken soyut bir demokrasi savunusu ya da ideolojik karşı saldırı ile sınırlı kalan bir ittifaklar politikası geliştirmek değil, toplumsal formasyonun bütününü dönüştürmeyi hedefleyen bir dönüşüm odağını oluşturmaktır.

Kaynakça

Etiemble, Angélina (2004) “Les Tamouls du Sri Lanka dans la région parisienne: l’emprise du politique”, Revue française des affaires sociales, 2: 145-164.

De Silva, Nalin (2014) “The West Wins in Uva but Mahinda Wins the Provincial Council”, The Island, www.island.lk/index.php?page_cat=article-details&page=article-details&code_title=110786, 23/09/2014, erişim tarihi: 11/10/2014.

Groundviews (2014) INFOGRAPHIC: Views from Uva, groundviews.org/2014/09/19/infographic-views-from-uva/, 19/09/2014, erişim tarihi: 11/10/2014.

Hume, Tim (2014) “’Fascists’ in saffron robes? The rise of Sri Lanka’s Buddhist ultra-nationalists”, CNN, http://edition.cnn.com/2014/07/17/world/asia/sri-lanka-bodu-bala-sena-profile/, 18/07/2014, erişim tarihi: 11/10/2014.

Meyer, Eric & Eleanor Pavey (2004) “Bons offices, surveillance, médiation: les ratés du processus de paix à Sri-Lanka”, Critique Internationale, 22: 35-46.

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar