Silivri Belediyesi İşçileri Direnişi 100. Gününe Girerken – Silivri Belediyesi İşçileri -

İki işçi (Çetin ARAT ve Barış KİRACIOĞLU), 19 Ağustos 2015 tarihinden bu yana Silivri İlçe Belediyesi önünde, Başkanın gördüğü lüzum üzerine işten atılan iki işçi. İşlerini geri alabilmek için direniyorlar. 30 Ekim’den itibaren dönüşümlü “açlık grevi” halini alıyor direnişleri ve 31 Ekim’de; belediye zabıtaları ile başkanın korumaları grev çadırına ve grev yapan iki işçiye saldırıyor, direniş sürdükçe saldırganlık artıyor, grev çadırı parçalanıyor ve işçiler yerlerde sürükleniyor. Pek tabii ki, tüm bunlar Başkan’ın gözetiminde oluyor.

İşçiler, DİSK Genel İş sendikasına bağlı, direniş boyunca sarı kırmızı renklerden oluşan grev önlüklerini üzerlerinde taşıyorlar. Direniş boyunca görüşmelerde arabuluculuk yapılsın diye sendikanın çeşitli kademelerine ulaşılıyor,  DİSK Genel Başkanı Kani BEKO dahil. Netice; “sorunu çözecekler, sizi işe alacaklar” anlamına gelen bir şeyler söylendikten sonra ne DİSK’ten, ne de Genel İş Sendikasına bağlı herhangi bir yöneticiden haber alınamıyor.

Direniş süresinde,  Silivri Demokrasi Platformu arabuluculuk yapmak için Belediye Başkanı ile görüşüyor. Özcan Işıklar söz veriyor lakin sözler hiç tutulmuyor. Silivri yerel basınında ve kimi zaman ulusal basında yer alan haberler Silivri Belediye Başkanı Özcan Işıklar’ın  Bizans Oyunlarını gözler önüne seriyor. Her seferinde yalana dolana sarılan bir yönetici,  çünkü haksız, ta en başından. Hem işçilerin hem de Silivri de bugüne kadar Demokrasi adına işler yapmış bir kurumun Silivri Demokrasi Platformunun onuru ile oynanmıştır.

DİRENİŞ BUGÜN 100. GÜNÜNE GİRERKEN İŞÇİLERDEN ÇAĞRI;

Silivri Belediyesi Başkanlığı’na;

İşe iade davasını kazandık, ancak Silivri Belediyesi olarak davayı temyize gönderdiniz. İşten atılma gerekçesi bile sunamadığınız bir davanın temyizden ne gibi bir sonuçla gelmesini bekliyorsunuz?  Bizler Silivri Belediyesinde kadrolu çalışan işçilerdik. Tekrar yine ve yeniden dile getiriyoruz, en başından beridir talebimiz İŞİMİZİ GERİ İSTİYORUZ !!

Silivri Halkına;

Bugün 100. güne geldik kah güneşte kah soğukta bir mevsimi sokakta geçirdik. Bizi kimi zaman gülümserken kimi zaman yerlerde sürüklenirken gördünüz. Başkan’ın sevilen sloganını paylaştık direniş boyunca “Silivri’de DİRENMEK güzeldir…” Silivri’de yaşamak da güzeldir direnmek te . Ama BİRLİKTE YAN YANA. Direniş boyunca birkaç çatlak ses dışında “Silivri halkı” bu hikayede seyirci olarak yerini aldı. Bu ölü toprağından silkelenmeliyiz. Direnişimiz ekmek kavgasıdır, çocuklarımızın gelecek kavgasıdır, ve haklıdır. Bugün bizim başımıza gelenin yarın senin başına gelmeyeceğini kim garanti edebilir. Gün yan yana gelme günüdür. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın devri bitmiştir.

CHP’ye;

Bugün, ülke yönetimine sosyal demokrasi iddiası ile talip olmuş ana muhalefet partisine, CHP’ye oy vermiş herkesi Silivri’ye davet ediyoruz. Seçimlerde işçi haklarından, taşeronlaşmaya karşı oluşlarından, şeffaf yerel yönetim anlayışlarından dem vuran siyasi yapının bahsettiği projelerin nasıl hayat bulduğunu görmeniz için davet ediyoruz. İşten atılmamıza gerekçe gösteremediler çünkü biz taşeronlaşmanın belediyeye getireceği mali külfetin hesabını yapıp gözlerine soktuk, işten atılma gerekçemiz budur. Silivri Halkına başlığı altında çağrımızda birlikte yan yana dedik. Silivri CHP’ye verdiği oyların nasıl hayata geçtiğini sorgulamalı artık. Verilen vergilerin nasıl hayata geçtiğini sorgulamalı. Sosyal demokrasi mi? Bizlerin Anayasal hakkı olan protestoyu bile şiddetle karşıladı Silivri Belediyesi. İşçi hakları ne ifade ediyor CHP için. Taşeronlaşma ne ifade ediyor. Sosyal demokrasi ne ifade ediyor. Hepimizin verdiği oyların ne şekilde kullanıldığının arkasını aramalıyız.  Direnişimiz boyunca, CHP İlçeden görüşme talep ettik polis nezaretinde bizlerle görüştüler, işçiden mi korkuyorsunuz? İşe iadede arabuluculuk yapılması için milletvekillerine ulaştık en üst yönetime kadar sesimizi duyurmaya çalıştık cevap alamadık.

Ülke yönetimine talip olduğunuz vaatlere bakın bir de vitrin görevi gören yerel yönetimlerdeki uygulamalarınıza bakın, bu mudur CHP? Ülke genelinde yoz olan düzeni eleştirirken alternatif bir hayatın örüleceği yerellerde yöneticilere hiç mi hesap sorulmaz?  Çalıştığımız belediye CHP’nin.  CHP, ülkenin kuruluşundaki devrimci değerlere hala sahip mi? Sosyal Demokratlık iddiasıyla işçi sınıfını sermayeye ezdirmeyecek, taşeron işçiliği kaldıracak, sınıfları uzlaştırıp mutlu edecek mi? Önce Türkiye mi? Silivri Belediye Başkanının,  CHP İlçe Başkanı’nın bunlardan haberi yok mu?

Bugüne kadar sesimiz yukarıya gelmedi ise bizi DUYUN !! yok sesimiz size ulaştı ama siz kulağınızın üstüne yattı iseniz, sorarız, CHP’yi, yerel belediyelerin başına konulan derebeyleri mi yönetiyor? CHP parti değerleri adına Belediye Başkanını denetleyecek mi? Yoksa Belediye Başkanı bu değerlerin üzerinde mi?

DİSK / GENEL-İŞ’e

Sendikamızın tarihinde çok onurlu işçi direnişlerinin yaşandığını biliyoruz. Bugün bizler; tarihine, sendikasına, sınıfına yakışır bir direniş sergiliyorken, sendikamızın grev önlüklerini onurla giyerken sendika yöneticileri bu direnişin neresinde?

Direnişimizi açlık grevine dönüştürdükten sonra 3 gün boyunca standımızı, çadırımızı, pankartlarımızı parçaladılar bizi yerlerde sürüklediler. Tüm bunlar yerel ve ulusal medyada yer alırken sendikamız DİSK’e, Genel-İş’e ait haber sitelerinde neden yer almadı? Sendikamız DİSK – Genel-İş Silivri Belediyesini kınayan herhangi bir açıklama neden yapmamıştır? 100. güne geldiğimizde sendikamız herkese aslında bizi işe geri aldırdığını ama bizim anlaşma koşullarına riayet etmediğimizi yayıyor. Söz verip de sözünde durmayan Silivri Belediye Başkanlığıdır, bunu bile bile neden böyle bir dezenformasyon yapılmaktadır? Silivri Belediye Başkanı, Kani Beko’ya, “seçim zamanında gitsinler bütün enerjileriyle CHP’ye çalışsınlar, ilçe yöneticilerine kendilerini sevdirsinler, işe alıp almama konusunu birde böyle düşüneyim“ repliğini söylerken hangi protokol çerçevesinde bunu dile getirdi? Bugün ortalığın sakinleşmesini bekliyoruz derken sendika yöneticileri;  CHP’li Silivri Belediyesinin  “ben istediğim sendikayı belediyeye getiririm” lafının ardındaki ince pazarlıklarda bizi kurban mı ediyor?  Sosyal demokraside sendika “beğenme, kendini beğendirme” pazarlıkları yapılarak işçi sınıfının kaderi CHP yöneticilerine mi bırakılıyor. DİSK/GENEL-İŞ’i mücadelemize direnişimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

İşimizi Geri İstiyoruz !!!

İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız !!!

Silivri Belediyesi İşçileri

Bulunduğu kategori : Emek

Yazar hakkında

İlgili Yazılar