Sierra Nevada’dan Cerattepe’ye ‘Altına  Hücum’ – Ercan Yenigül -



Altın arayıcısı Koca Jim (Mack Swain)’in kar fırtınasında sığındıkları kulübede açlıktan sanrı gördüğü ve Küçük Adam’ı (Charles Chaplin) piliç şeklinde hayal ettiği bir sahne vardır. Bu sahnesin arka planında büyük hayallerle altın pesine düşen insanların büyük iştahları vardır. Bu iştah onları kar fırtınası ve ardından da ancak sığınabildikleri bir kulübeden başka bir yere götürmeyecek bir ülserdir.

Sermaye ve onun devlet güçleri daha önceleri Ege’de olduğu gibi son dönemlerde iştahını Karadeniz’e kabartmış durumdadır. Geçmişten bugüne Trabzon’dan Artvin’e toprak, su ve şimdi de bakırdan sonra keşfedildiğinde Güneşin Çocuğu olduğuna inanılan altın, “hücum”  dönemini Asya’da perdelemekte.

Vahşi batının ilk yıllarında, devşirme köylülerin birbirleri ile amansız savaşları ile başlayan yağma, giderek serpilen sermaye, devlet eliyle bütün bir Amerika kıtasının talan edilişinin kara tarihini yazmıştı. Hikâyenin Anadolu’da perdelenen sahnesinde de serinin orijinaline sadık kalınıyor. Artvin ve yöresindeki simyacı devşirmesi şirketler, toma-panzer-jandarma-komando birlikleri korumasında, halka rağmen talan projesini ayan beyan uygulamak istiyorlar. İşin tuhaf yanı, hükûmetin hükmünün seçimle geri alınmış olduğu  bir dönemde bunun pervasızca yapılmak istenmesidir. Bütünüyle beyaz adamın hukuksuzluğu ve avcılığı söz konusudur. İste bu hukuksuzluğa karşı hatırı sayılır bir direniş geleneği ve kültürüne sahip olan Artvin halkı bu pervasız şirketlere karsı bir direniş güzellemesi ile karşı durmakta.

Mehmet Cengiz’e ait Cengiz İnşaat, Artvin Cerattepe bölgesinde, 16 Haziran’da Orman Bakanlığı onaylı bir genelgeye dayanarak, bölgede madencilik faaliyeti yapmak için hamleler yapıyor. Artvin halkı Cerrattepe bölgesi merkez olmak üzere üç alanda tuttukları nöbetlerle, Orman Bölge Müdürlüğü ve şirket yetkililerinin bölgedeki talanına ket vurmaya çalışıyor.

Artvin’de 20 yıl önce, ilçeler dâhil 230 bin olan nüfus şu an 160 binlere inmiş durumda. Bölgede madenciliğe 1952 yılında devlet tarafından başlandı. Önce Eti Bank, ardından özelleştirme ile Karadeniz Bakır İşletmesi faaliyete geçti. 2006’dan bu yana ise Cengiz İnşaat maden faaliyetine devam ediyor. Gelen bilgilere göre Cerattepe dışında bölgede 325 maden ruhsatı, 176 HES projesi ve bir de ana baraj projesi mevcut.

Bölge tam bir  kıskaç altında. Yıllar önce sahil yolunun yapılması ile birlikte üstünde HES düşünülmeyen derenin neredeyse kalmadığı bölgede, ikinci hamle olarak yaylalar arasında yollar yapılıp birleştirilerek kitle turizmine açılması, yani Yeşil Yol projesi gündeme geldi. Cerattepe ve etrafında altın çıkarma saldırısı ise üçüncü hamle. Burada  stratejik hedef bu üçüncü hamleleridir. Zira eğer altını çıkarmayı  başarırlarsa diğer projelerinin kendisi doğal olarak gerçekleşecektir. Cerattepe direnişi  bu anlamıyla  önemlidir.

Çamlıhemşin yaylaları üzerinden yapılması planlanan Yeşil Yol ile Cerattepe’nin dibinden çıkarılmak isten altının, Karadeniz için bir ‘kara’ gelecek olduğunu şirket sahipleri dışında herkes idrak etmiş durumda. Bölge halkı geleceğini ve hayatını korumak pahasına devlet- şirket oyunlarına karşı dik durmaya çalışıyor. Bu duruşun  neoliberal talan kültürüne karşı, bütünüyle doğal yaşamı savunmakla aynı şey olduğunu bilen altın kalpliler bu direnişe katkı sunuyor ve bu kara tezgâha ayak diriyor. Çünkü doğanın alarm vermesi yaşamın ölmesi demektir.

Artvin Cerattepe, yüzyıl öncesi talan edilen Kaliforniya’nın Sierra Nerada Dağları olmayacak. Cerattepe ‘ye hücum eden neoliberal şirket ve onların taşeronları Artvin halkını karşılarında buluyor, bulmaya devam edecek.

Neoliberal talana, doğa ile birlikte yaşamın katledilmesine karşı ‘çamların  altında çürümeyi bekleyen kozalaklar olmayacağız.’

#ArtvindeMadeneHayır

Bulunduğu kategori : Kızıl-Yeşil

Yazar hakkında