Savaşan onlar, ölen biziz: Emperyalist barbarlık terörist barbarlığı doğuruyor -

Paris’te gerçekleşen saldırılarla ilgili olarak Fransa’daki NPA’nın (Yeni Antikapitalist Parti) 14 Kasım Cumartesi sabahı yayınladığı açıklamayı paylaşıyoruz.

Çeviri: Başlangıç dergi

Montreuil, 14 Kasım 2015

Cuma akşamı Paris’te gerçekleşen, korkunç saldırılar 120’den fazla insanın ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına neden oldu: Bu kör şiddet, öfke ve isyan duygusuna yol açıyor. NPA olarak biz de bu duyguları paylaşıyoruz. Yaralılarla ve hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla dayanışma hissimizi ifade etmek istiyoruz. Şiddetin masum insanlara yönelmesi, bu ölümcül saldırıların sivilleri hedef alması, yaşanan dramı daha da acı hale getiriyor.

Paris’in göbeğinde yaşanan bu korkunç barbarlık, François Hollande ve onun hükümetinin aldığı karar üzere Fransız hava kuvvetlerinin Suriye’de gerçekleştirdiği, bir o kadar kör, ve hatta daha da fazla insanın ölümüne yol açan şiddete bir tepki.

Sözde IŞİD’i, yani cihatçı teröristleri hedef alan bu hava bombardımanları aslında fiilen -Rus müdahalesi ve bombardımanlarıyla da beraber- Suriye halkının kıyımının baş sorumlusu olan diktatör Esad’ın rejimini savunuyor.

Suriye’de de saldırıların asıl kurbanı sivil halk: İnsanlar ya terör koşulları altında yaşamak ya da hayatlarını riske atmak pahasına ülkeden kaçmak zorunda kalıyor.

Emperyalist barbarlık ve İslamcı barbarlık birbirini besliyor. İki barbarlık petrol kaynaklarının kontrolü için birbiriyle mücadele ediyor.

Hollande, canlı yayında içler acısı bir açıklama yaptı ve “Cumhuriyet”e dair birkaç laf etti. Savaş tellalığı yapan ve bu yeni dramda müthiş bir sorumluluğu bulunan Hollande, toplumdan “güven” talep etti. Tüm ülkeyi kapsayan bir olağanüstü hal ilan etti; böylece, verilmesi gereken tepkinin temel özgürlükleri ayakları altına almak olduğunu düşündüğünü gösterdi. Sarkozy de derhal Hollande’ın bu kararını desteklediğini açıkladı. Böylelikle, siyasi yetkililer her tür kamusal toplanmayı yasaklama ve basını denetleme hakkına kavuştu.

Bir kez daha, bu şiddet dalgasının baş sorumlusu olan kişiler milli birlik çağrıları yapıyor. Yaşanan dramatik durumu kendi avantajlarına çevirmek, öfke ve isyan duygularını bastırmak istiyorlar. Bu amaçla bir günah keçisi buldular kendilerine: Müslümanlar. Biz, savaşların baş sorumlusu olanlarla, yani burjuvaziyle, Hollande, Sarkozy ve Le Pen’le herhangi bir milli birlik içine girmeyi reddediyoruz. Terörizme karşı mücadele bahanesiyle demokratik hakları ayaklar altına alan devletin, sözde “Cumhuriyet değerlerini” korumak adı altında yaydığı ırkçılığı teşhir ediyoruz. Olağanüstü halin derhal kaldırılmasını talep ediyoruz.

Savaşlara ve terörizme verilebilecek tek yanıt, kökenleri, derilerinin rengi, dinleri ne olursa olsun tüm işçilerin ve halkların birlikte mücadelesidir: Sınırları aşarak, bizi susturmaya, bize boyun eğdirmeye çalışanlara karşı, barbarlığı doğuran kapitalizme karşı, beraber mücadele etmeliyiz.

Terörizmi sona erdirmenin şartı, çokuluslu şirketlerin boyunduruğu altındaki halkların kaynaklarının kesintisiz talanına yönelik emperyalist savaşları sona erdirmektir. Bunun için Fransız birliklerinin başta Suriye, Irak ve Afrika olmak üzere bulundukları bütün ülkelerden derhal çekilmesini talep ediyoruz.

Orijinal metin:

http://www.npa2009.org/actualite/politique/vos-guerres-no-more

 

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında