“Saray Yenilecek Halk Kazanacak”tan Adalet İçin Mücadele Çağrısı -

Ankara’da 100’ün üzerinde canımızı yitirdiğimiz saldırının ardından bir haftadan fazla zaman geçti. Bu süre zarfında ortaya çıkan şey devletin güvenlik aygıtının organize rezaletidir. Diyarbakır’da, Suruç’ta ve Ankara’da ardı ardına bombaları patlatanların 2013’ten başlayan hikâyeleri devletin ilgili birimlerince kayıt altına alınmış, ama gereği yapılmamıştır.
Bu durum, 1996’da Susurluk’ta gerçekleşen kaza sonucu ortaya çıkan ve resmi olarak da kabul edilen derin devlet ilişkilerini 1970’lerden beri dile getiren bizler için yeni değil elbet. Öyle anlaşılıyor ki bugünün iktidarı da dünün bildiğimiz kirli ittifaklarının içerisine girmiş, özellikle Kürt bölgelerindeki halk desteğini kaybettikçe kontrgerilla ilişkilerini harekete geçirmiştir.
Başbakan haklıdır. Ankara’da gerçekleşen saldırının arkasında IŞİD dışında bir örgüt daha vardır. Fakat bu örgütü Suriye’de veya başka bir yerde aramasına gerek yoktur. Bu ikinci örgüt hemen yanı başında, kendisine bağlı MİT’in içerisindedir. “Kendisine bağlı” derken lafın gelişi elbette, resmi bağlantıyı belirtmek için. Yoksa MİT’in “kime” bağlı çalıştığı herkesin malûmudur. Pimi çeken IŞİD, ortamı hazırlayan Saray ve onun direktifi ile hareket eden MİT’tir. 7 Haziran seçiminde umduğunu bulamayarak çözüm sürecini buzdolabına kaldıran Saray çevresi, Ortadoğu’daki savaşta Kürt halkına karşı açıkça destekledikleri IŞİD çetelerini, ülke içerisinde yeniden başlattıkları bu savaşta da kullanmaktan imtina etmemektedir.
Üstelik saldırıyı gerçekleştirenin IŞİD olduğu bu kadar açıkken, saldırının olmasını sağlayanın bizzat devletin güvenlik güçleri olduğu da her geçen gün açıklık kazanırken, “IŞİD-PKK ortaklığı” gibi, ancak kutuplardaki penguenlerin inanabileceği safsataları bu halka yutturmaya cüret etmektedirler. Utanmanız, sıkılmanız olmadığını, ar damarınızın çatlamayacak kadar esnek olduğunu biliyoruz! Ama en azından az buçuk zekâ belirtisi gösterin! Böyle püsküllü bir yalana bu halka yedirebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Türkiye halklarının zekâsı ile alay etmeye kalkışmayın.
Aklının başında olduğundan ciddi bir şekilde şüphelendiğimiz Başbakan, “canlı bombalar harekete geçmeden bir şey yapamıyoruz, bu ülkede hak hukuk var” demektedir. Yakın zaman önce meclisten geçirdiğiniz İç Güvenlik Yasası ile hukuk sistemi içerisine soktuğunuz “makul şüphe” kavramı ile amacınızın ne olduğu artık ayan beyan ortaya çıkmıştır. Size göre siyasal ve toplumsal alanda muhalefet edenler apar topar tutuklanarak hapse tıkılacak “makul şüpheli”ler, ülkenin başkentinde bomba patlatarak 100’den fazla insanın canını alan caniler hak-hukuk sahibi “makbul şüpheli”lerdir.
Kaybettiklerimizi toprağa emanet ettik. Acımız, yasımız devam ediyor. Fakat kendimizi acıya ve yasa teslim etmeyeceğiz. Talebimiz açık ve nettir: Adalet. Herkesi adalet için mücadele etmeye çağırıyoruz. Memleketin her yerinde bombaların patlamasından, insanlarımızın otuzar yüzer ölmesinden, Saray ve şürekâsı dışında kimseye fayda gelmez. Hangi partiyi destekliyorsak destekleyelim, hiçbirimizin böylesine bir süreçten göreceği bir fayda yoktur. O nedenle adaleti hep beraber isteyelim.
Çağrımız ayrım gözetmeksizin tüm yurttaşlarımızadır. Memleket sathında patlayan bombalarla korku salmaya, sokakları, meydanları teslim almaya çalışıyorlar, izin vermeyelim! “Tüm teröristler bize karşı birleşti” safsatası ile aklınıza hakaret ediyorlar, kanmayalım! Ortak kaderimizi tek bir adamın iradesine zincirlemek istiyorlar, teslim olmayalım! Adalet için mücadele edelim! Çünkü adalet hepimiz için gereklidir!

Bulunduğu kategori : Sol

Yazar hakkında