roboski katliamının 3. yılı; unutursak kalbimiz kurusun – ferhat encü -

 

Roboski katliamının 3. Yıldönümünde Roboski’deki son durumu, yasal süreci ve daha fazlasını Karşı Radyo’dan Mehmet Martin ve Alp Tayfun Kökten, Ferhat Encü ile konuştu.

Karşı Radyo: Merhabalar Ferhat Bey. Roboski katliamının üzerinden üç yıl geçti ama hukuki anlamda hiç bir somut gelişme yaşanmadı ve failler hala cezalandırılmadı.Bize bu hukuki süreçten biraz bahseder misiniz ?

Ferhat Encü: Evet.Biz üç yıldır hem hukuksal hem toplumsal olarak bir mücadele veriyoruz.Roboski katliamından bir hafta sonra hukuki süreç başladı.Hukuki süreç Roboski’li ailelerin Uludere Savcılığına Roboski katliamının sorumlularının bulunup yargılanması ve cezalandırılması istemiyle başvurmasıyla başladı fakat orada savcının ailelere yaklaşımı kötüydü.Maalesef şikayetleri alacakları yerde sorguya aldılar. Ailelere “niye toplu gömdünüz?”,”o tabutların üzerindeki bez parçaları nedir?” gibi sorular sordular. Aslında o günkü savcının tutumu üç yıllık hukuki sürecimizin bir öngörüsüydü.Daha sonra Diyarbakır özel yetkili savcısı da Roboski dosyasına el koyarak gizlilik kararı verip yaklaşık bir buçuk yıl sonra da takipsizlik kararı verip dosyayı askeri savcılığa sevketti.Tabi ki biz bu süreç içerisinde Diyarbakır özel yetkili savcı yardımcısı ile görüştük ve dosyanın hemen dava aşamasına geçmesini talep ettik.Failler bellidir ve bunların yargılanmasını istedik.Aslında o günlerde öngördüğümüz o günlerde konuşulan görevsizlik kararının verilip dosyanın askeri savcılığa iletilmesi konusunda tepkimizi dile getirdik.O savcı da böyle bir şeyin olmayacağını,bunun sivillere yönelik bir operasyon olduğunu ve davanın sivil mahkemelerde yürümesi gerektiğini söyledi fakat daha sonra dosyayı genelkurmay askeri savcılığına ilettiler.Tabi iki yıldan sonra askeri savcılık da takipsizlik kararı vererek katilleri aklamaya yönelik bir çaba içerisinde oldu.Ortada ölen 34 insan vardı ve maalesef dosya takipsizlik kararı ile sonuçlandı.Tabi ki bu süreçler yaşanırken otuz dört insanın faillerinin ortaya çıkarılması konusunda bir irade göstemeyen yargı,savcılar,hakimler biz Roboskili ailelere davalar açtılar,para cezalarıyla karşı karşıya kaldık.Her söylemimize,her eylemimize soruşturma açıldı.Biz yargının ve devletin bu ikiyüzlülüğü ile karşı karşıya kaldık.Biz Roboskili aileler takipsizlik kararı karşısında avukatlar aracılığı ile bu kararın geri çevrilmesi gerektiğini söyledik fakat maalesef savcı tutumundan vazgeçmedi ve başvurumuzu reddetti.Bizde bireysel başvuru hakkımızı kullanarak yüz küsür kadar avukatla Anayasa Mahkemesine gittik ve altı aydır oradan çıkacak kararı bekliyoruz.

Karşı Radyo: Anladığımız kadarıyla şu Anayasa Mahkemesinden karar çıkmış değil.

Ferhat Encü: Evet.

Karşı Radyo: Peki bildiğimiz kadarıyla HDP’nin uluslararası ceza mahkemesine bir başvurusu oldu.Bundan bir sonuç alındı mı ?

Ferhat Encü: Evet. Katliamın hemen arkasından dava parti olarak uluslarası ceza mahkemesine götürüldü fakat Türkiye Cumhuriyeti uluslarası ceza mahkemesi kurallarının altına imza atmadığı için dosya geri çevrildi ve bütün hukuk yollarının denenmiş olması gerektiğini söylediler.Bunun dışında herhangi bir sonuç elde edemedik.

Karşı Radyo: Size karşı açılmış bir dava da var. Biraz da onda bahsedebilir misiniz ?

Ferhat Encü: Aslında bana karşı açılmış bir değil bir sürü dava var. Görevli memura hakaret,mukavemet,halkı kin,nefret ve isyana teşvik etmek suçlamalarıyla bir çok dava açıldı.Sesimizi kesmeye,mücadelemizi bitirmeye yönelik bir amaçları olduğunu düşünüyorum fakat bizi mücadelemizden,kararlılığımızdan failler yargılanana kadar,en ağır cezaya çarptırılana kadar vazgeçiremeyecekler.

Karşı Radyo: Tüm bu olanlar karşısında Roboski halkı ne hissediyor ? Bu üç senelik hukuki süreçte herhangi bir ilerleme olmaması yöre halkını nasıl bir hisse sevkediyor?

Ferhat Encü: Tabii Roboski halkında büyük bir öfke,nefret oluşturuyor.Adalete olan zaten bir güvenimiz yoktu ve Türkiye’nin giderek insanlıktan çıktığını,ülkeyi yönetenlerin ne derece vahşileştiğini gördük.Dediğim gibi bizler üç yıldır bir mücadele veriyoruz ve bu mücadele içerisinde zaman zaman aileler devletin her türlü baskısıyla karşı karşıya kaldı fakat biz bu mücadelemizden asla vazgeçmedik.Tabii ki köyde büyük bir yas havası vardı ve bu yas havası hala devam etmektedir.Acı hala tazedir.Bu katliamın hesabının sorulmasına yönelik bir kararlılık var.Ailelerin faillerin yargılanması konusunda inanılmaz bir kararlılığı mevcuttur.Asla vazgeçmediler ve direnmeye devam ediyorlar.Biz bütün dünyaya Kürdistan’da ve Türkiye’de olanları gösterdik.Devleti o kirli yüzünü ifşa ettik ve etmeye de devam edeceğiz.

Karşı Radyo: IŞİD saldırısından sonra Şengal’den kaçan insanlara Roboski halkı kucak açtı. Şuan da Roboski de bulunan sığınmacı var mı ?

Ferhat Encü: Hayır,şu anda Roboski’de coğrafyanın sertliğinden ve altyapının olmayışından kaynaklı herhangi bir Ezidi insanımız yoktur.Onları tümüyle Mardin,Şırnak,Diyarbakır,Batman gibi yerlere yerleştirdik.Dediğiniz gibi 3 Ağustos’da başlayan Şengal halkına karşı soykırım girişimi sebebiyle Ezidi halkına ve halkımıza yönelik bir çok katliamlar gerçekleştirildi.Kadınlara tecavüz ettiler,insanların kafasını kestiler ve bu toplumda büyük bir öfke yarattı.Tabii Şengal halkı o korku ile Şengal dağlarından Roboski sınırına geçtiler.Roboski sınırına gelen Ezidi halkımızın acısını paylaşmaya çalıştık.İhtiyaçlarını karşılamak için bölge halkı olarak tüm kurumlarımızla birlikte bir mücadele yürüttük.Büyük bir fedakarlık gösterdik.IŞİD insanlığa karşı bir barbar grubudur.Bu ancak böyle tanımlanabilir.Hiç bir insani değer taşımayan,insanları yok etmeye çalışan kendi pisliğini yaymaya çalışan bir gruptur.Özellikle Kürtlere karşı inanılmaz bir şiddet göstermektedir.Bunun yanında her yerde Kürtlerin bu barbar zihniyete karşı onurlu mücadelesini görmekteyiz.Bu barbarlar hakettikleri yere bizzat Kürtler tarafından gönderileceklerdir.Umut ediyoruz tüm Kürdistan’ın dört parçası ve bütün güçleriyle birlikte Şengal’i özgürleştirecektir ve Ezidi halkı kendini korumaya yönelik bir yönetim biçimine geçecektir.Çünkü insan kendi özgürlüğünden asla taviz vermez.Kendi öz gücü ve kendi toplumsal kültürü ile kendi iradesiyle kendi toprağını koruduğu zaman böyle bir durumla karşı karşıya kalmıyor.Bizim de iştediğimiz Ezidi halkımızın kendi kültürü ile kendi inançları ve öz yönetim gücü ile bir konuma kavuşmasıdır.Umarım bu da gerçekleşir.

Karşı Radyo: Ferhat Bey son olarak Türkiye demokratik kamuoyundan beklentileriniz nelerdir ?

Ferhat Encü: Maalesef üç yıldır geldiğimiz aşama açık ve net ortadadır.Faillerin yargılanılmasını isteyen başta üniversite öğrencileri olmak üzere inanılmaz bir şiddet gösteriliyor.Tabii ki Türkiye toplumundan ve insanlarından,ben insanım diyen herkesten istediğimiz Roboski’nin hesabının sorulması için gereken her şeyin yapılmasıdır çünkü Roboski’nin hesabı sorulursa bir daha bunun gibi korkunç bir katliamla karşı karşıya kalmayacağımızın inancı içerisindeyim.

Karşı Radyo: Çok teşekkür ediyoruz Fethat Bey.Mücadelenizde yanınızdayız bunu da belirtmek istiyoruz.

Ferhat Encü: Çok teşekkürler,iyi yayınlar.

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar