podemos mu ganemos mu? – miguel urban -

 

Kamuoyunun gözünde Podemos parlak (aynı zamanda etkili) bir proje olarak doğdu:  Alt sınıfların, tasarruf paketlerine direnenlerin ama aynı zamanda yoksullaştırma politikalarından doğrudan etkilendiği halde henüz sokağa çıkmamış kitlelerin birliğini ve birlikte hareket etmesini sağlayacak demokratik bir yurttaşlık metodu. Podemos, tükenmiş, kendi kendine referans veren, kimlikçi siyasetlerle arasına mesafe koyarak, sınırlı (ancak vazgeçilmez) aktivist çevrelerin dışında bir genişleme alanı hedefledi. Politik skor tablosuna baktığımız zaman Podemos’un başladığı yerdeki hedeflerinden başka koordinatlara ve başka senaryolara doğru yol aldığını görüyoruz. Buna karşın çıkıştaki başarısını sağlayan kimi anahtar özelliklerini de koruması gerekli. Bu anahtarların başında kendisinin dışındaki alanlarla da eklemlenme, dayanışma, yakınlaşma için etkili bir enstrüman olma iddiası geliyor ki bu iddiayı DNA’mızda taşımaya devam etmek zorundayız.  Podemos her ne kadar kitleleri arkasından sürükleme yetisini kazanmış olsa da Podemos’un dışında bir hayat devam ediyor. (Yıllardır savaşan aktivist çevreler ve canına tak etmiş ancak hala savaşa katılmamış kitleler.)

Podemos’un başarılı çıkışından sonra yerelle sıkı bağlantıları olan belediye inisiyatifleri ortaya çıkmaya başladı. Madrid’de de bizi bu günlere getiren siyaset yapma biçimlerinden kopmak gerektiği iddiasında bulunan ve siyaset alanında açılmış bu yeni yolda heyecan verici bir işaret olan “Ganemos”[1] hareketi ortaya çıktı. Podemos’u doğuran fikirlerle uyum halinde olan, yakın zamanlarda meydanlarda esen değişim rüzgarlarına kulak tıkamayan Madrid’li bir grup insan içinden geçtiğimiz ve bizi tamamen değiştirmekte olan bu politik zamanlarda pek de basit olmayan bir senaryo üzerinde çalışmaya başladılar: çoğunluk için demokratik, çoğulcu, katılımcı, içermeci ve yeni hakların kazanılması eksenli bir proje. Madrid’de seçimleri kazanabilecek bir ortak aday çıkarmak gibi pratik bir noktadan yola çıkarak, seçimlerde demokratik süreçlerin işletilmesini, dayanışmayı, hareketler arası bağlantıları kurmayı hedeflemek. Ganamos aynı zamanda Podemos’un içinde dönen tartışmaların ritmini bozmayan, sabırlı, saygılı ve başarılı bir tutum alıyor. Daha önceki birlik denemelerinde genellikle başarısızlığa sebep olan geleneksel tutumlardan farkı da burada ortaya çıkıyor. Elbette umuyoruz ki bu saygılı bekleyiş sekterliğin, karşılıklı güvensizliklerin, halk arasındaki kutuplaşmaların, anlayıştansa çekişmenin, dayanışmadansa atışmaların bereketli toprağı olan Madrid’de Godot’yu beklemeye dönüşmez.  Ganemos tam da bu yüzden çok uzun zamandır eksikliğini hissettiğimiz etkili bir dayanışmanın ve işbirliğinin denemelerinin yapılacağı bereketli bir proje. Madrid’de siyaset yapmış ya da Madrid siyasetini yakından takip etmiş herkes bilir ki sonunda hiçbir şey olmasa bile bunu denemek bile tek başına saygıyı ve özeni hak eder. Tam da bu yüzden sokaklarda kurduğumuz ve geliştirdiğimiz kurumların, ifade ettiğimiz siyasi beklentilerin gerçekleşebilmesi için kolektif olarak çeşitli senaryolar üzerinde çalışma zamanı. Ancak bu şekilde yeni siyaset kurumları oluşturabilir, yeni ilişki biçimleri kurabilir ve çeşitliliğimizden yola çıkarak itilip kakılmışların politik birlikteliğini kurabiliriz. Bana sorarsanız zaman yeni açık süreçler yaratma zamanı değil, var olanları genişletme ve yayma zamanıdır. Peşinde koştuğumuz demokratik devrim (ve belki de şu anda içinde bulunduğumuz demokratik devrim) fetişleştirilmiş siyaset yapma biçimlerinden ya da yol haritalarındansa, sürekli dayanışmaya, sosyal bloklar arası devamlı genişlemeye ihtiyaç duyuyor. Eski rejimle aramıza koymaya çalıştığımız fark (kurumlarıyla, kültürüyle, biçimleriyle, borçlarıyla) belediyecilik için de geçerli, özellikle de Madrid’de. Zira vahşi neo-liberal politikaların laboratuvarı, spekülasyonların deneme tahtası, yerelin agresif özelleştirilmesinin ve geleceksizliğin ve güvencesizliğin odağı olan Madrid, mafyaya karşı bunca insanla kolektif olarak kurduğumuz direnişlerde birikmiş tecrübelerin yaratacağı çoğulcu bakışla kurulacak bir değişikliği hak ediyor.

Zaman vurguladığımız, tartıştığımız, denediğimiz her şeyi ortaya koyarak kazanmaya odaklı bir siyasetin ifade biçimlerini inşa etme zamanıdır. Bu amacın vazgeçilmez aracı bugüne kadar inşa ettiğimiz ve inşa etmeye devam edeceğimiz halk birlikteliğidir. Bu sebeple kimse fazla değildir. Hepimiz eksiğiz! Sosyal hareketlerin aktivistleri, başkaları mafyalaşırken mafyalaşmadan kalmayı başarmış örgütlü sol, meydanları dolduran kitleler ama hepsinden önemlisi yoksullaştırılan, sömürülen, borçlanma politikalarından ve politik ailelerden bıkmış çoğunluk.

Ganemos’un başarısı yalnızca hedefimize doğru bizi yüreklendirmesinde değil, bu yolda yürürken bir yandan da inşa etmesinde. Ganemos yalnızca mahallerde vatandaşlık, hemşerilik üzerinden örgütlenerek kazanmayı amaçlamıyor aynı zamanda süreçlerin parçası olarak bundan zevk almaya ilham veriyor. Mücadelelerimiz ister yerel, ister federal, ister ulusal düzeyde olsun birbirinden ayrı değil, hepsi tek bir savaşın parçası ve bu yüzden de birbirleriyle ilişkili ve bağlantı halinde olmak zorundalar. Kaplayabileceğimiz kadar çok yer kaplamalıyız ki düşlerimizi ve haklarımızı iflasa sürükleyenlere yer kalmasın.

Fırsatlar önümüzde duruyor ama çok zamanımız yok. “Yapabileceğimizi”[2] gösterdik şimdi Madrid’de “Kazanabileceğimizi”[3] gösterme zamanı.

 

İspanyolcadan çeviren: Zeyno Pekünlü

 

http://blogs.publico.es/tomar-partido/2014/12/11/podemos-o-ganemos-no-por-favor/ sitesinden alınmış, “Podemos o Ganemos? No, por favor” başlığı editörler tarafından Podemos mu Ganemos mu? şeklinde kısaltılmıştır.

[1] Kazanabiliriz.

[2] Podemos

[3] Ganamos

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar