Olağanüstü Halin Neresi Olağanüstü? -

 

“Egemen, olağanüstü hale karar verendir.” Fazla siyaset teorisi ve hukuk felsefesine dalmadan Schmitt’in burada ne kastettiğini anlamaya çalışmak günümüz için önem teşkil etmektedir. Egemen kimdir ve olağanüstü hal nedir?

Egemen kanlı canlı insanlar topluluğudur. Ne Schmitt için ne de günümüzde olağanüstü hali yaşayanlar için burada bir muğlaklık yok. Hukuk kurucu özne vs. gibi mistifikasyonu mümkün kılan tanımlamalar başka durumlar için kullanışlı olabilir ancak günümüzde egemen hepimizin tanıdığı iktidardır. Hüküm veren, karar alandır. Devlet aygıtı içindeki çelişkiler gibi faktörler durumu etkilemekle birlikte egemeni kullanışsız bir kavram haline –en azından şimdiki ohal durumunda- getirmemektedir.

Olağanüstü hal de hukukun hukuk düzeninin korunması için askıya alınması demektir. Olağan yasa her ne kadar olağanüstü hukukun sınırlarını çizmeye çalışsa da –Kerem Altıparmak’ın itirazı haklı olarak bunun işlemediği yönündedir[1]– aslında askıya alındığı için hiçbir zaman çizemez. Olağan hukuk içinde yürütmesi durdurulan inşaatların polis eşliğinde devam ettirildiği de düşünülürse, Türkiye’de bunun olamayacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok.

Peki hakikaten birçok düşünürün dediği gibi olağanüstü hal bir norm haline geldiyse bir daha olağanüstü hal ilan etmenin ne anlamı var? Gerçekten de günümüzdeki terörle mücadele yasası ve iç güvenlik yasası ile beraber kişisel hak ve özgürlükler pekala farklılaşmış hukuk biçimleri ile kısıtlanmakta, kamu görevlilerinin yargılanması gibi meseleler amir izni gibi kurallarla idarileştirilebilmektedir. Günümüz Türkiye’sinde olağanüstü hal ilan etmeden muhalifleri bastırmak ve katletmek yasal olarak gayet mümkün. Örneğin, PKK ile yürütülen savaşta neyin hukuk neyin hukuk dışı olduğunu kimse soramaz hale gelmişti hem de ülkede olağanüstü hukukun işlediğine yönelik meclisten hiçbir yasa geçirilmemişti.

Demek ki ilan edilen OHAL’in hedefi –muhalifler olmazsa olmaz olmakla beraber- daha kapsamlı bir dönüşüm. Devletin neredeyse sil baştan dizaynında olağanüstü hal belli başlı amaçlara hizmet etmektedir. İlk olarak olağanüstü hal mekanizmasının getirdiği tartışmasızlık bu amaca giden yolda gayet kullanışlıdır. Kanun Hükmünde Kararnameler getirilen yasa taslaklarının en ufak bir tartışmadan bile geçmeden yasalaşmasına imkan tanır. Aslında yasa egemenin ağzından çıktığı gibi hayatı düzenlemeye başlar.

Diğer taraftan hükümetin sürekli insanları sokağa çağırması ile de inşa etmeye çalıştığı olağanüstü durum algısını kanunen de canlı tutar. Durumun sürekli olağanüstü olması iktidarın bütün toplum adına konuşuyormuş gibi yapabilmesini mümkün kılar. Muhalefetin eleştirileri kolaylıkla geçiştirilebilir; sınıfsal, etnik cinsiyet ayrımları topyekün askıya alınabilir. Böylelikle olağanüstü hal iktidarın çıkarını tüm toplumun çıkarıymış gibi gösterebilmenin bir aracı olmuş olur. Devlet içindeki tasfiyeler de tasfiye edilenler yerine yapılacak atamalar da bu tek seslilik içinde, sanki tüm toplum için en iyisini iktidar yapabilirmişçesine gerçekleştirilebilir.

Sonuç olarak ilan edilen olağanüstü halin kanun yapma biçimindeki yansımaları ve fiili olarak siyaset yapma biçimindeki etkileri –muhalifleri siyasetsizleştirmesi- iktidarın devlet aygıtını yeniden dizayn edebilmesi için bir araçtır. Ancak bu durumu stratejik bir hamle olarak görmek ve muhalefetin hamleleri ile bu OHAL’in başka sonuçlar doğurabileceğini akılda tutmak gerekir.

[1] http://mulkiyehaber.net/?p=16490

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar