başlangıç yazıları n.0: başlangıç için çağrı -

Parmağını sürsen dünyaya, rengini anlarsın

                                                    Gözünle görsen elmayı, sesini duyarsın

                                          Onu işitsen, yuvarlağı sende kalır

   Her başlangıçta yeni bir anlam vardır.

                                                                                              Edip Cansever

Bu ülkede “yeni bir sol” için şimdiye kadar epey bir çağrı yapıldığını, buna yönelik irili ufaklı bir dizi deneyimin yaşandığını biliyoruz.

Bir yenisine çağırmıyoruz.

Bir araya gelme amacımız solun merkezinin oluşturulmasına yönelik bir sürecin başlatılmasına tüm gücümüzle katkı sunmak. Solun Türkiye’deki aşırı parçalı yapısı elbette büyük sorun, fakat sorun ettiğimiz merkez eksikliğinin sebebi değil semptomu.

Türkiye solu, neoliberal dönemde toplumsal hareketler içerisindeki direniş ve inşa faaliyetlerini ya yok sayan ya da talileştiren bir hat izledi. Buna paralel olarak siyasal alanda da, Türkiye’de süregelen “kültür savaşlarının” bir yakasından diğer yakasına salınan tutumların tali öznesi olmayı kendisine reva gördü, halen de görmekte. Emekçilerin ve neoliberal kapitalizmin mağduru diğer farklı toplumsal kesimlerin muktedir birer siyasal özne olarak sahneye çıkmalarının önünü açacak pratikler sergileyemedi. Bu nedenle toplumsal bağlarını çok büyük ölçüde yitirdi ve bu nedenle de liberalleşme ile ulusalcılaşmanın ötesinde kendisini bir siyasal yönelim ve kimlik olarak inşa edemedi.

Sosyalist solun merkezini oluşturmak bu temel sorunları aşmakla mümkündür.  Her bir parçasının kendisini merkez olarak gördüğü solun bu uzatılmış fetret döneminden çıkmak ve gerçek bir merkezin inşasına katkı sunmak esas kaygımız. Bunun, bildiğimiz mevcut yapıların bir kısmının bir araya gelmesinden ibaret bir “solun birliği” hikâyesi üzerinden gerçekleşemeyeceğinin farkındayız. Bu süreci, solun ideolojik, politik ve pratik olarak yeniden harmanlanmasına yönelik girişimlerin ortaya konması ve bu yönde aktif tutum alışlar olarak kavrıyoruz. Yürüteceğimiz tartışmaları ve ortaya koyacağımız pratikleri bu minvalde şekillendireceğiz.

Kendimizi aklamıyoruz. Sosyalist, devrimci solun içerisinden geliyoruz, onun bir parçasıyız. Ortada sosyalist sol adına her ne yanlış varsa, kendi payımıza düşeni hanemize yazıyoruz. Ümitsizlik de yaymıyoruz. Zira “yeryüzünün lanetlileri” dünyanın her yerinde yeniden hareketleniyor. Brezilya’dan Tahrir’e, Wall Street’ten Gezi Parkı’na kadar rengini bilmediğimiz dünyalar, sesini duymadığımız meyveler, şeklini bilmediğimiz sesler ortaya çıkıyor.

Anlamını bulmak ve bu anlam uyarınca eylemek için herkesi yeni bir başlangıca çağırıyoruz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bulunduğu kategori : Başlangıç Yazıları

Yazar hakkında

İlgili Yazılar