musul ve ırak’taki gelişmeler üzerine – ırak işçi konseyleri ve sendikaları federasyonu -

 

Musul dahil bir dizi Irak şehrinin silahlı grupların eline geçmesi, bu şehirlerde yaşayan insanların irade ve isteklerini yansıtmıyor. Halkın mezhepçilikten kurtulunması yönündeki talepleri açık ve nettir. İnsanlar bu taleplerini şiddet dışı oturma eylemleriyle ifade etmiş, ancak silahlı terörist gruplar bu durumdan faydalanarak denetimi ele almışlardır. Halkın ayrımcılık ve mezhepçiliğe karşı talepleri adil ve haklıdır. Başbakan Maliki’nin politikalarıysa gerici ve ayrımcıdır ve bu nedenle de reddedilmelidir. Bu arada IŞİD’in bir dizi şehri ele geçirmesi, buradaki halka ve onun gündelik yaşamına karşı çok ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

El Kaide teröristlerinden Baas Partisi ve aşiret liderlerine, açık bir savaş davetiyesi çıkaran Şii dini önderliğinden askeri ve siyasi kazanımlar elde eden Kürt milliyetçi güçlerine bütün gerici güçler, halkın taleplerini siyasal pastayı paylaşmanın bir aracı haline getirdiler. Bütün bunlar, Irak’ın egemen güçlerin iradeleri doğrultusunda parçalandığı ve halkın iradesinin yok sayıldığı koşullarda gerçekleşiyor.

Irak’ın dağılmasından istifade eden güçler –özellikle İran, Suudi Arabistan ve Türkiye- siyasi kazanımlar elde etmek için kendi bildiklerini okumaktalar. Aynı esnada bu sorunların asıl nedeni olan ABD, her halükarda müdahale etmek için hazırlanıyor. Başkan Obama son hadiseler hakkında konuşurken iki kez Irak petrolü hakkındaki kaygılarından bahsetti. Halihazırda IŞİD’in kontrolü altında bulunan iki milyon insan veya Musul’da IŞİD çeteleri nedeniyle intihar etmeye başlayan kadınların kaderineyse hiçbir önem veya ilgi göstermedi. Irak işçi sınıfı, kuzeydeki Kürdistan’dan güneye ülke çapındaki tek ortak güçtür. Bu gücün varlığı ve onun devamı, ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ve Irak halkının birleşmesine bağlıdır. Bu parçalanma ve bölünmeyi sona erdirecek tek güçtür.

ABD müdahalesini reddediyor ve halka değil petrole ilişkin kaygılarını ifade eden Başkan Obama’nın uygunsuz konuşmasını kınıyoruz. Aynı zamanda İran’ın arsızca burnunu sokmasına karşı kararlı bir şekilde duruyoruz.

Körfez ülkelerinin, özellikle de Suudi Arabistan ve Katar’ın müdahalelerine ve silahlı grupları finanse etmelerine karşı duruyoruz.

Maliki’nin mezhepçi ve gerici politikalarını reddediyoruz.

Aynı şekilde silahlı terörist çetelerin ve milislerin Musul ve başka şehirleri kontrol etmelerini reddediyoruz. Bu şehirlerdeki halkın ayrımcılık ve mezhepçiliğe karşı taleplerine katılıyor ve onları destekliyoruz.

Son olarak, dini kurumun müdahalesini ve ayrımsız savaş çağrısını reddediyoruz.

Halkın çıkarlarını temsil edenler ve bu tehlikeli ve gerici saldırı karşısında onları güçlendirenlerle birlik olmayı hedefliyoruz. Giderek kötüleşen durumu ve aynı zamanda bölgesel müdahaleleri dizginleyecek ve Irak halkını destekleyecek açık bir enternasyonal tutum çağrısında bulunuyoruz.

Irak İşçi Konseyleri ve Sendikaları Federasyonu –  13 Haziran 2014

(Bu bildiri, jadaliyya.com sitesinden kısaltılarak çevrilmiştir)

Çeviri: Stefo Benlisoy

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar