morales ile 5 yıl daha: devrimci değişim hâlâ gündemde mi? – claire veale -

 

12 Ekim Pazar günü Bolivyalılar halihazırdaki başkan Evo Morales Ayma’yı, yüzde 60’ı aşkın bir oranla yeniden seçmek için oy kullandılar. Morales, Dünya Bankası’nın bile sosyal programlarının başarılarını onaylamak zorunda kaldığı antiemperyalist ve sosyalist politikalarıyla gerçekten de geniş bir halk desteği edindi. Yine de hükümeti, ilk defa seçildiğinde verdiği devrimci vaatlerin gerisinde kaldı. Bundan ötürü Morales’in reformlarının ne kadar ileri gittiğini sorgulamak çok önemli.

tabandan gelen bir sosyalist liderin vaatleri

Morales’in geniş popülaritesi onun yoksul ve yerli geçmişine ve 2000’lerdeki antiemperyalist ve neoliberalizm karşıtı popüler halk ayaklanmalarındaki sembolik rolüne dayanıyor. İlk olarak, ABD tarafından, Bolivya’da kutsal olan ve gündelik olarak yüz binlerce Bolivyalı tarafından kullanılan koka yaprağını kriminalize etmek için teşvik ettiği Uyuşturucu Savaşı’na karşı koka yetiştiricilerinin mücadelesine önderlik etmesiyle tanınır oldu. Daha sonra 2000 yılında suyun özelleştirilmesine karşı ve 2003’te doğalgazın kamulaştırılması talebiyle büyük kitleleri sokaklara döken toplumsal ayaklanmalara aktif olarak katıldı. Toplumsal hareketler, 1980’lerden beri Bolivya’nın doğal kaynaklarını özelleştiren ve sömüren neoliberal rejimlere son vermekte başarılı oldular ve 2005’te Evo Morales’in Movimiento Al Socialismo (Sosyalizme doğru Hareket – MAS) partisi, kamulaştırma vaatleri temelinde bu hareketlerin desteğiyle seçimleri kazanmayı başardı.

Dokuz yıl içerisinde Morales hükümeti, Proceso de Cambio (değişim süreci) olarak bilinen süreç aracılığıyla hiç şüphesiz çok sayıda Bolivyalının hayatını iyileştirdi. Annelere, çocuklara ve yaşlılara nakit transferleri ve okuryazarlık oranını radikal biçimde artıran eğitim reformları ve Küba sağlık yardımının işbirliğiyle artık herkese geniş biçimde ulaşılabilir olan sağlık hizmetleri aracılığıyla yoksulluğu azaltıcı planlarda büyük gelişmeler kaydedildi. Aynı zamanda altyapı ve sanayileşme de geliştirildi ve Bolivya’nın anahtar sanayi kollarının kamulaştırılması çabası Morales’in kampanyasının merkezinde yer aldı.

Doğrudan demokrasinin yeni mekanizmalarını uygulamaya koyan ve iktidarı bölgesel, sektörel ve yerli bölgelerine yayarak adem-i merkeziyete yönelen 2009’daki yeni anayasa MAS’ın bir başka önemli başarısını oluşturdu. Anayasa aynı zamanda yerli hakları ve çevre yasaması alanlarında abidevi bir ilerlemeyle Bolivya’yı çokuluslu bir devlet olarak tanımakta ve Doğa Ana’nın haklarını teslim etmektedir. 30 yıldan az bir süre önce ırk ayrımcılığı yüzünden yerli nüfusun belli yerlere girmelerine izin verilmediği bir ülkede Morales’in Bolivya’nın ağırlıklı olarak yerli ve düşük gelirli nüfusunun yaygın desteğine sahip olmasını anlamak zor olmasa gerek.

her şey söylemde

Bununla birlikte Latin Amerika’nın uzun kolonyal tarihinden ve bugünün küresel neoliberalizminden gerçek anlamda kopmak çok zor olduğundan hükümetin politikalarının, Evo’nun seçildiği dönemde vaat ettiği devrimci değişimin uzağında kalmasına yol açtı. Gerçekten de soldaki birçok muhalif Morales hükümetinin, sömürünün kapitalist yapılarıyla mücadele etmeyip popülist söyleme dayalı yüzeysel politika ayarlamalarına odaklandığını savundular ve bir yere kadar bu doğru görünmekte.

Hidrokarbon endüstrilerinin kamulaştırılması, yabancı mülkiyetindeki petrol şirketleriyle olan sözleşmelerin, tam manasıyla kamulaştırma için varlıkları ele geçirmekten çok devletin aldığı rödevansın arttırılmasını hedefleyen basit bir yeniden görüşülmesinden ibaretti. Tarih boyunca kaynaklarının sahipliği elde etme uğruna ateşli savaşçılar olan Bolivya halkını daha fazla kamulaştırma istemekten caydırmak için kullandığı, Morales’in endüstrinin artık devletin elinde olduğu yanlış iddiası gibi, Bolivya hükümetinin söyleminde kullandığı dil problemlidir.

Başkanın söyleminin alandaki gerçeklikle pek uyumlu olmadığı tek mesele bu değil. Aslında Morales uluslararası alanda Pachamama ve Doğa Ana’yı güçlü biçimde savunuşuyla tanınmakta ve küresel ölçekte hakları ve toprakları için mücadele eden yerli mücadelelerini temsil ettiğini iddia etmektedir. Morales’in çevre savunusu ve onun çok ihtiyaç duyulan büyüme odaklı kapitalizm eleştirilerinin dünya ölçeğinde toplumlar için dikkate değer ilerlemeler oluşturduğuna şüphe yok. Morales tarafından geniş bir biçimde öne çıkarılan Aymara geleneği, Suma Qamaña veya buen vivir, yani maddi kazanımlara odaklanmadan doğayla uyum içinde yaşama, kalkınmaya ilişkin ilham verici alternatif bir yaklaşımı yansıtıyor. Yine de söylem, politikalarının gerçekliğinden oldukça uzakta ve bu çelişkileri anlamak için hükümetin ekstraktif (doğal kaynakları işleme/çıkarma) endüstrilerine bağımlılığına bakmak yeterlidir.

servetin sosyalist yeniden dağıtımı ve pachamama

Venezüella ve Ekvator’daki güney Amerikalı müttefikleri gibi Evo Morales, serveti yeniden dağıtma sosyalist siyasetini finanse etmek için büyük ölçüde gaz, petrol ve mineral çıkarmaya dayanmaktadır ve bu strateji çevre siyasetlerine ve yerli haklarını ilerletme hedefleriyle çelişki içerisinde olabilmektedir. Hükümet, Bolivya ve Brezilya arasındaki ticaret yollarını bağlantılandırmak için inşası planlanan otoyol tarafından tehdit edilen TIPNIS koruma alanını korumak için gerçekleşen yerli yürüyüşlerine karşı yüz kızartıcı biçimde baskıcı davranmıştır.

Yakın zamanda Bolivya’daki yerli halk içme suyunda ve tarımda yaygın kirliliğe yol açacak bir madencilik yasasını protesto etmekteyken bu meseleyle ilgili protestolar kriminalize edildi ve önde gelen eleştirel yerli hareketi, CONAMAQ’ın merkezi kapatıldı. Yerli muhalifler, bu yılki başkanlık seçimi adaylarından Fernando Vargas dahil Evo’nun ekonomik büyüme için gezegenin tahribinde öncellerinden farklı olmadığını iddia etti. Bu tartışma sosyalist hedeflerle çevresel hedefler arasındaki muğlak uyumsuzluğa ışık tutmakta.

eleştiriyi kriminalize etme

Hükümetin TIPNIS ve CONAMAQ hareketlerine yönelik şiddetli baskısı MAS’ın, toplumsal hareketler ve eleştirilerle olan zor ilişkisine dair daha genel bir endişeyi gösteriyor. Hakları için on yıllarca mücadele etmiş yerli hareketleri, hükümeti istikrarsızlaştırma ve darbe tezgâhlamak amacındaki emperyalist ve kapitalist grupların etkisi altında çalışmakla itham edildi. Bununla birlikte bu suçlamalar, sadece yerli toplulukların hak mücadelesi içerisinde başardıkları muazzam işi onları emperyalist güçlerin basit kurbanları olarak tarif ederek küçük göstermemekte, fakat aynı zamanda şu hiç yardımcı olmayan “ya bizdensiniz ya da karşımızdasınız” ikiliğini yaratmaktadır. Başkan yardımcısı Alvaro Garcia Linera’nın entelektüel liderliği altındaki Morales hükümeti, düzenli aralıklarla her türlü eleştiri biçimini, toplumsal hareketleri dağıtarak ve eleştiride bulunanları muhalefete çalışmakla suçlayarak kriminalize etti. Morales’in ilk olarak başkan olmasını sağlayanın radikal eleştirel toplumsal hareketler olduğu düşünüldüğünde bu gerçeklik hayal kırıklığı yaratmaktadır.

yeni bir dönem yeni bir umut getiriyor

Hükümetinin bütün geri adımlarına rağmen Evo Morales hâlâ radikal değişim yönündeki umudu temsil ediyor ve siyasetleri Bolivyalılar için devasa bir potansiyel oluşturuyor. Hükümetinin servetin yeniden dağıtımına ilişkin sosyalist vizyonu ve bölgesel işbirliğini teşvik ederek Bolivya’nın kıtanın antiemperyalist eğilimlerine katılma çabaları gerçekten de doğru yönde atılmış adımlar.

Bununla birlikte Venezüella’da gördüğümüz gibi MAS, Morales’in zamanı sona erdiğinde güçlü kalmak ve Proceso de Cambio’yu ileriye taşımak için ilerisini planlamalı. Hükümetin toplumdaki konumunu güçlendirmenin bir yolu, yerli ve işçi hareketlerinin hakiki sağ kanat muhalefetin hükümet politikalarını yıkma çabalarından farklı muamele görmeleri gerektiğini tanıyarak toplumsal hareketler ve eleştiriler karşısında taktik değiştirmek olmalı. Çatışmalı stratejilere ilişkin eğilim uzun vadede sadece MAS’ı zayıflatacak ve sol nezdindeki itibar ve desteğini azaltacaktır. Hükümetle toplumsal hareketler arasında diyalog ve işbirliği için güvenli alan sağlamak, emekleme aşamasındaki dekolonizasyon ve MAS’ın kurmaya çalıştığı sosyalizm sürecini istikrara kavuşturmak için elzemdir. MAS’ın bu yeni dönemin yarattığı fırsatı Proceso de Cambio’yu toplumsal hareketlerle tartışmayı genişleterek ve sosyal projelerini genişleterek sağlama alacağını umalım.

www.internationalviewpoint.org sitesinden çevrilmiştir.

Çeviri: Stefo Benlisoy

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında