meşru kitlesel tepkiden kopmadan “ulusal birliğe” katılmamak – emre öngün -

 

Fransa’da Sol Cephe’nin bileşenlerinden olan “Ensemble! Mouvement pour une Alternative de Gauche Ecologique et Solidaire” (Birlikte! Sol, Ekolojik ve Dayanışmacı bir Alternatif için Hareket) üyesi Emre Öngün ile Paris’teki saldırının yol açtığı tepkileri, saldırının olası siyasal sonuçlarını konuştuk.

 

Charlie Hebdo’ya yapılan saldırı karşısında Fransa’daki tepkileri nasıl değerlendiriyorsun? “Avrupa’nın 11 Eylül’ü” yorumları yapılıyor. Fransız devletinin, siyasi merkezin bu saldırıya yanıtı ne olur sence?

Bu suikastın yarattığı toplumsal tepki bakımından 11 Eylül ile bir benzerlik var. Tabii söz konusu olan, hem canice hem de basına yapılmış bir saldırı. Öldürülenlerin bir kaç tanesi tanınmış simalardı. Wolynski Mayıs 68’in karikatüristi olarak çıkış yapmıştı. Aynı nesilden olan Cabu basındaki çizgileri dışında uzun yıllar boyunca çok izlenilen çocuk programlarına karikatür yapmıştı. Bu da bir-iki neslin toplumsal belleği bakımından azımsanmayacak bir şey.

Dolayısıyla genel tepki tam bir şaşkınlık ve dehşet oldu. Yanıt tabii ki birlik beraberlik çağrıları oldu ve sembolik kararlar alındı: Üç gün ulusal yas ilan edildi ve bugün kamuda 1 dakika sessizlik kararı alındı. Ama bu sadece kamu sektörüyle ilgili bir durum değil. Örneğin iş gereği bulunduğum bir büyük şirkette de bu bir dakika sessizlik geniş katılımla uygulandı bugün.

Henüz ortada bir şey yok ama orta ve uzun vadede siyasi özgürlükleri kısıtlayacak yasal düzenlemeler gündeme gelebilir. Nitekim zaten bu hükümet bu konuda sabıkalı.

Şu an için an durum karmaşık. Bu hafta sonu Cumhurbaşkanı Hollande ve hükümet  bir yürüyüş düzenliyor. Bu yürüyüşe sağcı eski Cumhurbaşkanı Sarkozy’yi de davet etti ve o da kabul etti. Bu yürüyüşle ilgili değişik sağcı güçlerin ve radikal sağın (Ulusal Cephe) duruşları kesin değil. Hollande Ulusal Cephe’yi de davet eder gibi. Yani tam bir “ulusal birlik” girişimi.

Ancak ortada çok belirgin bir durum yok. Nasıl bir yürüyüş olacak belli değil. Alınacak tavır tartışmaya açık. Ama toplumsal tepkinin çok yoğun olduğunu gözardı etmek, dolayısıyla da bu tepkinin Hollande veya Başbakan Valls veya Sarkozy’ye destek olarak algılamak yanlış olur.

Fransa’da “Ulusal Cephe”nin son dönemde çok güçlendiği biliniyor. Bu saldırı aşırı sağı daha güçlendiren, ırkçı, göçmen ve Müslüman karşıtı tepkileri artıran bir siyasal atmosfer yaratır mı?

Evet şu an Ulusal Cephe çok güçlü. Oy oranı olarak zaten daha da güçleneceğini bekliyorduk, her ne kadar “kadroları” hâlâ nispeten zayıf olsa da. Zaten Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen’in 2017 iki turlu başkanlık seçiminde ikinci tura kalması da çok olası bir durumdu. Şimdi bu durum onları daha da güçlendirecek. Ancak şuna da dikkat etmek gerek: Marine Le Pen hiç de aptal değil, nasıl geçen yıl esçinsel evliliğe karşı eylemlerden uzak durduysa aynı şekilde sivri bir Müslümanman karşıtı bir söylemden de kaçındı. Daha ziyade “tüm Müslüman vatandaşları aynı torbaya koymamaya dikkat edelim” seklinde konuştu. Kendisini gerçekleşebileceği öngörülebilir Müslümanlara karşı saldırılardan uzak tutmayı akıl ediyor.

Nitekim bu tür patlamalar başladı bile. Gerici söylemler ötesinde bir kaç kentte (Le Mans, Troyes) boş Müslüman ibadet yerlerine ateş açıldı. Villefranche’da bir caminin yanında olan bir kebapçı kundaklandı.

Fransa’daki Müslüman toplumun tepkileri nasıl?

Bütün Müslümanların tepkisini değerlendirmek mümkün değil; ancak ağırlıkla tüm toplumla pek farkı yok aslında: Dehşet ve kınama. Ama tabii yoğun bir endişe, “bu da bize daha da ağır baskı olması için bir fırsat olarak kullanılacak” şeklinde.

Solun saldırıya karşı tepkisini nasıl değerlendiriyorsun?

Sanırım kayda değer tüm sol örgütler, kendi nüanslarıyla da olsa net ve “ama”sız bir şekilde bu katliamı kınadı. Buna da tabii sendikalar, dernekler, ırkçılıkla mücadele örgütleri dahil. Bu noktada Türkiye gündemi açısından her halde önemli bir veri : Müslümanlara karşı ırkçılığa mücadelede ön sırada olan önemli örgütler de “ama”sız ve çok net bir şekilde bu saldırıyı kınadı.

Saldırıdan sonra gerçekleşen spontan gösterilerde hâkim olan hava nasıldı?

Aslinda bu soru çok önemli. Spontan gösteriler çok kitleseldi, bu bir. Tüm Fransa’dan yoldaşlardan gelen bilgiler aynı yönde: “Sol halkın” yoğunlukla bulunduğu, “demokratik”/basın özgürlüğü temelli, vicdani bir hareketlenme söz konusu… Yani bu gösterilerde ırkçılık ağır basmadı, öyle bir söylem ortaya çıkmadı. İlla böyle kalır mı bilemeyiz ama bu çok önemli bir nokta.

Sanırım böyle bir tepkiye (kitlesel, özgürlük temelli, vicdani ve ırkçı olmayan) sırt dönmek mümkün değil… Ama aynı anda “ulusal birlik” nakaratlarının ne kadar tehlikeli olduğu da ortada. İste durumun ve görevlerin karmaşıklığı : Meşru kitlesel tepkiden kopmadan “ulusal birliğe” katılmamak… Yani ne olursa olsun işimiz zor.

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar