mesele sağduyu değil, siyaset – ahmet bekmen -

 

İki gün önce Başlangıç’ta yayınlanan “Siyasete Dönüş” isimli yazımda ortaya konan düşünceye, sevgili Bahadır Ahıska’dan “Gezi ve Sağduyu” isimli bir yazı ile cevap geldi. İyi de etti. Neticede dostça ve üslubunca yapılan polemikler bizi ilerletir. Ahıska’nın yazısı gibi, bu yazı da bu amacı taşıyor.

Ahıska “kesin olarak galibiyetlere” ihtiyacımız olduğunu söylüyor. Kim istemez galibiyetleri..! Ama maalesef Ahıska’nın yazısında galibiyetten tam olarak ne önerdiği pek anlaşılmıyor. En fazla ortaya çıkan bir tür “kendini iyi hissetme” durumu gibi. Yanlış anlamış olabilirim, açarsa sevinirim.

Üstelik Ahıska, konu edindiği yazıdaki önerimi de “ABD’de olsa da Türkiye’de belediye meclisine insan sokmak yetmez” diyerek pek beğenmemiş. Açıkçası kendi yazımın sonunda o ABD merkezli örneği vermemin sebebi, “bakın adamlar nasıl belediye meclisine insan sokuyor, biz de böyle yapmalıyız” demek değildi. Daha çok toplumsal talepler üzerinden şekillenen bir mobilizasyonun siyasal bir hatta yönlendirilmesi heyecan verici gelir diye düşünmüş, yazıda da onu anlatmaya çalışmıştım. Ama sanırım ya ben iyi anlatamamışım ya da Ahıska bu hattı yeterince ilham verici bulmamış.

Hiç boşuna yenilginin güzellemesini yapmayalım. Gezi’den arta kalanı hoyratça harcadık, harcamaya da devam ediyoruz. Gezi’den anladığımız, Gezi’nin salt zahiri kısmını devam ettirmek oldu; oradan hareket ederek bir tür seviye atlama işine girişemedik. Eksiği ile gediği ile, önemli değil: Gezi’den hareket ederek yeni bir rotayı –yanlış da olsa- inşa etmeye cüret edemedik. İlk yıl dönüme dair an itibariyle ortada olan heyecansızlık ve örgütsüzlük başka ne anlatıyor ki?

Yine bir örnekle bitireyim: Stefo Benlisoy’un Başlangıç’ta dün yayınlanan “İspanya: Podemos Depremi” isimli yazısı bu konuda yine ilham verici: http://baslangicdergi.org/ispanya-podemos-depremi-stefo-benlisoy/

Bulunduğu kategori : Sol

Yazar hakkında

İlgili Yazılar