Korona Seferberliği ya da Seferberlik Ekonomisi – Çağın Erbek -

Koronavirüs, dünyanın pek çok yerinde sile süpüre kendinden konuşturmaya devam ediyor. Sabah kalkıyoruz bir posta #evdekal çağrısından sonra, akşam yatana kadar yekvücut gündem takip ediyoruz. Dünya genelinde virüsün yayılmasına ilişkin rakamlar ne durumda? Ülkemizdeki rakamlar ne kadar gerçek? Bugün kimler koronavirüse yakalandı? Elbette evde kalabilecek şanslı küçük azınlık dışında, pek çok kişi geçim derdiyle işlerinin başında. “Bireysel OHAL’lerini yaratmaya” ancak paydos kadar yakın, üretimi yerinde devam ettiriyorlar.

Koronavirüsle birlikte herkesin aklında bir yandan sağlık krizi, bir yandan da ekonomik kriz var. Virüsün dünya çapında bu kadar etkili olması sağlıkta yaşanan krizi görünür biçimde karşımıza çıkarmış vaziyette. Bununla birlikte uluslararası kurumların resesyon tahminleri, sanayi üretimindeki ciddi düşüşler, talep yönlü sıkışma ekonomik krizi de üstü örtülemez biçimde tarihe yazıyor.

İktidarlar çeşitli ekonomik önlem paketleri ile ulusal sınırlarında süreci kontrol etmeye çalışıyorlar. Türkiye’de de benzer bir ekonomik paket geçtiğimiz hafta açıklandı. Süreçten zarar göreceği düşünülen sektörler belirlendi, destek miktarları kabaca kamuyla paylaşıldı. Avrupa dahil dünyanın pek çok yerinde, Çin’e alternatif olabilecek üretim mekanı arayışı ile Türkiye’nin avantajlı konumundan bahsedildi[1]. Yani virüs, fırsata çevrilebilirdi.

“TİM olarak, ‘evde kalın’ diyoruz”

Peki maskeleri evden mi üretelim başkanım?

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, Koronavirüsle mücadeleye destek konusunda, 61 ihracatçı birliğiyle beraber “yerli ve milli” maske üretimiyle seferberliğe dahil olacaklarını açıkladı.[2] Gülle’nin açıklamaları şöyle; “Tüm iş dünyasının iyi niyetle, parça parça emek sarf ettiği bu süreçte, TİM olarak, bu mücadeleyi bir seferberliğe dönüştürecek şekilde koordine ediyoruz. Ülkemizin birçok büyük hazır giyim, kimya, tekstil firmaları ile birlikte sağlık çalışanlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için, mevcutta yaşanan maske ve dezenfektanların tedarik sıkıntısını aşmak adına bir milli ve yerli Üretim Seferberliği başlatıyor, üretim çarklarımızı Türkiye için çeviriyoruz. Hedefimiz günlük 1 milyon maske üretimi ile başlayıp, aylık 40 milyon adet maske üretimi kapasitesine ulaşmaktır. TİM olarak, bugüne kadar ihracatımız için ürettik, şimdi sağlığımız için üretiyoruz” [3]

Peki bugüne kadar döviz için üretim yapan firmaların, birden “sağlığımız için üretim” yapmalarının ekonomik krizle ilgisi olabilir mi? Yoksa modanın yeni trendi beyaz maske mi? Maskelerde markaların logoları da olacak mı? Çünkü duyduğumuz kadarıyla modanın devleri de maske üretimine başladılar. Prada, Gucci, Yves Saint Laurent, Balenciaga gibi ünlü dünya devi moda markaları, sağlıkta yaşanan krize karşı seferberliğe katılacaklarını, maske üreteceklerini açıkladılar. Bunun dışında Dior, Fendi gibi markaları bünyesinde barındıran LVMH parfüm yerine bu süreçte el dezenfektanı üreteceğini duyurdu.[4]

Bugün yüzünü iç talebe yönelik maske üretimine dönen hazır giyim ve tekstil firmaları elbette bu üretimleri sağlık kurumlarına hibe etmeyecekler. Etseler de minik bir kısmını edecekler. Örneğin İHKİB Başkanı Mustafa Gültepe, toplamda 100 tesiste günlük 1 milyon maske üreteceğinin müjdesini verirken, 3 milyon maskeyi Sağlık Bakanlığı’na hibe edeceklerini açıkladı.[5] 3 milyon maske, verdikleri rakamlara bakılırsa sermayenin 3 günlük üretimine denk düşüyor. Bu durumda hibe edilecek miktar tamamlandıktan sonra emekçiler evlerine dönecekler mi?

#evdekal mesajı veren sanayi kuruluşlarının temsilcileri, emekçileri “korona seferberliği” adı altında kapitalist mantıkla sanayi üretimine zorluyorlar. Bugün yüzlerini “sağlığımız için üretime” çevirmelerinin sebebi de elbette biz değil, sağlığımız değil. Bugünkü olağanüstü koşullarda yüksek talep gören mallar üreterek, üretim sürecinin devamını sağlayabilmek, ekonomik kriz koşullarından en az etkilenmek. Bir nevi uzlaşılmış seferberlik ekonomisi.

Halk sağlığını, sermayelerin sağlığının önüne koyuyorsak; virüsün ciddi vaka ve ölüm sayılarına ulaştığı bugünlerde, sürecin daha vahim bir hal almaması için, emekçilere ücretli izin verilmesi şarttır. Sağlık kurumlarının ihtiyaç duyduğu ürünlerle, halkın temel gıda ürünlerinin nasıl üretilip, dağıtılacağı konusu ise ayrı bir planlama konusudur. İnanıyorum ki kapitalist üretim ahlakı dışında da planlanabilir.

 

Dipnotlar

[1] https://www.milliyet.com.tr/siyaset/son-dakika-kritik-corona-virus-toplantisi-cumhurbaskani-erdoganin-aciklama-yapmasi-bekleniyor-6168393

[2] https://www.ntv.com.tr/ekonomi/timden-uretim-seferberligi-1-milyon-maske-100-bin-dezenfektan,9JMmaN4w60KAsjLcrpyb0A

[3] https://tim.org.tr/tr/haberler-tim-baskani-gulle-bugune-kadar-ihracatimiz-icin-urettik-simdi-sagl

[4] http://www.diken.com.tr/prada-gucci-ve-ysl-maske-uretecek-moda-dunyasinda-corona-seferberligi/?fbclid=IwAR2FoIMXv6LZ82WhIF7qfpllWy6GpVpGPbv2A6wyl3lH7onZIZaEjKxDB20

[5] https://tim.org.tr/tr/haberler-tim-baskani-gulle-bugune-kadar-ihracatimiz-icin-urettik-simdi-sagl

 

Bulunduğu kategori : Başlangıç Yazıları

Yazar hakkında

İlgili Yazılar