Kitlesel, Birleşik Bir Direniş İçin Sokaktan Sandığa, Sandıktan Sokağa -

 

1 Kasım’da olması muhtemel seçimlere dair solun karar verme günleri yaklaşıyor. Bir önceki seçimlerde topu taca atarak kenarda kalmayı tercih edenlerin içinden, bugün itibariyle de “bakın gördünüz mü seçim hiçbir şeyi değiştirmedi, haklıydık” sesleri şimdiden çıkmaya başladı. Bir önceki Başlangıç Yazısı’nda,[1] Başlangıç’ın bu tutumla ilgili görüşleri şu şekilde dile getirildi. Bu kesimler;

“Sokak ile sandığı yine birbirini dışlayan iki seçenekmiş gibi sunmaya çalışıyorlar. Türkiye tarihinde ilk defa bir parlamento çalışmadan kapatılmaya çalışılırken siyasal durumun aslında 6 Haziran’dan farklı olmadığını iddia etmek nasıl bir siyasi öngörüye dayanmaktadır anlamak mümkün değil. Zaten argümana yakından bakıldığında seçimlerin genel olarak bir şey değiştirmediğinin iddia edildiğini görüyoruz, bunu yasal sınırlar içinde mücadele eden siyasi partilerin hem de Kürt Özgürlük Hareketi’ne yönelik dile getirmesi trajikomik. Seksen öncesi geleneklerin türbelerinde Gezi ruhunu çağırmak için ayinler düzenlenirken solun toplumsal karşılığı bu süper politik görünümlü apolitizmle yavaş yavaş berhava oluyor. Buna izin vermeyeceğiz.”

Sarayın ve AKP’nin seçimle yenilemeyeceğini söylemek için âlim veya “büyük devrimci” olmaya gerek yok. Zaten sosyalistler açısından seçimler -“normal zamanlar” dâhil olmak üzere- her zaman için toplumsal ve siyasal muhalefeti güçlendirme vesilesi değil midir? Seçimler, bugün de, sokakta muhalefete devam etmenin, kendi çeperimiz dışındaki insanları kitlesel direniş çizgisine çekebilmenin bir vesilesi olacaktır, öyle kurgulanmalıdır.

Gezi’de ortaya çıkan enerjinin üst üste gelen seçimlerle sandığa yedirildiği doğrudur. “Gezi sandığa sığmaz” dediğimiz o günlerden bu günlere geldiğimizde durumun hızla değiştiğini görüyoruz. Bugün seçimle ilgili olarak önümüzdeki muhtemel senaryolar şunlardır:

– Sıkı polisiye tedbirlere maruz bırakılacak boğucu bir süreç sonrasında seçimin gerçekleşmesi;

– Seçimin, memleketin “ilgili kesimlerinde” olağanüstü hâl şartları içerisinde fiilen geçersizleştirilerek gerçekleştirilmesi;

– Olağanüstü hâlin memleketin bütününe yaygınlaştırılarak seçimin hepten rafa kaldırılması.

Saray’ın ve AKP’nin sokakta mı yenileceğini düşünüyorsunuz? Biz de öyle. O zaman buyurun seçim çalışmasına, her hâlükârda “sokaklık” iş var, dert etmeyin!

Üstelik başka “işler” de var. Almanya hızla faşizme ilerlerken sahnedeki en kifayetsiz aktörün sosyal demokrasi olduğunu görür, hayıflanırız. Mevcut konjonktürde bu durumun Türkiye’de gerçekleşebileceğine dair emareler ortaya çıkıyor. Saray’ın gerçekleştirdiği darbeyi “oturduğu koltuktan” kınayan CHP liderliği, bugün de silahlı kuvvetlerin yurtdışı operasyonlarına cevaz veren tezkereyi onaylıyor. Bu tezkereye dayanarak göstermelik de olsa gerçekleştirilecek bir Suriye operasyonu ile Türkiye’nin “savaş haline” sokulabileceği, buna dayanarak da Saray’ın Anayasanın 78. maddesi uyarınca seçimleri 1 seneye kadar erteletebileceği ya akıllarına gelmiyor ya da kendileri de “daha büyük” bir operasyonun parçası durumundalar. Bu olmasa bile Saray ve AKP’nin bu tezkereyi esas alarak Kürt sorununda silahlı kuvvetlere dayanan tercihini devam ettireceği ortada. CHP liderliği gaflet veya hıyanet içerisinde mi bilemeyiz. Ancak sokaktaki CHP’lileri barışa ikna etmek yine bizim elimizde. Tabii eğer seçim sürecini sokakta yukarıda ifade ettiğimiz şekilde gerçekleştirirsek.

Seçimlerde HDP’nin oylarının yükseltilmesi, AKP’nin istediği oy oranına yaklaşmaması, hatta altına indirilmesi –seçimler gerçekleşirse- hayati önemde. Seçimden sonra Saray ve AKP yine işi “zora süreceğine” göre veya seçimler gerçekleşmezse iş bu sefer yine “başa düşeceğine” göre bunlara şimdiden hazırlıklı olmak, seçim çalışmalarını bu sürece yönelik güç biriktirme vesilesi kılmak da yine hayati önemde.

Velhasılıkelam iş çok. HDP çevresinde bağımsız bir seçim kampanyasının imkânlarını direnişçi bir çizgiye dönüştürmek bizlerin elinde. Yeter ki bu sefer topu taca atmayalım.

[1] http://baslangicdergi.org/bir-kez-daha-hdp-hep-birlikte-mucadele/

Bulunduğu kategori : Başlangıç Yazıları

Yazar hakkında