kamboçya: sınıf mücadelesi yükseliyor – barış çatal -

2014’ün ilk günlerini Türkiye’de iç politikanın çalkantılarıyla karşılarken, dünyanın başka bir coğrafyasında, Kamboçya’da işçilerin (özellikle de tekstil işçilerinin) kitlesel protestoları başlamıştı. 24 Aralık’taki genel grevle başlayan mücadele Ocak ayının ilk haftasında o denli şiddetlendi ki, hükümet ve emniyet güçleri 4 işçiyi (bu rakam 7’ye de yükselebilir) gözlerini kırpmadan öldürmekten, yaklaşık 40 kişiyi yaralamaktan ve 23’e yakın kişiyi (ki aralarında ülkenin önde gelen sendikacıları da bulunuyor) gözaltına almaktan çekinmedi. Diğer taraftan Bangladeş’te Nisan 2013’te çöken Rana Plaza’da ölen 1.135 işçi hala hafızalarda.

Peki, son bir haftadır neler oluyor Kamboçya’da? Artık herkesin bildiği üzere Güneydoğu Asya ucuz işçi havzası. Özellikle uluslararası şirketler ucuz işgücünün bulunduğu, öte yandan sosyal hakların neredeyse bulunmadığı, sendikal haklar için kora kor mücadelelerin gerçekleştirildiği bu bölgede üretim yaptırıyorlar. Buradaki mücadele bir süredir yaşanabilir ücret, asgari ücret minvalinde ilerliyor. Özellikle Kamboçya ve Bangladeş’te sendikalar, sivil toplum örgütleri ve bu konunun doğrudan muhatabı işçiler hükümetlerini bu noktada sıkıştırıyor.

Bunu şuradan biliyoruz: Daha bu protestolar başlamadan önce uluslararası bir network olan ve özellikle tekstil işkolundaki işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çalışan Clean Clothes Campaign (Temiz Giysi Kampanyası) hem Bangladeş’te hem de Kamboçya’da “Living Wage” adıyla bir kampanya yürüttü. Bu saha çalışması hem işçilerin yaşam koşulları hakkında ilk elden bilgi veriyor hem de bu bölgede üretim yaptıran H&M gibi uluslararası markaları bizlere gösteriyor.

Yine Clean Clothes Campaign’in yaptırdığı çalışma şunları ortaya çıkarıyor: Bugün Kamboçya’da asgari ücret 60,68 Euro iken (yaklaşık 180 TL), aslında olması gereken 285,83 Euro’dur (yaklaşık 845 TL). Bangladeş’te ise bu rakamlar 28,60 Euro (yaklaşık 85 TL) ve 259,80 Euro (yaklaşık 770 TL) makas aralığında salınıyor. Nitekim başka bir çalışmaya göre de Kamboçya ve Bangladeş’te her 10 kişiden 4’ü tekstil sektöründe çalışmaktadır. Çalışanların yüzde 90’ı kadındır. Hal böyleyken niçin uluslararası şirketlerin bu bölgeyi tercih ettikleri daha rahat anlaşılabilir.

Asgari ücret temelinde gerçekleşen son çatışmalarda işçiler 97 Euro (yaklaşık 190 TL) talep etmişken, hükümet 60 Euro (yaklaşık 115 TL)önerdi. Uluslararası şirketlerin ‘kulağını büktüğü’ bölge hükümetleri ücretler ve sosyal haklar konusunda işçiler lehine bir adım atmamakta kararlılar. Çünkü özellikle bu bölgeye yatırım yapan uluslararası sermaye şunun farkında:  Eğer bu bölgedeki herhangi bir ülkede işçiler lehine bir gelişme olursa, bunun bir domino etkisiyle diğer ülkelere sıçrama olasılığı var. Bu da uluslararası şirketlerin istemediği bir şey. Aslında benzer müdahalelere Türkiye’de de tanık oluyoruz. Tek fark şu: Türkiye’de bu müdahaleler daha ‘sofistike’ yapılırken, Kamboçya’da daha açık bir mücadele sürüyor.

İşçi sınıfı tarihinde benzer müdahalelere ve mücadelelere daha önce de tanık oldu: Tekstil işçileri Kamboçya’da hak mücadeleleri sırasında hükümetin ve polisin kaba gücüyle karşılaştı. Türkiye’de de işçi grevleri/mücadeleleri, özellikle kritik sektörler diye addedilen hava, petro-kimya, demir-çelik, kömür gibi alanlarda, iktidarda kim olursa olsun hükümet müdahaleleriyle karşılaşmakta.

Ama yine de hatırlayalım: Bundan 23 yıl önce 100 bin maden işçisi Zonguldak’tan Ankara’ya yürüyerek hükümetin düşürülmesinin önünü açmıştı. Neden benzer bir mücadeleyi ve başarıyı bugünlerde Kamboçya’daki sınıf kardeşleri de yaşamasın?

Bulunduğu kategori : Emek

Yazar hakkında

İlgili Yazılar