McDonalds işçileri, tacize karşı grev yaptı! -

Geçtiğimiz Salı günü ABD’nin on kentinde, kadın McDonald’s işçileri hem müdürler hem de müşterilerden kaynaklanan fiziksel ve sözlü tacize karşı iş bıraktı. Eylemcilerin önemli bir bölümünü Latina ve siyah kadınlar oluşturuyordu. 

Yazı: Elise Duvel

Çeviri: Başlangıç Kolektifi

Son 8 Mart dünya kadınlar gününde, fast food zinciri McDonalds, logosundaki M harfini W’ye çevirmişti [İngilizce’deki man -erkek- ve woman -kadın- sözcüklerine atfen -ç.n.]. Ancak McDonalds’ın bu reklam hamlesinin etkisi pek de uzun sürmedi. 8 Mart günü, dünyanın her yerinde binlerce kadın hakları için eylem yaparken, ABD’de McDonalds’ın kadın emekçileri grev yapan diğer kadınlara katıldı, restoran zincirinin aslen kadınları vuran güvencesiz çalışma koşullarını protesto etti, daha iyi çalışma koşulları ve ücret zammı talep etti. McDonalds gerçekten kadınlara değer vermek istiyorsa, işe insanca ücretler vermekle başlayabilir, dediler.

Geçtiğimiz Salı günü ise, ABD’nin on kentindeki kadın McDonalds çalışanları, cinsel tacize karşı grev gerçekleştirdi. ”Artık iki çalışandan birinin şiddete maruz kalmasını kabul etmeyeceğiz”, ”değişim istiyoruz” diyen grevciler, şirketin Şikago’daki genel merkezi önünde eylem yaptılar. Kadınlar, işten çıkarma tehditleriyle üzerilerinde tahakküm kurmaya çalışan müdürlerinin kendilerini taciz ettiğini ifade ederken, müşterilerin tacizkar sözlerini ve hareketlerini de ifşa ettiler.

3000

#MeToo hareketinden ilham alan grevciler, ‘salgın’ olarak niteledikleri cinsel tacizin durdurulması için derhal tedbir alınmasını istiyorlar: Bir kadının şikayet etmesi durumunda belirli bir protokol işletilsin, tacize maruz kalan kadınların korunması için tedbirler alınsın, ve yöneticilere bu konuda formasyon verilsin.

Bu grevden dört ay önce, çok sayıda McDonalds çalışanı ABD’deki EEOC’a (çalışma yaşamında eşitliği sağlamakla görevli federal kurum), şirkete karşı şikayette bulunmuş, ancak bu şikayetler herhangi bir somut sonuç getirmemişti.

Kadın grevcilerden Tanya Harell, 22 yaşında. Harell, çalıştığı McDonalds restoranında müdürlerinin fiziksel tacizine maruz kalıyor. Mayıs ayında onlara karşı EEOC’a şikayet başvurusunda bulunuyor. Hiçbir yaptırım uygulanmıyor. Harell, saatte 8,15 dolar kazanıyor [asgari ücretten biraz fazla -ç.n.] ve çalışma koşullarını iyileşirmek için mücadele etmeye kararlı.

McDonalds’daki kadınların grevi, Fight for 15$ platformunun da desteğini aldı: Söz konusu oluşum, fast food sektöründe saatlik asgari ücretin 15 dolara çıkması için uzun süredir mücadele yürütüyor.

DnY6kK8U0AAZrF-

Kadın işçiler hedeflerine ulaşmak için eylemlerine devam ediyor. Grevin ardından, bu kurumsallaşmış tacize karşı daha fazla sesin yükseldiği ve tanıklıkların arttığı ifade ediliyor. Kadın McDonalds çalışanlarının mücadelesi, örnek alınacak bir mücadele. Gerçekten de, kadınları vuran cinsiyetçilikle mücadele etmek, aynı zamanda güvencesizlik ve ekonomik sömürü koşullarıyla mücadele etmek anlamına geliyor; çünkü tam da bu koşullar nedeniyle, çoğu durumda kadınlar gün be gün yaşadıkları tacizi teşhir etmekten vazgeçiyor.

 

 

 

*

Orijinali:

http://www.revolutionpermanente.fr/Stop-au-harcelement-sexuel-chez-MacDo-la-greve-s-etend-aux-Etats-Unis

Bulunduğu kategori : Mor ve Gökkuşağı

Yazar hakkında