İnisiyatif Almak Mümkün ve Elzem -

Muzaffer Kaya, Esra Mungan ve Kıvanç Ersoy. Barış isteyen üç onurlu arkadaşımız tutuklandılar. Sürecin nasıl işlediği çok açık. “Ya bizim yanımızda yer alacaklar ya teröristlerin yanında” diyerek sınırları çizen Erdoğan, “terör örgütlerine destek verdikleri için güvenlik güçlerimizce yakalanan kişilerin adliyenin bir kapısından girip, diğerinden çıkıp gitmesi artık tahammül edebileceğimiz bir durum değildir” dediğinde mekanizma işlemeye başladı. Ankara’da gerçekleşen katliam, öyle görülüyor ki, yeni despotluğun devlet aygıtı nezdinde iyiden iyiye işlerlik kazanması açısından önemli bir manivela olarak kullanılacak. “Taraf seçmesi” istenenler bizler değiliz. Erdoğan “devlet”e sesleniyor öncelikle. Muhtarından genelkurmay başkanına tüm aygıt bileşenlerine sesleniyor: “Tarafınızı seçin ve gereğini yapın”. Öyle görünüyor ki devletin tüm aygıtları bundan sonra bu çağrı uyarınca taraflarını seçecek ve karar verecekler.Çağlayan’da bugünkü kararın altına imza atan savcı ve hâkimin yaptıkları gibi.

“Memlekette hukuk mu kaldı ne zamandır” diyerek kestirip atmamak, bu merhaleyi ciddiye almak gerekiyor. Faşizm, şefçi otoriter rejim, bonapartist diktatörlük adına ne dersek diyelim birden gelmez. Aşamaları olur. Devlet aygıtı bu aşamalar içerisinde teslim alınır. Erdoğan ve AKP her aşamada bu yönde hamle etmekten geri kalmıyor. Can Dündar ve Erdem Gül vakasında yapılan hamle Anayasa Mahkemesi’nden döndükten sonra, Ankara katliamının yarattığı konjonktür içerisinde şimdi de bu hamle geldi. Bu hamlelerle devletin tüm aygıtlarına “ayar çekiliyor”. Devlet aygıtı içerisinde “çatlak seslerin” olabilirliğine yönelik ayarlar bunlar.

Fakat elbette en büyük “ayar” topluma ve siyasete çekilmeye çalışılıyor. Erdoğan ve AKP, Türkiye’yi içine soktukları durumdan hoşnutsuz büyük bir kitle olduğunu biliyorlar. Fakat siyaset her zaman için aktif rıza kazanmak üzerinden işlemez. Aktif rızasını kazanamadıklarınızın farklı bir siyasete aktif rıza üretmemelerini sağladığınızda da kazanabilirsiniz. Erdoğan/AKP çizgisinin izlediği siyaset budur. Bir yandan seçenek ve sınırlar belirlenerek (“ya bizlesiniz ya onlarla”), şiddet ve baskı kullanılarak akıl ve iradelerimiz rehin alınmaya çalışılıyor. Diğer yandan siyaset de paralize edilmiş durumda. HDP’nin mevcut durum içerisinde “batıda” bir açılım yapabilmesi çok zor. CHP bildiğimiz “iki cami arasında beynamaz” durumunu kırabilecek bir potansiyele ortaya koyamıyor. Sosyalist sol olarak bizlerin inisiyatif alabilmekle ilgili olarak ne kadar hazırlıksız olduğu ise ayan beyan ortada.

Oysa inisiyatif almak mümkün ve elzem. Tutuklanan arkadaşlarımızın da bir parçası oldukları imza kampanyası zor zamanlarda beklenmedik işlerden beklenmedik inisiyatiflerin çıkabileceğini gösteriyor bizlere. Şimdi önemli olan birleşik ve örgütlü inisiyatifler ortaya koyabilmek. Erdoğan/AKP’nin siyaseti belirlemeye yönelik çizdiği sınırların dışında, farklı sınır ve olanaklar öneren, baskı ve şiddet ortamı içerisinde akıl ve iradeleri rehin alınmış kesimleri hedefleyen basit, anlaşılabilir siyasal talepler üretmek. Dağılmış, sinmiş, izole olmuş ve olmakta olan insanlarımızı bir katara dizebilmek için.

Gerekiyorsa Muzaffer Kaya, Esra Mungan ve Kıvanç Ersoy gibi bedel ödemeyi göze alarak.

 

 

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında