İklim krizi ve ekososyalist program -

Fransa’da akaryakıta gelen yeni vergiler nedeniyle başlayıp, çok daha geniş talepler etrafında, genel huzursuzluğun dillendirilmesi halini alan sarı yelek protestoları, uzun süredir unuttuğumuz, iklim dönüşümünün bedelini kimin ödeyeceğini tartışmasını bize tekrar hatırlattı.
 
Üstelik sadece sarı yelekliler değil, son bir yıl içinde Polonya’da madenin kapanmasına karşı eyleme geçen binlerce kömür işçisinden, Almanya’da diesel motor üretiminin kısıtlandırılması sonucu işini kaybedeceğinden çekinen otomobil işçilerinin mücadelelerine kadar birçok alanda, artık daha fazla iklim dönüşümü ile işçi sınıfının gündelik çıkarlarının çatıştığı örneklere denk gelmekteyiz.
 
Biz ekososyalistler olarak çok uzun zamandır, yeşil bir kapitalizmin mümkün olmadığını ve iklim krizine karşı önlemler alınmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak bu dönüşümün bedelini işçi sınıfının ödememesi gerektiğini söylüyoruz. Fakat bu zorunlu ekolojik dönüşümün, işçi sınıfının günlük ekonomik ihtiyaçları ile bağ kurmasını sağlayacak, ekososyalist bir “geçiş programı” oluşturmakta, Dünya genelindeki ekososyalistler olarak eksik kaldık. Belki de biraz da bu nedenle, sarı yelekliler eylemleri başladığında, onlara alternatif bir program sunmakta ve müdahil olmakta da pek başarılı olunamadı.
 
Bizler de, sarı yelekliler eylemlerini ve şu an Katowice’de sürmekte olan COP24 İklim Zirvesi’ni de vesile ederek, Önder Akgül ve Stefo Benlisoy’un sunumlarının ardından, hep beraber bir Ekososyalist Geçiş Programı mümkün müdür ve bu geçiş talepleri neler olmalıdır tartışmak istiyoruz.
Bizimle beraber tartışmak isteyen herkesi bekleriz.
 
*
15 Aralık Cumartesi / 16:00
Taksim Mephisto
Bulunduğu kategori : Kızıl-Yeşil

Yazar hakkında