güvenlik-sen işçi meclisi’nden kamuoyuna bilgilendirme -

 

11.01.2015 tarihinde sendika.org sitesinde, aynı tarihte gerçekleşen Olağanüstü Genel Kurul hakkında “DİSK Güvenlik-Sen Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı” başlığı ile bir haber yayınlanmıştır. Üzülerek belirtmek isteriz ki; ilgili haberde Olağanüstü Genel Kurulun sonucu dışında tek bir doğru bilgi yer almamaktadır. Aynı zamanda Genel Kurul’un havasını yansıtmaktan da fazlasıyla uzaktır. Bu haber karşısında kamuoyuna bir açıklama yapmamız zorunluluk olmuştur.

1) Sendika.org’ta yer alan ilgili haberin içeriğinde; “sendikanın DİSK’e katılmasının ardından başlayan gerilimler, sendika merkez yönetim kurulunun olağanüstü genel kurul kararı alması ile sonuçlanmıştı” denilerek, haberin ilk cümlesinden itibaren manipülasyona başlanmıştır. Sendikamız içerisinde bir gerilim olduğu açıktır. Ancak bu gerilimin DİSK’e katılmakla bir ilgisi olmayıp; eski yönetim içerisinde birkaç kişinin sendikal anlayışı ile sendikanın kuruluş ilkelerinin örtüşmemesinden doğan bir gerilimdir. Sendikamız Umut Sen ilkeleri ile kurulmuş bir sendikadır. Bu ilkelerin en başında; sendikamızın tüm kurullarının, başkanlık gibi sıfatlarının vs. kağıt üzerinde olduğu gelmektedir. Meclisler ve işyeri komiteleri üzerinden şekillenmeyi ilke edinmiş bir yapı inşası çabamızın doğal bir sonucu olan bu yaklaşımımız henüz kuruluş aşamasında bürokratikleşme ve kastlaşmaya karşı aldığımız bir önlem olarak da okunabilir. İşte gerilimin ana kaynağı da burasıdır. Maalesef yola birlikte çıktığımız birkaç kişi, yöneticilik sıfatına bürokratik anlamlar yüklemeye başlamış olup, klasik sendikacılığın koltuk meraklısı olma zavallılığı içersine düşmüştür. Aynı zamanda bu birkaç kişi maalesef kurayla belirlenen yeni yönetimin içerisinde de yer almıştır. Kısacası bu sorun DİSK’e katılmak ve katılmamakla ilgili bir sorun olmayıp, aksine makam peşinde koşanların, sendika yöneticisi sıfatını taşıyan birkaç işçiyi makam ve maaş vaatleriyle kendi etki alanında tutmak isteyenlerin, sendika ilkelerimizi ortadan kaldırma çabasından kaynaklanmaktadır.

2) Aynı haberde; bizim anlayışımızın Genel Kurul’daki temsiliyeti, “sendikanın DİSK’e katılmasından rahatsız olan gruplar mevcut yönetim kuruluna eleştirilerini yöneltirken” cümlesi ile; “DİSK’e katılmaktan rahatsız olan gruplar” şeklinde sığ bir ifade ile açıklanmıştır. Gazetecilere habercilik öğretecek değiliz ama bu kadar dayanaksız bir tanımlama yapılmasının affedilir yanı yoktur. Üstelik ileri sürülen iddia, belgelerle dahi çürütülebilecek bir iddiadır. Burada sadece temel bilgi hatasını düzeltmekle yetinelim; bizler ilgili haberde iddia edilenin aksine, kuruluşunda yer aldığımız ve başlangıçta bağımsız olan sendikamızın DİSK’e katılmasına karar veren işçileriz. Dahası 15.07.2013 günü düzenlediğimiz Birinci Olağanüstü Genel Kurul kapsamında DİSK’e katılım kararını onaylayan delegeler de bizleriz. Bu hali ile bizlerin “DİSK’e katılımdan rahatsızlık duyduğumuzu” iddia etmek, düpedüz yalan ve iftiradır. Bizler DİSK ailesinin bir parçası olduğumuzu biliyor ve bundan övünç duyuyoruz. Bizim tepkimiz sendikayı vesayet altına almaya çalışan ve dahası bunu yaparken hızlı bir bürokratikleşme ve çürüme eğilimini de sendikamıza bulaştıran, işçi iradesini hiçe sayan sendikal anlayış ile bu anlayışın somut örneği Serdar Aslan ve etrafında bulunan koltuk peşindeki birkaç kişiye yöneliktir. Genel Kurul’da DİSK aleyhinde tek bir cümle kurmadığımız Genel Kurul’u izleyen tüm işçi arkadaşlarımızın ve sınıf dostlarının bilgisindedir. DİSK üyesi olmaya biz karar verdik, kamuoyunun bu şekilde yanıltılması emeğimize hakarettir. DİSK’teki bazı yanlış eğilimlerle, bürokrat kişiliklerle mücadele etmeyi de DİSK’li olmanın gereği bir görev sayıyoruz.
3) Herhangi bir haberin, haber niteliği taşıyabilmesi için tarafların eğilimlerini gerçekçi bir biçimde yansıtması gerektiği açıktır. Oysa ilgili haberde, sadece diğer listenin başkan adayı Serdar Aslan’ın konuşmasına yer verilmiş olup, Genel Kurul salonuna hakim olan atmosfere değinilmemiştir. Oysa, ilgili sitede yer alan haberin objektif bir haber niteliği taşıyabilmesi için en azından; Serdar Aslan listesindeki birçok işçinin listede aday olduklarından dahi haberlerinin olmadığı, bir işçinin ilgili listeden istifa ettiği, salonda Güvenlik Sen İşçi Meclisi üyesi delege olmayan onlarca işçinin de bulunduğu ve en önemlisi Güvenlik Sen İşçi Meclisi adayının, adaylık konuşması yapmak yerine, salt bir anlayış konuşması yaptığı belirtilmeliydi. Ayrıca evet; hukuksal zorunluluklarla başkan adayı olarak ilan ettiğimiz Garip Karatay; yönetim kurulu adaylarından Sinan Toprak ve Çankaya Belediyesi’nde işe iadesi için 140 gün direnmiş Ömür Tekin, kişisel bir konuşma yapmamış olup, sadece İzmir’den onlarca işçinin imzasını taşıyan ve sendikal alanda işçilerin söz-yetki ve karar hakkının önemine değinen, kolektif ilke ve anlayışların açıklandığı bir metni okumakla ve bu metnin ilkesel çizgisini sürdüreceklerini beyan etmekle yetinmişlerdir. Bugün gerek sınıf hareketinin, gerekse sendikal alanın açmazlarına nitelikli bir yanıt anlamı taşıyan ve salonda basın dahil, tüm katılımcılara da dağıtılan, altında onlarca işçinin imzasını taşıyan bir metnin, doğrudan bu konu ile ilgili bir haberde yer almaması en hafif ifadesiyle manidardır. Tabii bu arada DİSK adına genel kurulumuzu izlemeye gelenlerin ise yalnızca Soma’da işçi meclisi faaliyetlerine karşı olanlar olması üzücüdür..

4) Bu Olağanüstü Genel Kurul; mevki ve makam peşinde birkaç kişinin aslında nasıl hızla bürokratlaştığının, nasıl işçilerle hiçbir bağı kalmadığının açıkça görüldüğü bir Genel Kurul olmuştur. Yıllardır yönetimde olan arkadaşlarımızın dahi 15 gün önce haber aldığı, delege listesini kontrol için sendika merkezine dahi giremediğimiz Genel Kurul’da, kendileri ile aynı sayıda oy alarak ve Genel Kurul’a gerçek işçi iradesini taşıyarak, aslen sendikanın hattını belirleme hakkına Meclis olarak sahip olduğumuzu görmüş olduk. Bugünden itibaren seçimin gerçek ve tek kazananı olduğumuz bilinciyle hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu sendikanın tek yöneticisi işçi meclisleridir. Önümüzdeki dönemde meclisler üzerinden, tek meşruluğunu kurada kazanmış olmasından alan bu yönetime karşı muhalefetimizin de, sendikayı büyütme faaliyetimizin de artarak devam edeceğinden de kimse şüphe etmesin. Bu tutumumuzu DİSK karşıtlığı olarak tanımlayarak, manipülasyon yaratmaya çalışmanın sınıf hareketine bir faydası olmadığı da aşikardır. Zira bizim mücadelemiz DİSK’e karşı değil, hali hazırdaki yönetimin bürokratik ve nesneleştirici sendikal anlayışına karşıdır, fakat tabii ki sadece sendikamızdaki değil Türkiye işçi sınıfı hareketinin her yerindeki benzer bürokratik vesayetçi anlayışlarla da hesaplaşacağız.

5) Kamuoyuna tekrarla bildirmek isteriz ki, Genel Kurulda daha fazla oy almak veya kura ile seçilmek tek başına bir yönetim organına meşruiyet kazandırmaz. Sendika ilkelerini hiçe sayan ve makam peşinde koşan kimi isimlerin varlığı, yeni yönetimi de zora sokacaktır Daha fazla oy almış veya kuradan çıkmış olan bizim listemiz olsaydı dahi, meşruluğumuz oy çokluğundan veya şanstan değil, sendikayı bürokratikleşme ve kastlaşmaya karşı bir anlayışla hep birlikte yöneteceğimiz üyelerin desteğinden, Genel Kurul’da aynı anlayış etrafında kenetlenmiş güvenlik işçilerinin iradesinden kaynaklanacaktı. Bu anlayışta birleşmiş tüm üye işçilere açık olan Güvenlik Sen İşçi Meclisleri her zaman bu sendikanın tek ve gerçek yönetim organı olmuştur ve olmaya devam edecektir. Önümüzdeki dönemde bu sorumluluk ve bilinçle hareket edeceğiz. Sonuç olarak; ilgili haberi kınadığımızı kamuoyuna bildirir, Güvenlik Sen’i büyütme ama büyütürken bürokratikleşme ve kastlaşmaya karşı mücadelemizde de ısrar etme kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğimizi ilan ederiz.

Saygılarımızla

Güvenlik Sen İşçi Meclisi

Bulunduğu kategori : Emek

Yazar hakkında

İlgili Yazılar