“Cani, Devlet Töreni Yapılmasın” veya Toplumu ve Devleti Nasıl Aklarız? -

 

Özgecan Aslan’ı katlettikten sonra, cinayeti işleyen kişinin “cani (acımasız gaddar)” olduğu dile getirildi.[1] Oysa bu kişi belki de sabahleyin arabasına binen birisine kapıyı açıp “hoş geldiniz” dedi veya bir başkasını yolda kalmasın diye arabasına alıp gideceği yere veya gideceği yerin yakınına bıraktı. Veya hatırlanacağı gibi babası ve arkadaşı bu suçu örtbas etmesi için destek vermişti. Yani babası tarafından destek gören ve hatta onunla suç işleyebilecek kadar ona güvenen arkadaşı olan biriydi.

Ama açıklamalar doğrudan bu kişinin “cani” olduğu yönündeydi.

Peki neden cani diyoruz veya böyle nitelendirmenin bir zararı var mı?

Evet var. Çünkü suç işleyeni cani olarak nitelendirdiğin an bu kişi soyutlanıp, toplum ve devlet üstü veya toplum ve devlet dışı bir konuma getirilir; böylece suç sadece o işi gerçekleştirenin üstüne kalır. Yani suçu işleyeni cani olarak nitelendirmek böyle bir toplumun insanlarında var olan potansiyel saldırganlığı göz ardı etmenin yolunu açar. Suç, işleyenin üstüne kalır toplum ve devlet aklanır. Böylece dışarıda kalan bizler de “canım o caniydi, biz mi biz asla böyle bir cinayete karışmayız çünkü biz cani değiliz” deme “şansı” yakalamış oluruz.

Böylece gündelik yaşantıda o sıradan insanın veya babasıyla işbirliği yapabilecek eşi dostu olan insanın nasıl eline fırsat geçerse bir caniye dönüşebileceğini göz ardı etmiş oluyoruz. Oysa yaşadığı toplumdaki kadın algısı, çocukluğundan beridir bir “erkek” olarak ona yüklenen misyon; iktidarı, gücü temsil ettiği yanılgısı. Bir kadının böyle bir toplumdaki yeri göz ardı edilmiş suç sadece işleyenin üstüne kalmış olur. Hatırlanacağı gibi bir de şöyle haberler yapılmıştı: Özgecan’ın ailesi Türkiye’yi ağlattı.[2] Böylece acıyı sahiplenen bütün Türkiye halkı aklanmış, suç da gökten zembille inen “cani”nin üstüne kalmıştı.

Bugün de bir cenaze var, karanlık bir dönemin baş aktörlerinden birinin: Kenan Evren’in.

Ölür ölmez, sağcısından solcusuna kadar birçok açıklama devlet töreni yapılmaması yönünde. Böyle bir talep kadar tuhaf bir durum daha görmedim. Aksine karanlık bir dönemin baş aktörü bir devlet töreniyle gömülmeli, devlet katiline sahip çıkmalı, devlete kendisini bu katilin dışında tutma fırsatı verilmemeli. Verilmemeli ki bizler de devlet aklının gerektiğinde nice caniler nice zalimler nice diktatörler üretebildiğinin imkânını tartışabilelim. Eğer devlet töreni yapılmazsa, suç yine bir kişinin üstüne yıkılacak.

İçinde bulunduğumuz bir toplumda suç işleniyorsa bunu tek başına suçu işleyene yıkmak toplumu aklamaktır. Nasıl böyle katiller, zorbalar, diktatörler yetiştirdi bu toplum? sorusunu göz ardı etmiş ve bu durumu sorguya çekme şansını da elimizden kaçırmış oluruz.

[1] Elbette bu vahşeti yapan birisi bir canidir. Cani kavramını tartışmaya açmak bu kişinin cani olduğunu göz ardı etmek anlamına gelmiyor.

[2] http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28219970.asp

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar