Bugün 6 Aralık, Alexis’e Selam Olsun! -

 

6 Aralık 2008 günü Atina’nın Exarhia semtinde polis 15 yaşında bir çocuğu sokak ortasında vurdu: Alexandros Grigoropoulos’u. Ertesi gün Yunanistan tarihinin en büyük ayaklanmalarından bir tanesi yaşandı. Bu başkaldırı aslında yeni bir döneme girildiğinin de bir nevi işaret fişeğiydi. Daha önce özellikle küreselleşme karşıtı eylem dalgası ve Dünya Sosyal Forumları çağdaş toplumsal hareketler dünyasının önemli mihenk taşlarını oluşturmuşlardı.Bunlarla birlikte bazı önemli sosyal patlamalar da uç vermeye başlamıştı. 2001 Arjantin ayaklanması, 2005’de Paris banliyölerindeki isyanlar, 2006 Dublin kalkışması hemen ilk akla gelenler. Ancak Alexis’in öldürülmesinden sonra Yunanistan’da hem yüksek siyaset hem de devrimci politika önemli bir kırılma yaşandı. Yunanistan’ı baştan başa bir yangın yerine çeviren, güvenlik aygıtını uzun bir süre paralize eden isyan küre çapında da Arjantin’den Avusturalya’ya, Bosna’dan Çin’e, Fransa’dan İrlanda’ya, Makedonya’dan Rusya’ya, İspanya’dan ABD’ye birçok dayanışma eylemenin yapılmasına yol açtı.

Özellikle bugünlerde birçok toplumsal hareketin ve siyasi yapının kadrolarını oluşturan orta öğretim gençliği kitlesel yürüyüşlerle sokaklara çıktı, ülkenin dört bir yanında karakolların etrafını çevirdi. Çok kısa bir süre içinde tepki bir toplumsal patlama halini aldı. Esnek işlerde düşük ücretle çalışan, geleceksizleştirilen bir kuşak gerek müesses nizamı gerekse de ülkenin her türden solunu şoke etmişti. Bankalar, büyük markaların mağazaları, kapitalizmi temsil eden birçok bina ateşe verilmiş, sistemin bekçisi olarak görülen polis kaçacak yer arar duruma gelmişti. Gençlerin isyanı hem işçi sınıfından hem de daha çok muhafazakar olması beklenecek yaşlılardan çok yoğun bir destek almıştı.

Bugünden bakıldığında 2008 isyanlarının çağdaş Yunanistan tarihinde çok önemli bir kırılma noktasını teşkil ettiğini teslim etmemek mümkün değildir. Zaten isyanın altında yatan iktisadi, siyasal, toplumsal ve psikolojik etkenlerin önemini bir kaç sene sonra Yunanistan’ın mali olarak iflas noktasına geldiği 2010 ve 2011 yıllarındaki tepkide müşahede etme fırsatını bulduk. Meydan hareketleri bir dalga halinde Yunanistan’ın siyasi haritasını alt üst etti. Sosyal hareketler, taban hareketleri, kolektif deneyimler, fabrika işgalleri, sosyal mutfaklar ve klinikler, değişim bankaları Yunanistan’ı, dünyada “başka bir dünya” isteyenlerin yüzlerini döndükleri bir ülke haline getirdi.

2008’de yaşanan isyandan sonra ortaya çıkan Arap ayaklanmaları, Occupy hareketleri neo-liberal kapitalizmin, liberal demokrasinin ve burjuva uygarlığının hegemonyasını veya façasını en azından biraz bozdu. Toplumsal hareketler dünyasında yeni bir döneme girildiğinden bahsetmek artık işten bile değil. Bu büyük resimde “kardeşimsin” diye haykırdığımız, 15 yaşında bir polis kurşunuyla kaybettiğimiz Alexis’in katli ve onun yol açtığı 2008 isyanı önemli bir halkayı teşkil etti. Öldürüldüğü yerin arkasındaki duvarda bugün kardeşi Berkin’in anıt levhasının yanında gülümsemeye devam eden Alexis’e selam olsun!

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar