“Bu ne yaman çelişki, anne…” -

Cumartesi akşamı televizyon başında “O Ses Türkiye”yi seyrediyorum. Sahneye çıkan yarışmacıların neredeyse yarısı Ahmet Kaya’dan söylüyor. Canım sıkılıyor, içim bunalıyor. Şarkılara değil, gayet de severim Ahmet Kaya şarkılarını. Hafıza kaybına mı diyeyim, ikiyüzlülüğe mi diyeyim… işte ona.

11 Şubat 1999’da Magazin Gazetecileri Derneği Gecesi’nde Ahmet Kaya şunları söyledi: “Şu anda hazırladığım ve önümüzdeki günlerde yayımlayacağım albümde bir Kürtçe şarkı söyleyeceğim ve bu şarkıya bir klip çekeceğim. Aramızda bu klibi yayımlayacak yürekli televizyoncular olduğunu biliyorum, yayımlamazlarsa Türkiye halkıyla nasıl hesaplaşacaklarını bilmiyorum.” Sonrası malum.

Aynı Ahmet Kaya 1994’deki bir “Siyaset Meydanı”nda adeta feryat ediyordu: “Gerillanın yüzüne ayaklarını koyup resim çektiren asker, hiçbir gerilla bugüne kadar bunu yapmamıştır. Mademki biz kardeşiz, mademki bütün ülkenin insanları kardeştir. Hani tavuklarımız birbirine karışmıştı, hani birbirimizden kız alıp vermiştik? Nedir bu köy yakmalar, niçin bu insanlar sürgünlere zorlanmıştır?”

Bugün, 90’lardakinden de beter bir savaş yaşanırken, Kürt illeri adeta Filistinleştirilirken, “Devlet katliam yapıyor, bu suça ortak olmayacağız” diyen akademisyenler Kaya’nın uğradığı linçin aynısına maruz bırakılırken, Bay Erdoğan’ın “yakın medyacısı” Acun Ilıcalı’nın programında birbiri ardına Ahmet Kaya şarkıları okunuyor.

Yakın zamana kadar 1990’larda yaşananların ne kadar yanlış olduğu konusunda adeta milli bir mutabakat varken, bugün aynı mutabakat tankların kentleri harap etmesi, insanların bodrum katlarda ölüme terk edilmeleri ya da göçe zorlanmaları üzerinde yaratılmaya çalışılıyor. Ve bu satırlar yazılırken bir yarışmacı “bu ne yaman çelişki, anne” ile puanları topluyor.

Puanlar bestelediği şarkılara akarken Ahmet Kaya Paris’te,  Père Lachaise mezarlığında yatıyor. O mezarlığın bir duvarında, üzerinde “Aux Morts de la Commune” yazan bir mermer levha asılıdır: “Komünün Ölülerine”. 1871’in Komüncüleri bu mezarlığın duvarlarında kurşuna dizildikleri için.

Korkmuyoruz, buradayız.

Ahmet Kaya’nın çocuklarıyız…

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında