BOYDAK’ta Neler Oluyor? -

 

Hak-İş’e bağlı Öz Ağaç İş, ağaç ve kağıt işkolunda sekiz sendika arasında 10.851 işçi ile en çok üyesi olan sendika. Ağaç-kağıt işçilerinin yüzde 8’i civarı sendikalı. Öz Ağaç İş toplam ağaç-kağıt işçilerin yüzde 4’ünü tutuyor. Boydak Holding’e bağlı Boydaş, Bellona, Merkez Çelik, Mondi ve Boyser’de sendikanın yetkisi var. 31.12.2014’te biten toplu iş sözleşmesinin yenilenmesi görüşmeleri 31 Aralık’tan beri devam ediyor ve Şubat sonunda bitmesi bekleniyor.

Daha doğrusu artık beklenmiyor, en azından pasif olarak. 5 Şubat günü, 2000 kişi olduğu söylenen Boydak işçisi, ilk tur toplu sözleşme görüşmelerinde üç yıllık ve yüzde 3 zam teklifinin görüşüldüğü kulaktan kulağa yayılınca, iş bırakarak fabrika önüne çıktı. Boydaş’ta direnişe geçen işçilerin sayısının giderek arttığı, Merkez Çelik başta olmak üzere diğer fabrikalardan da katılım olduğu söyleniyor.

Direniş başlar başlamaz, işveren fabrikaya gelerek işverenlik teklifinin yüzde 3 değil, 9.7 olduğunu, görüşmelerin henüz başladığını, tekliflerinin bilerek çarpıtıldığını ileri sürdü. Sendikanın da Boydak fabrikalarının olduğu organize sanayi bölgesine gitmeye çalıştığı ancak “satılık sendika istemiyoruz” sloganlarıyla karşılandığını biliyoruz. Bunun üzerine sendika da yazılı bir açıklama yaparak anlaşma olmadığını, görüşmelerin sürdüğünü, teklif tasarısının %30 zam ve 4 ikramiye + kıdem zammı olduğunu ve bunda ısrar ettiklerini açıkladı. Ancak ne işverenliğin ne de sendikanın açıklaması, işçilerin direnişi sonlandırmasına yetmedi.

Görünen o ki; işçilerin iki talepleri var: Üç yıllık sözleşme yapılmaması ve yüzde 30 zam. Hem işverene, hem de sendikaya kızgınlar.

İşverene kızgın olmalarının nedeni açık: İşçi sağlığı açısından en tehlikeli işlerden bir tanesi olan ağaç sektöründe talaşın yarattığı astımdan kansere kadar çok çeşitli hastalık riskleriyle beraber, uzun sürelerle, düşük ücretle çalışıyorlar. Buna karşın, Boynak Holding 2013 yılında yüzde 9,8  büyüme artışıyla 6.150 Milyar TL ciro gerçekleştirdi. Kayseri’de 2013’de en fazla kurumlar vergisi ödeyen 100 şirketin ödediği toplam vergi içerisinde Boydak grubunun payı yüzde 34. Boynak, büyüme artışı kadar zam yaparak, verimliliği ödüllendirmeyi planlıyor belli ki, ama işçiler lehine kendi refah seviyesini düşürmeye de razı değil.

Sendikaya “kızgınlığın” nedeni ise; belli ki biten toplu iş sözleşmesinin yerine nasıl bir toplu iş sözleşmesi istenildiğinin işçilere sorulmamış olması. Aynı zamanda üç yıllık sözleşme konusunda metal işçilerinin tutumunun yarattığı havanın da belirleyenlerden bir tanesi olduğunu ileri sürmek yanlış olmaz. Ama bunun da ötesinde, sendikanın işçilerin kendi ürettikleri refahtan pay almalarını sağlamak gibi temel bir işlevini yerine getiremiyorsa ne yaptığı konusunda ciddi güvensizlik, sendikaların sendikalı olmayı en iyi ihtimalle işverenle toplu iş görüşmesine indirgeyen tavırları ile daha da perçinleniyor. Öz Ağaç İş’in üyesi olduğu Hak-İş’in “ül­ke gerçek­le­ri­ni dik­ka­te alan ya­pı­cı, uyum­lu ve uz­laş­ma­cı sen­di­ka­cı­lık an­la­yı­şı­” ise, sendikanın zaten başka türlü bir projeksiyonu olmadığını ortaya koyuyor.

İşçiler, ürettikleri refahtan daha fazla pay istiyor. Sendikalar, bunu kolaylaştırmak bir tarafa, bazen nesnel, bazen de kasıtlı olarak bu payın artırılmasını engelleyici bir rol üstleniyor. Hak-İş Sendikalarının AKP’li işverenlerle yaptığı bugün açıkça işçilerin refah payını kasıtlı olarak sınırlamak, bunun önünde tampon olmaktır. İşte Boydak işçileri, bugün masada ne konuşuyor olsun, yüzde 3 zam spekülasyonları doğru çıksın çıkmasın; bunun farkına varmış görünüyorlar.

Boydak işçisinin direnmekten başka şansı yok. Daha bundan altı ay önce muhalif şube başkanını Yıldız Sunta direnişi sırasında işten attıran, şubesini kapatmayı göze alan Türk-İş / Ağaç-İş’in sicili de ortada. 1980 öncesi toplumsal hareket sendikacılığının ilk örneklerinden birini veren DİSK / ASİS’in yeniden canlandırılması yıllar alabilir.

Bizim açımızdan, sendikaların işlevi kapitalizmin sürdürülmesi için sübap olmak değil, en geniş anlamıyla işçi sınıfının örgütlenme bilinci ve kültürü yanında, işyerlerinde karar alma süreçlerine katılım yoluyla kendi kendilerini yönetebileceklerine dair bir özgüven kazanmalarıdır. Sendikal bürokrasiyle mücadele, temel olarak işçilerin bu özyönetim pratiğini kazanmasını engellediği için, sosyalist solun birincil gündem maddelerinden bir tanesi olmalıdır. An itibariyle, Boydak işçisi için durum budur.

 

Bakınız:

“Daha az toz” Öz Ağaç İş Sendikası Yayını.

TOBB Türkiye Mobilya Ürünleri Meclisi Sektör Raporu, 2013

Bulunduğu kategori : Emek

Yazar hakkında

İlgili Yazılar