Başka Bir Sanat Mümkün mü? – Emin Çelik -

Günümüz sanatının üretimlerine baktığımızda  büyük bir kısmının kendini tekrarladığını, bocaladığını  hatta izleyicileri sıktığını fark etmeyeniniz yoktur. Sanat alanının giderek silikleşmesi,  piyasaya teslim olmaya başlaması aslında hepimizi korkutması gereken bir gerçek. Peki bunca sıkıntı ve karanlık varken sanat konuşmanın sırası mı? 1938’de Ernst Bloch ile Georg Lukács arasında 1938’de başlayıp, Brecht, Adorno ve W.Benjamin gibi isimlerin de dahil olduğu sanata ilişkin tartışmaların modern Alman yazınının en aydınlatıcı hadiselerinden olması bir yana aslında bugün sanat konuşmanın neden gerekli olduğunu da açıklık getiriyor.

Bu tartışmanın yapılması gerekliliğini düşünen Atölyealtı Sanat Kolektifi bir kaç yıldır yaptıkları söyleşileri derleyerek geçtiğimiz hafta “Başka Bir Sanat Mümkün mü?” adında bir kitap çıkardılar. Serhat Yüksekbağ tarafından yayına hazırlanan kitap sanatın topyekûn piyasaya teslim olduğunu, hiçleştiğini, tüm gücünü yitirdiğini söylemek yerine bir alternatif arayışında. Sanat-Siyaset ve Estetik olarak üç bölüme ayrılmış olan kitapta; Alaeddin Şenel, Ali Artun, Aylin Kuryel, Begüm Özden Fırat, Ceren Özpınar, Doğan Göçmen, Emre Zeytinoğlu, Ezgi Bakçay, Feyyaz Yaman, Fırat Arapoğlu, Fuat Ercan, Julian Stallabrass, M. Kemal Coşkun, Sungur Savran yer alıyor.

Kitap Alaeddin Şenel’in “Yaratıcılığın ve Sanatın Biyolojik Evrimsel Kökleri”, “Kültürel Evrimsel Açılımı Yararlı-Güzel Dengesi” adlı yazısıyla başlıyor ve insanın “yaratıcı” özne olma halini ve yetenek kavramını tartışıyor. Ali Artun’un “ Sanatın Özerkliği” üzerine yazdığı ve kronolojik olarak anlatığı yazıyı “Beş asırdır sanatın adım adım, çarpışa çarpışa inşa ettiği özerklik, hayal gücünün kudreti, düşüncenin bağımsızlığı tehdit altındadır.” diyerek, bizi uyararak bitiriyor. Ardından, Feyyaz Yaman, “Türkiye’de ve Dünyada Sanat Piyasası ve Alternatifler” yazısında şuanki sanat piyasasının yöntemlerini deşifre ederek ilerliyor.  Aylin Kurye ve Begüm Özden Fırat’ın “estetik deneyim”in altını çizdikleri “Küresel Ayaklanmalar Çağında Estetik ve Direniş” adlı makalede tartışmayı toplumsal hareketlerle birlikte tartışmayı öneriyor.Ve Ezgi Bakçay’ın omurgasını J. Ranciere’in estetik teorisiyle oluşturduğu “Sanat, Yalan ve Mümkünler” evreni makalesi bize bir çıkış yolu işaret ediyor.

Başta Atölyealtı Sanat Kolektifi olmak üzere kitabın oluşum sürecinde olan herkese teşekkür ederim. Böyle çalışmaların artması ve dayanışma ruhunun daim olması dileğiyle…

 

“Barış, insandan yana olan tüm çabaların, tüm üretimin, yaşama sanatını da içermek üzere tüm sanatların temelidir.” Bertolt Brecht

Bulunduğu kategori : Başlangıç Yazıları

Yazar hakkında