arkadaşımızın soma’dan gönderdiği bilgiler devam ediyor… -

 

Orada tanıştığım deneyimli bir uzmanın verdiği bilgileri aktarıyorum:

Bu kazalar neden oluyor biliyor musun?

1- Temel kural şu: ÇOK KÖMÜR ÇOK PARA (kağıda kendisi büyük harflerle yazdı)

2- Maden ocaklarında açılan kanallar kömür boyunca açılıyor. Yani insanların içinde yürüdükleri alanın tavanı da kömürden ibaret. Bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor. Bu dikkat şu demek. Tavandaki kömürün temiz olması gerek. Yani, çatlakları olmaması, tozu olmaması gerek. Tavanda bulunan kömürün yekpare, çatlaksız ve çöpsüz bir hale gelene kadar yukarı doğru kazılması/süpürülmesi gerek. Bu şu yüzden gerekli: A- çatlak demek, kömürün içine oksijen girmesi demek. Kömürün içine oksijen girmesi de, kömürün okside olup yanma olasılığı demek. B- çöpsüz, parçasız olması da, olası yanan parçaların aşağıya dökülmemesi demek. Bu iki husus için de izlenmesi gereken güvenlik protokolleri var:

  • Kömürün pürüzsüz yerine, yekpare yerine gelene kadar süpürmek/kazmak gerekiyor. Ya da son on yıldır Almanların geliştirdiği, Türkiye’de de kullanılan enjeksiyon sistemi de var. Bu enjeksiyon sistemi esasen iki tip kimyasalın karıştırılmasıyla elde edilen, ilk başta akışkan, zamanla genleşen ve katılaşan bir maddenin çatlaklara doldurulmasına/sıkılmasına dayanıyor.  Böylece çatlakların içine, oksijen girmesi ve içten içe yanması engellenmiş oluyor. Ama burada enjeksiyon sistemi yapılmamış, yapılması her koşulda gerekli olan pürüzsüz yere kadar süpürme/kazma işlemi de yapılmamış. Kömür madenindeki  birinci şart çatlaklı kömürün alınması ama burada alınmamış, çünkü ÇOK KÖMÜR ÇOK PARA.
  • Yukarıdan döküntü olmaması için uygulanan protokol şöyle: tünel içine, tavanı desteklemesi için demir tahkikat çubukları döşeniyor (birer metre aralıklarla). Bu demir tahkikatların üstüne de, hasır tel denilen, ince demir bir tül (döküntüleri engellemek için) ve demir ankraj çubuğu yerleştiriliyor. Demir tül, A çözümü ile yok edilememiş gözdene kaçmış olası döküntüleri tutma amaçlı. Demir ankraj ise, istinat duvarlarının arkasındaki kumlukların da içine konulan, toprağın, ya da söz konusu madde neyse onun, hareket etmesi, kaymasını engelleme amaçlı önlem. Burada hasır tel yok. Ankraj çubuğu olarak da, demir yerine ağaç kullanılmış.

3- Bu ocak, daha önce Park Termik tarafından işletilirken, yukardaki açıklanan nedenlere bağlı olarak ufak bir yangın çıkmış. Bu yangın, kömürü dışarı taşıyan lastik bandın üzerine düşen, yanan kömür tarafından başlıyor. Bu yangın büyümeden kontrol altına alınmış ve bir sorun çıkmamış. El değiştirdikten sonra ise yapılması gereken bu yangının yinelemesine karşın önlem alınması, ancak bu yapılmamış. Nitekim aynı nedenden yine yangın çıkmış. (Bu son cümle, Milliyet’in bugünkü manşeti anladığım kadarıyla).

4- Yangın vardiya değişimine denk geliyor, vardiya değişimi ocak ağzı yerine, ocak içinde olduğu için mahsur kalan insan sayısı çok fazla oluyor.

5- Tabi en önemli etkenlerden birisi denetim zayıflığı ve eksikliği. Müfettişler çok ama çok yetersiz. İşi bilmiyorlar. “3 faz 1 nötr olan elektrik bağlantısını, topraklaması var” denildiğinde, bunun olamayacağının farkına varmadan, kabullenip giden müfettişler var. Müfettişleri yeraltı deneyimi yok.

6- Bu çok ama çok önemli: Kapalı alan yangın tatbikatı yapılmıyor. 14 yıl madende çalışmış, maden mühendisi arkadaşın söylediği, bu 14 yıl boyunca bir kez bile yangın tatbikatına rastlamadı. Açık alan yangın tatbikatları yapılıyor ama madende yangın tatbikatı asla ama asla yapılmıyor. Çünkü madende yangın tatbikatı üretimin durması, kömürün çıkmasının sekteye uğraması demek. Ama ÇOK KÖMÜR ÇOK PARA.

7- Çavuşlar üzerinden yürüyen değişik bir taşeron sistemi var. (Bunu tam anlayamadım, üzerinde çalışacağım)

8- Elektrik kabloları açıkta, izole edilmemiş.

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında