akp’yi hakan şükür mü devirecek? – onur doğulu -

Hükümet ve Cemaat arasında uzunca bir süredir devam eden itişme 17 Aralık operasyonları ile beraber artık geri dönüşü olmayan bir meydan savaşına dönüştü.

Bütün bu olanlardan sonra Cemaat veya AKP’den en az birinin iktidarını devam ettiremeyeceğini söylesek herhalde abartmış olmayız.

AKP-Cemaat çatışmasının su yüzüne çıkış tarihini 7 Şubat 2012’de Hakan Fidan’ın KCK soruşturması kapsamında ifadesi alınmak üzere savcılığa çağrılmasına hatta Mayıs 2010 Mavi Marmara operasyonuna kadar götürebiliriz. Bu tespitlerin içine bolca CIA, Mossad vs ekleyerek süreci anlamlandırmaya çalışabiliriz.

Bütün bu toz duman içerisinde unutulmaması gereken bir gerçek var. 31 Mayıs 2013 akşamı başlayan ve Haziran ayı boyunca tüm Türkiye’yi kasıp kavuran, 80 ilde 3,5 milyondan fazla insanın fiilen parçası olduğu, İstanbul’un merkezini yaklaşık 2 hafta boyunca barikatlar ile savunan bir direnişin ardından AKP ve Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’yi eskisi gibi yönetemeyeceğini herkes gördü. Kendisi dâhil.

AKP için kırılma noktası 31 Mayıs 2013 akşamıdır. Yani sokakta AKP’ye karşı isyan etmiş milyonlarca sıradan insanın eylemi.

AKP Bakanlarının tosuncuk oğullarının, Ali Ağaoğlu’nun, TAŞ Yapı’nın sahibi Emrullah Turhanlı’nın, Sulukule ‘de sayısız hukuksuzluğa imza atmış Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in, EMEK Sineması dâhil onlarca tartışmalı projenin sahibi Yorum İnşaat’ın sahibi Osman Ağca’nın gözaltına alındıklarını izlemek kuşkusuz hepimiz için çok keyifli. Yıllardır omuz omuza Türkiye’yi sağcılaştıran, AKP ve Cemaatin arasında bir yarılma oluşması AKP iktidarından kurtulmak isteyen milyonlarca insana umut veriyor.

Ama maalesef Türkiye hala Amerika’da oturan bir cemaat liderinin emriyle harekete geçen savcıların, polislerin ülkesi.

Bütün bu itişmenin sonunda AKP’nin yeni bir sürümü ile bir 15 yıl daha kaybetmek istemiyorsak, bu kavgayı keyifle izlemenin ötesinde bir rol oynamaya hazırlanmamız gerekiyor.

Türkiye siyasetinde 31 Mayıs tarihinden itibaren sokak ve eylem artık en az savcılar, polisler, kasetler kadar etkin bir faktör.

Sokağa çıkıp sözümüzü söyleyelim. Buna en çok bizim hakkımız var.

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar