25 Ocak ve Şeyma: “Bu Hâlâ Başlangıç!” -

 

Fotoğraftaki kadının adı Şeyma el-Sabağ. Sosyalist Halk İttifakı Partisi üyesi. Partinin Mübarek’i deviren devrimin yıldönümü için bugün Kahire’de gerçekleştirdiği eyleme katılıyor. Göstericilerin ellerinde devrimin meşhur “ekmek, özgürlük sosyal adalet” sloganını yazan dövizler var. Gösteriye dair fotoğraflarda suratlar asık, bir devrimin yıldönümüne yakışacak neşeden eser yok. İsyanın dördüncü yıldönümünde her şeyin adeta başa döndüğü, Mübareksiz Mübarekçiliğin, yani eski rejimin kontrolü büyük ölçüde ele aldığının sıkıntısı insanların çehresine yansımış.

Sayısı az gösterici, ayaklanmada ölen sekiz yüzü aşkın insanı anmak için getirdikleri çelenk ve güllerle Tahrir Meydanı’na yürümek istiyor. Şeyma bir başka fotoğrafta bir yoldaşının elindeki çelengi tutmak istiyor sanki. Şeyma’nın da arkadaşlarının da üzerinde bariz bir tedirginlik hali var. Sokak tıpkı devrim öncesinde olduğu gibi tekinsiz bir hal almış. Göstericiler her an saldırıya uğrayabilecekleri endişesiyle hareket ediyorlar.

Küçük gösterici topluluğu kaygılanmakta haklı. Gerçekten de az sonra baştan aşağı silahlanmış, siyahlar içindeki ürkütücü görünümlü “güvenlik güçlerinin” saldırısına uğruyor. Saldırganların başındaki amir, göstericileri işaret ediyor. Belli ki rejim, Tahrir’de dört yıl önceki mücadeleyi hatırlatacak, kendi denetiminde olmayan tüm eylemleri bastırmakta kararlı. Saldırıya ait fotoğraflarda siyahlar içindeki, yüzü maskeli polislerden birinin elindeki silahla göstericilere ateş ettiği görülebiliyor.

Şeyma, polisin açtığı ateş sonucunda kanlar içinde kalıyor. Söylenenlere göre, Şeyma’ya sarılıp onu çaresizce ayakta tutmaya çalışan adam onun eşi. Şeyma’nın yüzünde acı ve öfke var…

Kocası Şeyma’yı ayakta tutmayı beceremiyor. Arkadaşları Şeyma’nın can çekişen bedenini, panik içerisinde sürükleyerek kaçmaya çalışıyor. Gelen haberlere göre, gözaltına alınanlar arasında az önce vurulan sevdiğine can havliyle sarılan o adam da var. Şeyma polis kurşunuyla can verdikten az sonraysa “devrimin mezar kazıcısı” Sisi, televizyon karşısına çıkıp tüm despotların alameti farikası olan o yüzsüzlükle 25 Şubat devriminin şehitlerini andığı bir konuşma yapıyor.

25 Ocak. Mısır’da Mübarek’i devirecek ayaklanmanın başladığı gün. Mısırlılar ilk bakışta garip görünecek şekilde “devrimlerinin” yıldönümünü Mübarek’in düştüğü 11 Şubat’ta değil, ayaklanmanın başladığı 25 Ocak’ta anıyorlar.

Bu basit bir takvim tartışma ya da tercihi değil, ülkede son dört yılda yaşananların nasıl tanımlanması gerektiğine ilişkin de bir tercih. Sokaktakiler 11 Şubat’a değil de 25 Ocak’a, yani “sona” değil de “başlangıca” işaret ederek devrimlerinin bitmediğini vurgulamış oluyorlar. Bizdeki ifadeyle “bu daha başlangıç, mücadeleye devam” diyorlar…

Milyonlarca insanı seferber eden, bütün dünyadaki mücadelelere esin veren 21. yüzyılın bu (şimdilik) en büyük toplumsal ve siyasal kabarışı, dört yıl sonra karşı devrimin kollarında can çekişiyor. Tıpkı Şeyma gibi…

Şeyma acı içerisinde can verirken aklından öfkeyle, dünyanın dört bir yanındaki yoldaşlarıyla aynı şeyi geçiriyordu belki de: “Bu hâlâ başlangıç…”

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar