10danSonra Haydarpaşa Garı’ndan Yola Çıktı! -

#10danSonra 11 Nisan Basın Açıklaması

Haydarpaşa’dan yola çıkan Bahar’dır!

Türkiye siyasi tarihinin en kritik seçimi yaklaşıyor. Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti bizi nefessiz bırakacak büyük kuşatmanın hazırlıklarını tamamladı. İç güvenlik yasasıyla, sansür ve yasaklarla dört bir yanımızı çevirirken, torba torba yasalarla da emeğimizi güvencesizleştiriyor, toprağı, suyu, ortak ve bize ait olan ne varsa alınır satılır hale getiriyorlar.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, şimdi de başkanlık sistemi adı altında, zaten yarım yamalak olan demokrasinin ve özgürlükler namına elimizde ne kaldıysa, onun sıfırlanmasının zeminini hazırlıyorlar. Seçimi bunun fırsatı sayıyorlar. Bu fırsatı önlerine altın tepside sunan ise dünyada eşi benzeri olmayan, darbe icadı %10’luk seçim barajı.

Biz HDP içinde siyaset yapmayan, ancak onun savunduğu ilkeleri değerli bulan insanlarız. Nefes almakta zorlandığımız bu günlerde ‘Yeni Yaşam’ çağrısını ve seçim barajının yıkılabilme ihtimalini, herkes için olduğu gibi, kendimiz ve parçası olduğumuz mücadeleler için de bir umut olarak görüyoruz.

Hem bu çağrının sesini daha gür kılmak hem de bu çağrıya kendimizden bir şeyler katmak için 10danSonra Seçim İnisiyatifi’nde yan yana geldik. Hayatlarını, emeklerini, okullarını, evlerini, derelerini, garlarını, kentlerini, inançlarını ve kardeşlerini savunmak isteyenlerin, ezilenlerin, sokağın mücadelesini mevcut olduğumuz tüm alanlarda ve mecliste de büyütmek istiyoruz.

Yaşamımızı özgürce kurabilmek istiyoruz…

Hepimizin eşit ve özgür yaşadığımız; refahı ve mutluluğu da, yokluğu ve hüznü de adilce paylaştığımız bir dünyayı hak ettiğimize inandığımız için,

Karabasan gibi üzerimize çullanan bu düzen bizi yalnızlaştırmaya çalışırken, mücadele ve dayanışma ruhunu güçlendirmek, omuz omuza yaşamak, para pul için değil de hayat için siyaset dediğimiz için,

Her alanda özyönetim, mahallemizde, şehrimizde, işyerimizde karar sahibi olabilmek için,

Derelerin HES’lere yenik düşmediği; tarım arazilerimizin ve kentsel ortak alanlarımızın parsellenip tüccarlara yem edilmediği; nefesimize, bedenimize termik ve nükleer santral atıklarının karışmadığı; yani suyun, toprağın ve havanın dünyada yaşayan diğer canlıların da hakkı olduğu, ekolojik, özgür bir yaşam için,

Yüzyıllık inkârın son bulması, silahların susup barışın konuşması için, herkesin kendi ana dilinde eğitim görebilmesi, kendi inancına göre özgürce ibadet edebilmesi için, Ortadoğu’da tüm halklara barış ve kardeşlik için,

Kadınların kendi bedenleri, emeği ve kimliği üzerinde söz sahibi olduğu, erkek adaletin değil gerçek adaletin sağlandığı, erkek şiddetine karşı kadınların özsavunma hakkının tanındığı, sokakların ve gecelerin kadınların olduğu bir hayat için,

Ayşe’nin Fatma’yı özgürce sevebildiği, Ali’nin Mehmet’i istediği gibi sokaklarda öpebildiği, homofobi ve transfobinin işte, sokakta, evde, her yerde son bulduğu bir yaşam için,

Okulların kazanç kapısı olarak görülmediği, hastane kapılarının istinasız herkese açık olduğu, konutların gayrimenkul piyasasının bir parçası değil, sosyal yaşamın altyapısı olarak görüldüğü, sokakların, meydanların ve ortak alanların herkesin yaşam ve ifade alanı olabildiği; eğitim, sağlık ve barınma hizmetlerinin bedelsiz, herkesçe erişilebilir olduğu bir yaşam için,

Çalışırken ölmediğimiz bir dünya için, yeni Soma’ların Ermenek’lerin yaşanmaması ve taşeron düzeninin son bulması için, her çalışanın sendika hakkına kavuşması ve tek bir grevin daha yasaklanmaması için,

Her yerde mücadele, mecliste HDP diyoruz.

HDP’ye verilecek her bir oy, Tayyip Erdoğan’ın başkanlık hayallerini ayakta tutan barajın duvarını yıkacak özgürlük dalgası olacaktır.

Yüzde 10 barajını aşacağız, nesnesi kılınmaya çalışıldığımız bu hikâyenin öznesi olacağız! “#NefesAlmakIcin #OylarHDPye” diye söze başlayacağız ve adil, özgür, eşit ve kardeşçe yeni bir yaşamın tarihini yazacağız!

Bugün Haydarpaşa’dan Ankara’ya bir tren kalkıyor. Büyük bir yolculuğa hazırlanıyoruz. Ülkenin dört bir yanında raylar döşenmeye başladı bile. Gelin bu yolculuğa birlikte çıkalım.

Korkuyorlar, bu büyük kalabalıktan. Gezi’de ağaca sarılanından, iş makinesinin bir santim dahi ilerlemesine izin vermeyen Karadeniz köylüsünden, tek eli şalterde grev günü bekleyen metal işçisinden.

Korkuyorlar, bir salgına dönüşecek kent işgallerinden, opera kapısının önünde sevgi duvarı ören sanat emekçisinden, cübbesinin içine bir dünya adalet sığdıran avukatlardan.

Atananın önünde el pençe divan durmayıp üniversitesini terk etmeyen akademisyenden, boykotlarla büyüyen öğrenciden, özgürlüğün çığlığını gecelere taşıyan kadından, LGBTİ bireyden, beyaz yakalıdan, kamu emekçisinden ve halklardan, sıradan insanın sıradan hayatından çaldıkları her saniyenin hesabının 7 Haziran’dan sonra sorulacağını bilerek korkuyorlar.

Biz trensiz bir gardan, bir Nisan günü başlattığımız mücadeleyle, onların bütün korkularını gerçek kılarcasına yaşamı inşa ediyoruz. Bugün Haydarpaşa Garı’ndan yola çıkan tren Ankara’ya ulaşacak. 7 Haziran akşamı, geleceğimizin önüne koyulan baraj yıkılmış olarak Türkiye yeni bir sabaha uyanacak. Baraj yıkılacak AKP’nin başkanlık hayalleri suya düşecek.

Bizim olan her şey gibi elimizden alınmak istenen Haydarpaşa’dan seslenelim birlikte…

Yola çıkan Bahar’dır!

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar