Yıkıcı zamanlarda bir imkân olarak melankoli: Örgüler, elbiseler ve notlar -

Büyük dönüşümler ve büyük kırılmalar yaşadığımız; büyük güçlere kulak kesilip büyük adamları konuştuğumuz şu günlerde küçük bir soru soralım: Sıradan olana, ayrıntıda görünene, hayatın kendisine biraz daha mı dikkat kesilip özenli olmalı?

Böyle yapanlar vardır elbet. Son birkaç zamanda güzel tesadüfler sonucu karşılaştığım kadınlar böylelerdi mesela. Aralarında, onca şey görüp yaşamış ve bunlar karşısında ister öfkeli ister hüzünlü olsun, yine de ellerinden bırakmadıkları örgülere devam eden kadınlar vardı. Ördükleri sert ve soğuk havalara karşı korunaklı tutan gündelik gerekler; kimliksiz-yabancılaşmış olana karşı farklı ve özgün olanı yaşatmak; ince ince, sabırla emek vermek…

Patlamaların hemen ertesinde, neler yapılabileceğine dair kafa yorup mütevazi sayfalara notlar çıkaran kadınlar ya da… Karamsarlıktan, kımıldayamaz olmaktan sıyrılıp yaşama ve zamana özen göstermek. Bugüne bakıp yarına kalacakları dert etmek. Kendileri dışında bir yaşamı taşımanın, doğurmanın getirdiği bir aşkınlık, sorumluluk belki.

Belki de en kötü günlerin hemen ertesinde, desenli elbiselerini giyip, gülüşlerini koruyan kadınlardan bahsetmeli. Tomurcukları ve renkleri korumanın güzelliklerini hatırlatmaktan, sessiz de olsa bir kımıldanma imkânı olduğunu hissettirmelerinden…

Bu kadınlar büyük değil ama her şeye rağmen hayatın ve canlılığın peşinden koşmakla belli ki önemli şeyler yapıyorlar.  Hem de yaşamın kendisine savaş açmış, yıkıcı bir iktidarın her yere sıçradığı bir dönemde.

Karamsar olmak için çok sebebimiz var. Ama burada nasıl bir karamsarlık diye başka bir soru da sorabilir. Dörthe Binkert’in Melankoli kitabı, bununla bağıntılı güzel cevaplar sunuyor. Melankoli burada, olumlu ve yaratıcı imkânları barındıran, yaşam çevrimi içinde doğal bir uğrak olarak görülmektedir.

Melankoli yaşamla ve dünyayla başa çıkmak için, yitirilenle vedalaşmak, ama aynı zamanda yeni olana yer açmak için bir ara veriş, dönemsel geri çekiliştir. Fakat hayatla kurulan bağlar tam da en ayrıntılı, en hassas, en ince, en geniş sınırlarıyla onu içererek gerçekleşir. Bu durum karanlığı, hiçliği, ilgisizliği ve felçleşmeyi sabitleyen depresyondan bambaşka bir şeydir. Burada dönüşebilirlik bilinci eksik kalmakta, değişim mümkün görünmemektedir. Melankolide ise algılamanın merkezinde her şeyin dönüşmesi, dönüşebilir olduğunu görmek vardır. Devinimin, olgunlaşmanın, geçip gitmenin ve yenilenmenin çevrimi dengeleyici bir süreç-hâl olan melankolidedir.

Binkert ilginç biçimde, bir ayakta kalma stratejisi olarak melankoliyi kadına özgü olarak tematize ediyor. Erkek egemen toplumun ise bunu bastırdığını ve yerine hayatla bağları koparan, üreticiliği engelleyen depresyonu geçirdiğini söylüyor.

İktidarın taşıdığı siyaset de böylesi bir depresyonu barındırıyor; yıkıcı, yalnızlaştırıcı ve kımıldayamaz hale getiren bir karamsarlığı körüklüyor. Bu, özellikle canlı olana karşı, bütün tonlarıyla yaşamın ve yaşam ilgilerinin parçalanmasıyla yayılıyor.

Bizse sormaktan vazgeçmeyelim: Yaşam ve dünya ile başa çıkmak için, sıkıştığımız cendereyi aşacak, yaratıcı itkiler barındıran böylesi bir melankolinin imkânlarına eğilebilir miyiz? Yoğunlaşma ve birikim sağlamaya yönelik olarak, dönüşümü varsayan bir öngörüyü geliştirebilir miyiz? Yıkıcı zamanlarda, karanlık vadiden zenginleşmiş bir iç görüyle tekrar süzülerek çıkmak için, kadınların hayatla kurdukları incelikli bağlar bizlere örnek olabilir mi?

Galiba örgüleri, elbiseleri ve notları hafife almamalı…

Bulunduğu kategori : Örgütsel Deneyimler

Yazar hakkında

Son Yazılar
Yayın Politikamız
“Öğrenci Dayanışması” 6. sayı çıktı: Organize oluyoruz! -

Devrimci hareketin fikri dağınıklığı haliyle gençlik hareketine de sirayet etmiş durumda. Üniversite mücadelesi cılız, dağınık ve motivasyonsuz bir dönemden geçiyor. Fikri dağınıklığı gidermeden mücadele alanlarında güçlenmek, pratik mücadele içerisinde yoğunlaşmadan fikri dağınıklığı aşacak bir ufuk geliştirmek söz konusu değil. Bu nedenle işimiz sanıldığından daha zor. Siyasi bir içeriği olmadan içi boş ‘’sokak ve direniş’’ çağrıları yapmak, gerçekliği görmezlikten gelip oyalanma ve bekleme stratejileri üretmek artık...

Devamı ...