Türkiye’nin riskli İdlib hamlesi -

TSK beklenen İdlib operasyonunu dün gece başlattı. Reuters’a göre -El Kaide bağlantılı- Heyet Tahrir el-Şam’ın eşlik ettiği bir askeri güç, tanklar ve zırhlı araçlarla Cilvegözü civarından Suriye’ye giriş yaptı.1

Operasyonun amacı ne? Türkiye’nin hedefinin, İdlib’i kontrol eden Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ile mücadele olmadığı ortada. Oysa ABD’ye göre “İdlib eyaleti 11 Eylül’den bu yana El Kaide’nin oluşturduğu en büyük kurtarılmış alan”. Hayır, TSK İdlib eyaletinin içlerine, örneğin İdlib kent merkezine girmiyor, sadece en kuzey kısmına yerleşecek. Çünkü Türkiye’nin hedefi PYD kontrolündeki Afrin sınırında bir tampon bölge (“gerilimi azaltma bölgesi”) kurmak. Böylece Türkiye Afrin’i üç cepheden kuşatmış oluyor.

ABD istihbarat çevrelerine yakın bir isim olan Charles Lister, Türkiye’nin bu konuda HTŞ ile 3-4 toplantı yaptığını, bir tür geçici anlaşmaya vardığını ve iki gücün çatışmasını beklemediğini belirtiyor. Türkiye’nin kuracağı tampon bölgenin Atme köyünden Daret İzze’ya oradan da Batı Halep’teki Anadan’a uzanacağını ifade ediyor. Buradaki Bereket Dağı stratejik öneme sahip, çünkü Afrin’e yukarıdan bakıyor.2

Bildiğimiz gibi geçtiğimiz 8 Ekim Pazar günü, bir TSK keşif gücü sınırdan geçiş yapmış, anlaşıldığı kadarıyla önce HTŞ ile kısa süreli, hafif bir çatışma yaşanmıştı. Ardından, her ne olduysa, HTŞ birliklerinin sınırdan içeri giren TSK gücüne eşlik ettiği haberleri gelmişti; bu keşif gücü İdlib’in Afrin’e bakan tarafında bir süre gözlem yapıp geri dönmüştü.

Bugün başlayan operasyonda TSK askerinin asıl rolü oynayacağı, Özgür Suriye Ordusu / Fırat Kalkanı gruplarının geri planda kalacağı ifade ediliyor. Orta vadeli hedef ise, HTŞ’yi zayıflatmak, çekirdek kadrosunda kopuşlar yaratmak olabilir. Bilindiği gibi son dönemde gerçekleşen suikastlerle HTŞ’nin çok sayıda lideri gizemli biçimde öldürüldü. Ayrıca zamanında HTŞ’de yer alan Nureldin El-Zenki Tugayı gibi gruplar, Türkiye operasyonu netleşince HTŞ’den koptu. Türkiye’nin hesabı, HTŞ’yi bu şekilde İdlib’deki el-Zenki, Feylak el-Şam ve hatta Ahrar el-Şam gibi kendine yakın güçlerle tekrar işbirliğine zorlamak, belki yeni bir cephe kurdurmak, HTŞ’yi bunun içinde eritmek olabilir.

Ancak Türkiye açısından İdlib operasyonunu, Fırat Kalkanı kadar sıkıntısız geçmeyebilir. İdlib’de çok daha büyük (4 milyona yakın) ve mülteci ağırlıklı bir nüfus olmasının yanı sıra, tüm kopuşlara rağmen HTŞ çok ciddi bir askeri güç. Dünyada El Kaide’nin elindeki en büyük alan sayılan bu bölgede, 20 bine yakın HTŞ militanı olduğu tahmin ediliyor ve IŞİD’den farklı olarak bu gücün çekirdek kadrosunu Suriyeli, yerli militanlar oluşturuyor. Dolayısıyla toplumsal meşruiyetleri çok daha fazla. TSK’yle beraber çeşitli Suriyeli güçlerin İdlib’e girmesi ve tampon bölgeye yerleşmesi, HTŞ liderliği açısından bir risk oluşturabilir, zira kendi Suriyeli çekirdek kadrosunu bu cenaha kaptırma olasılığı doğabilir. Bu ise HTŞ’nin TSK’ye şu anki hayırhah bakışını değiştirebilir.

Öte yandan Türkiye’nin son dönemde ABD / NATO çizgisinden Rusya / İran hattına doğru kayması da Suriye’deki gruplarla ilişkisini zora sokabilir -malum, Rusya’dan S-400 füze sisteminin alınmasıyla hızlanan bu gerilim, en son ABD vize kriziyle zirve yaptı. Dolayısıyla, Erdoğan’ın açıkladığı üzere İdlib operasyonuna Rusya’nın destek vermesi, HTŞ’nin tavrını tamamen değiştirebilir; zira uzun süredir İdlib’i havadan bombalayan Rusya çok sayıda sivilin ölümüne neden oldu ve yerel halkın büyük öfkesini çekti. Hele Astana’da konuşulduğu üzere Rusya, İran ve Asad rejiminin İdlib’in güney kısmına doğru hamle yapması şiddetli bir çatışmayı tetikleyebilir.

Lister’den kısa bir alıntıyla bitirelim: “Erdoğan [Rusya’nın operasyonda Türkiye’ye destek vereceği şeklindeki] bu açıklamayı yaptığında ben tüm Fırat Kalkanı liderliğiyle biraradaydım. Aralarından hiçbiri, operasyona Rus hava desteği olduğuna dair bir açıklama duymayı beklemiyordu ve hepsi de buna karşı çıktı. Rusya’nın onlara havadan destek verebileceği fikri onları gerçekten çileden çıkardı. Bakalım ne olacak. Eğer Rusya hava desteği sağlarsa, bunun bazı sorunlar yaratabileceğini düşünüyorum. (…) Bunun [Türkiye’yle] mütabakatı bozması mümkün. Halihazırda İdlib’de mevcudiyeti bulunmayan silahlı gruplar, Rusya’yla ittifaka girmeleri halinde, sahadaki inandırıcılıklarını kaybedecektir. Gayet iyi bilindiği gibi, Ruslar uzunca bir süredir İdlib’i ara ara bombalıyor. Dolayısıyla ben Rusya’nın aktif askeri müdahalesinin mevcut mutabakatı bozabileceğini düşünüyorum.”

1 http://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-turkey/first-turkish-military-convoy-enters-syrias-idlib-idUSKBN1CH31K

2 https://www.newsdeeply.com/syria/community/2017/10/10/turkeys-operation-in-idlib-may-not-bring-all-out-war-with-al-qaida

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar