Yedi yıl sonra Tunuslular yine sokakta -

Hafta başından bu yana Tunus’ta protestolar arttı. Bunun temel nedeni, zaten güvencesizlik ve işsizliğin yoğun hissedildiği ülkede 1 Ocak’ta ilan edilen kemer sıkma bütçesi. Son 7 yılda, ülkedeki ekonomik durum daha da ağırlaştı. Cuma günü görece daha küçük çatışmalar ve daha az protestocu vardı, ancak polisin saldırısı aynı ölçüde sertti. Diktatör Bin Ali’nin düşüşünün 7. yıldönümü olan Pazar günü için yeni eylem çağrıları var.

Sadek Basnacki (Çeviri: Başlangıç Dergi)

14 Ocak 2011’de Tunus’un eski cumhurbaşkanı Bin Ali’nin devrilmesinden bu yana ülkedeki ekonomik durum kötüleşmeye devam etti ve sosyal muhalefetin bakış açısından esasında hiçbir şey değişmedi. Talepler halen işsizliğe, kamu hizmetleri ve yatırımların yetersiz düzeyine, ve daha genel olarak da sosyal adalet ve temel özgürlüklere odaklanıyor. Devrimden yedi yıl sonra, başta gençler olmak üzere Tunus’taki en güvencesiz grupların verdiği bu çetin mücadele, eğer hükümeti ve kemer sıkma tedbirlerini geriletmeyi başarırsa, başta Mağrip olmak üzere tüm bölgedeki emekçiler için önemli sonuçlar doğuracak.

Bu kitlesel bir hareket ve son birkaç yıldır Tunus’ta yaşanan mücadelelerden çok daha önemli. Gerginlik ve sosyal tepkiler, adeta bir zirveye, kırılma noktasına ulaşmış gibi görünüyor. Hareketin odağına aldığı 2018 bütçe yasası, KDV’yi dolayısıyla da hayat pahalılığını artırıyor ve yeni vergiler getiriyor. Hükümet bu şekilde kemer sıkmayı iyice artırırken, ülkedeki yüksek enflasyon oranı 2017 yılı sonunda % 6’yı aştı ve uzmanlar 2018’de %8’e ulaşmasını bekliyor.

IMF, Tunus devletine yönelik basıncını artırıyor. Dört yıllık kredisinin 2.4 milyar euro’luk son dilimini serbest bırakmak için, IMF kamu açığının azaltılmasını şart koştu. Hükümet halktan sabır ve fedakarlık istese de, durum Tunus toplumu için katlanılabilir olmaktan çıktı: Üniversite mezunlarını da içeren gençler arasında işsizlik % 30 düzeyinde, orta sınıf mensupları sınıf düşme tehlikesiyle karşı karşıya, ve zaten %40 değer kaybetmiş olan dinar düşmeye devam ediyor.

Daha yerel karakterli olan geçmişteki eylemlere kıyasla, mevcut hareket ulusal ölçekte; iç bölgelerdeki azgelişmiş kasabalardan tutun bazı kıyı kentlerine, hatta başkentin halk banliyölerine kadar tüm ülkeyi etkiliyor. Çünkü yeni bütçe kanunu halk sınıflarını ve orta sınıfları vururken, ayrıcalıklı sınıflara dokunmuyor; çok az vergi ödeyen bu kesimler iktidarın iplerini elinde tutmaya devam ediyor.

Buna ek olarak, yeni rejim ve toplum arasındaki çatlak da giderek büyüyor. Tunus’taki siyasi rejim, devlet başkanı Beci Kaid Essebsi’nin yoğun çabaları ile beraber, bir başkanlık sistemi haline geliyor. Nida Tunus (“modernist”) ve Ennahda’dan (İslamcı) oluşan mevcut iktidar koalisyonu, devlet ganimetlerini paylaşıyor. Birbirini izleyen hükümetler yolsuzluklara karşı mücadele ve sosyal adaletin tesisi adına hiçbir şey yapmadı; dolayısıyla devrimin bu alandaki güçlü talepleri karşılanmadı.

Politikacılar, ülkedeki ağır ekonomik ve sosyal sorunları çözmek için hiçbir şey yapmıyor; bunun yerine iktidar oyunları ve seçim hesapları ile uğraşıyor. Bu büyüyen çatlak, Tunus halkının ezici çoğunluğunda demokrasiye yönelik yoğun bir hayal kırıklığı ve özellikle siyasi güvensizlik hissi yaratıyor artırıyor. Devrimden sonra birçok kez ertelenen belediye seçimlerinin nihayet Mayıs ayında yapılacak olması durumu iyice karmaşıklaştırıyor.

Cuma günkü cılız protestolar

Bu yaygın öfkeye rağmen, Cuma günü sadece 200 gösterici Tunus kent merkezinde yağmur altında biraraya geldi ve hükümete “sarı kart” gösterdi. Eylem çağrısını yapan “Fech Nestannew” (Ne Bekliyoruz?) hareketi yılın başında, artan fiyatlara karşı protesto gösterilerini başlatan yapıydı. Sfax şehrinde de, “Halkın parası saraylarda, halkın çocukları hapiste” yazılı dövizler taşıyan yaklaşık 200 kişi, yoğun polis tedbirleri altında yürüdü. Son eylemlerin açıkça gösterdiği gibi, 2011 yılında dışavurulan toplumsal talepler hala karşılanmış değil ve yedi yıl sonra yakıcılıklarını koruyorlar.

Bu eylemin cılız olmasının bir nedeni de ağır polis baskısıydı. Mevcut rejim, nasıl Tunus toplum ve ekonomisinin temellerini hiç sorgulamadıysa, devasa baskı aygıtını da olduğu gibi devraldı. Tunus yetkililerine göre, Cuma günkü eylemlerde 780 kişi gözaltına alındı. Ennahda’lı İslamcılar ve (Beci Kaid Essebsi’nin ve başbakanın partisi) Nida Tunus’un bir kanadı, eylemler yüzünden Tunus Halk Cephesi’ni suçluyor. Her kitle protestosunda olduğu gibi Tunus hükümeti bu sefer de sol ve radikal solu bastırma fırsatını kaçırmadı. Son günlerde çok sayıda sol militan gözaltına alındı. Tunus Halk Cephesi’nin Facebook sayfasında yaptığı açıklamada, hareketin üç yöneticisinin Perşembe günü Gafsa’da halkı isyana teşvikten gözaltına alınıp ertesi gün serbest bırakıldığı belirtildi.

Tunus halkı henüz son sözünü söylemiş değil: Tunus Halk Cephesi ve güçlü sendika konfederasyonu UGTT dahil olmak üzere çeşitli örgütler, 14 Ocak Pazar günü için eylem çağrısı yaptı. Bu tarih aynı zamanda Bin Ali’nin devrilişinin 7. yıldönümüne denk geliyor. Tunus halkı, devrimin çalındığına tanıklık ettiyse de, henüz kurtuluş arzusundan vazgeçmiş değil.

Orijinali:

http://www.revolutionpermanente.fr/A-la-veille-des-7-ans-de-la-chute-de-Ben-Ali-les-Tunisiens-continuent-de-fouler-le-pave

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar