Sermaye, kriz ve Corbyn -

İngiltere seçimlerinin sonuçları, Muhafazakarların lideri Theresa May için kişisel bir felaket anlamına geliyor. May erken seçimlere giderek, ezici bir çoğunluk elde etmeyi, dahası İşçi Partisi ve onun sol liderliğini ezme planı yapmıştı. Oysa Muhafazakarlar, parlamentoda çok sayıda koltuk kaybederek çoğunluğu yitirdiler. Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi ise sıkı bir kampanyanın ardından oylarını büyük ölçüde artırmayı başardı.

Seçimlere katılım %69’du, ki bu 1997 yılındaki %71.4’den sonraki en yüksek oran. Anlaşıldığı kadarıyla, özellikle de büyük kentlerde, genç insanlar İşçi Partisi’ne oy vermek için sandığa gitti. İşçi Partisi oylarını 10 puan artırıp %40’a ulaşırken, Muhafazakarlar da oylarını 5 puan artırıp %42’ye yükseltti. Seçimin asıl kaybedeni olan, AB karşıtı ve göçmen düşmanı UKIP’in oyları ise çöktü.

[Oy dağılımı – 650 koltuğun 646’sı]

[2015’e göre değişim- 650 koltuğun 646’sı]

Bunun sonucunda, hiçbir partinin çoğunluk sahibi olmadığı, “bıçaksırtı parlamento” denen durum oluştu. Bu nedenle, AB’yle başlayacak Brexit görüşmelerinin tam bir karmaşa şeklinde geçmesi bekleniyor, zira pazarlıkları yürütecek ”güçlü ve istikrarlı” bir hükümet yok ortada.

Ama ortadaki felaket sadece May ve Muhafazakarların değil, bütün İngiliz hakim sınıfının felaketi. İngiltere’nin AB’den ayrılmasıyla ilgili görüşmelerin 19 Haziran’da başlaması gerekiyor, ve şimdi AB’li yetkililerin karşısına, parlamento çoğunluğunu yitirmiş İngiliz yetkililer çıkacak. Nasıl bir anlaşmaya varılırsa varılsın, koşulları İngiliz sermayesinin çıkarlarını vuracak: ticaret hadleri, emeğin hareketliliği ve Londra’ya sermaye akışı olumsuz etkilenecek.

İngiliz ekonomisi zaten çırpınıyor. 2017’nin ilk çeyreğinde İngiliz GSYİH’sı diğer bütün büyük ekonomilerden (G7) yavaş arttı. Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra İngiliz sterlini keskin biçimde değer kaybetti ve yabancı yatırımcılar önlerindeki seçenekleri değerlendirmeye başladıkça bu değer kaybı muhtemelen sürecek: Gerek Brexit’le ilgili belirsizlik, gerekse de bir Muhafazakar azınlık hükümetinin herhangi bir ekonomi politikası kararı alamayacak olması nedeniyle. Geçen seneki Brexit referandumundan bu yana sterlin yüzde 15 değer kaybetmiş durumda.

[İngiliz sterlininin seyri]

Bu düşüş, ithal ürünlerin fiyatlarının artmasına, dolayısıyla da dükkanlardaki fiyatların fırlamasına yol açtı. Enflasyonun daha da yükselmesi ve ortalama İngiliz hanesinin gerçek gelirlerinin iyice erimesi bekleniyor.

[Çekirdek enflasyon oranı]

Ki bunun hemen öncesinde, zaten İngiliz hanelerinin gerçek gelirlerinde son 166 yıldaki en ciddi durgunluk yaşanmıştı!

[Gerçek ücretlerdeki artış 19. yy’ın ortasından bu yana en düşük düzeyinde]

İngiltere’nin dış ticaret açığı giderek büyüyor, zira İngiliz ihracatçıları sterlindeki düşüşten ve ithal fiyatlarındaki artıştan faydalanacak bir konumda değil.

[Cari dengenin GSYİH’ya oranı]

İngiliz sermayesinin, sterlinin değer kaybını avantaja çevirememesinin nedeni, İngiliz imalat ve hizmet sektörlerinin rekabetçi olmaması, zira verimlilik artışı neredeyse sıfır.

2008’deki finansal krizden bu yana dokuz yıl geçti. İzleyen süreçte, büyük ekonomilerdeki kişi başına düşen GSYİH yılda ortalama %1 kadar arttı. Bu, küresel kriz öncesindeki trendin oldukça altında. En iyi performansı sergileyen ülke, toplamda %8.7 büyüyen Almanya oldu; işleri yaver giden Avusturalya ise %6.8 büyüdü. İngiltere ise dokuz yılda toplamda sadece %2 büyümeyi başardı!

[Mart 2008’den bu yana gerçek GSYİH’daki toplam büyüme ve farklı sektörlerin büyümeye katkısı]

Bunun temel nedeni, emek verimliliği artışındaki sıkışma. Büyük Resesyon olarak da adlandırılan 2008 krizinden bu yana İngiltere’nin (sınırlı) ekonomik büyümesini sağlayan unsurlar, bir yanda tüketim patlaması, öte yanda Doğu Avrupa ve AB’den ülkeye göç eden genç insanların sayısındaki ciddi artış.

İngiliz istatistik kurumu ONS’nin son verilerine göre, geçen sene İngiltere doğumlu çalışanların istihdamında herhangi bir artış olmamış. İstihdamdaki net artışın tamamı, yurtdışı doğumlu çalışanlar arasında gerçekleşmiş. Eğer Brexit pazarlıkları başlar ve emeğin serbest dolaşımı ortadan kalkarsa, İngiliz sermayesi yerli emek ve becerileri kullanmak durumunda kalacak. İstihdam artışı yavaşlayacak, ve verimliliğin artmaması halinde, milli gelir artışı kesilecek.

Ve verimlilik artmayacak, çünkü İngiliz sermayedarları üretken sermayeye -yeni makineler, tesisler ve yazılım gibi- yatırım yapmıyor. İngiltere’deki yatırım harcamaları Büyük Resesyon’dan bu yana neredeyse hiç artmadı – kârlılık oranlarının toparlanmış olmasına rağmen.

[İşletme yatırımı miktarı ve artış – çeyrekler bazında]

Zira, kârlar büyük şirketlerin elinde toplanırken, küçük ve orta ölçekli şirketler az kazanç sağladı ve kredi alamadı. Büyük şirketler (aslen teknoloji ve finans şirketleri) elde ettikleri kârı, gerek temettü gerek hisse geri alımı şeklinde hissedarlarına dağıttı; ya da kârlarını yurtdışı vergi cennetlerine gönderdi ve yatırıma dönüştürmedi. Sonuçta İngiltere’deki şirket kârlılığı, Brexit referandumu arifesinde bile düşüşe geçmişti.

[Finans sektörü dışı İngiliz şirketlerinin brüt kârları ve getiri oranları]

İngiliz ekonomisi, en iyi ihtimalle bir durgunluk sürecine girecek. Şimdiden OECD ekonomisteri, Brexit’in etkisinin hissedilmesiyle beraber İngiliz ekonomisindeki büyümenin önümüzdeki yıl %1’e ineceğini öngörüyor. Dahası, önümüzdeki bir iki yıl içinde yeni bir küresel resesyon yaşanması gayet muhtemel.

Muhafazakarların az bir farkla kazandığı 2015 seçimlerinin ardından, bunun aldatıcı bir zafer olduğunu ve Muhafazakarların bir sonraki seçimi kazanamayacağın yazmıştım. Bunu, 2020’ye kalmadan bir küresel resesyon beklediğim için yazmıştım, ama Brexit tabloyu değiştirdi.

Son seçim sonuçları kısmen Brexit referandumunun yansıması oldu; zira Muhafazakarlar AB’den ayrılmayı isteyen bölgelerde daha fazla oy aldı, İşçi Partisi ise AB’de kalmayı isteyen bölgelerde. Ama seçim aynı zamanda, bir azınlık refah içinde yaşarken çoğunluğun yaşam standartlarının ne kadar düşük olduğunu gözler önüne serdi. Bu da Theresa May’in başarısızlığını getirdi.

Yeni kurulacak Muhafazakar azınlık hükümeti uzun süre ayakta kalmakta zorlanacaktır. Yıl bitmeden yeni bir genel seçim daha yaşanabilir, ki bu da, son otuz yılın neoliberal politikalarını geri çevirmeyi hedefleyen bir İşçi Partisi hükümetini başa getirebilir. Ama kapitalist İngiliz ekonomisi darboğazda olduğu sürece, olası bir İşçi Partisi hükümeti de politikalarını uygulamakta zorlanacaktır.

*

Çeviri: Başlangıç Dergi

Yazının orijinali:

https://www.jacobinmag.com/2017/06/united-kingdom-elections-corbyn-may-economy-recession

 

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında