Selahattin Demirtaş: Tahir’i öldüren devlet değil, devletsizliktir -

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Tahir Elçi’nin katledilişi ardından cenazesinde yaptığı konuşmayı Türkiye toplumunun geleceğine dair tarihi bir açıklama olarak gördüğümüz için burada paylaşıyoruz. AKP/Erdoğan iktidarı dar zümre çıkarlarını koruyabilmek adına savaş yönetim tarzıyla Türkiye’yi fiilen bölmektedir ve kasıtlı olarak paramparça etmektedir. Eşit, özgür ve demokratik bir Türkiye’yi dert edinen herkesin Demirtaş’ın bu açıklamasını dikkatlice okuması gerekiyor.

Allah hepimize böyle onurlu bir yaşam ve ölüm nasip etsin. Önemli olan nasıl öldürüldüğümüz değil nasıl yaşadığımızdır Bizler her saniyemizi halkımızın değerlerine kutsallarına bağlılıkla geçireceğiz. Sayın Elçi böyle demişti. Elçi, son saniyesine kadar barışı ağzından eksik etmedi. Onun mirası budur, bizler topraklarımızda çok acı gördük; kan gördük; savaşlar gördük. Her gün cenazeler kaldırdık, morg kapılarında büyüdük. Bunu bir kader olarak kabul etmedik, elbet topraklarımıza barış gelecek. Bunda ısrarcı olacağız, Elçi’nin son sözleri bizim de sahipleneceğimiz barış bayrağıdır. Kan, savaş, ölüm istemedik. Topraklarımızda özgürce yaşamak istedik.
Gerçekler yakıcıdır ama birilerinin söylemesi gerekir, hakikati gizleyerek hiçbir yere ulaşamayacağımızı bilenlerdi Elçi, bedel ödemek gerekir. Koşullar ne olursa olsun cesur olmayı gerektirir, rüzgarın estiği yola göre değil, her koşulda bedel ödemeyi gerektirir.
Elçi, yatağında yastığında ölmeyeceğini bilenlerdi. Hepimiz böyle çıkmadık mı yola? Çocuklarımız torunlarımız yataklarında rahat ölsünler diye canımızı ortaya koyduk, bizi yıldıramazlar böyle.
Sevgili eşinin de belirttiği binlerce onbinlerce faili meçhul karşılayacak. Hepsi çok tanıdık, hikayeleri aynı. Tıpkı Kürdistan toprakları gibi acılıdır yaşam öyküleri. Her birinin yaşam öyküsü acı tarihi, topraklarımızın tarihiyle aynıdır.
Seni Allah’a emanet ediyoruz. Çok şükür ki yüz binlerce dostumuz var, Kürt ile Türk ile demokrasiye inanan yüz binler bugün arkandan ağıt yakıyor.
Bu siyasi cinayetin tam olarak aydınlanacağından şüphemiz var. Haklı şüphemiz var, geçmişte o kadar çok yaşandı ki topraklarımızda benzer acılar yaşandı. Hiçbirinin arkasından failler yakalanacak diye içimiz rahat uğurlayamadık. Çünkü bu devlet hiçbir zaman hepimizin devleti olmadı. Herkes devleti kendi mülkü gibi kullandı. Hepimizin olsun diye, ortak yönetim olsun diye çok uğraştık; uğraşıyoruz. Ama Kürt halkı şunu iyi biliyor; Tahir’i öldüren devlet değil, devletsizliktir.
Çünkü biliyoruz ki bugün barış elçisi başkanımızın arkasından ‘oh olsun’ diyen on milyonlar da var. Ankara’da bu acıyı yüreğinde hissetmeyen bir yönetim, anlayış var. Nasıl bizim yönetimimiz diyebiliriz. Acıda bile ortaklaşamayan bir toplumu nasıl bir arada tutabiliriz.
Tahir Başkanın mirası emaneti yükü ağırdır, ama halkımız bu ağır yükü taşırken tarihi sorumluluğu unutmayacak. Biz bu özgürlük kervanını varması gereken yere ulaştırana kadar herkesle ortak mücadeleyi büyüterek yürüteceğiz.
Gözün arkada kalmasın, böyle olmasını istemezdik.
Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar