‘Şeker’de toplum ve gıda sağlığı obez sermayenin politikalarına terk edilemez! -

Özelleştirme idaresinin 14 şeker fabrikasını özelleştirme kararıyla yeniden gündeme gelen şekerin ekonomi politikası Türkiye halkının ağzında acı bir tat bırakmış durumda.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı popüler söylem olan ulusalcı muhalefet, şekerin ekonomi  politikalarının ardında mısırdan NBŞ (Nişasta Bazlı Şeker) üreten ABD menşeli çokuluslu şirket Cargill’i gösteriyor. En son ortaya çıkan, şeker fabrikalarının satılmasına dair Cargill’in hükümete tavsiye niteliğindeki raporu ve Türkiye’de NBŞ üretiminin en büyük aktörü olarak Cargill’in olması bu inancı doğrular görünüyor. Ne var ki, ulusalcı görüşün eksik bıraktığı bir taraf var: Sınıf egemenliğinin Türk tarafını, milli kimlik sahibi olanın da sömürücü tarafını görmezden gelmek. Mısırdan NBŞ üretimi ve tüketimi artık Türkiye sermayesinin, endüstriyel gıda kapitalizminin temel talebi olmuştur.

Bunu gösteren sadece NBŞ’nin üretiminde aynı zamanda Ülker, Sunar, Tat gibi yerli şirketlerin olması değil; neredeyse bütün gıda endüstrisi son yıllarda artan şekilde bu maddeye müptela oldu. 2000’lerin başından bugüne, NBŞ üretimi toplam şeker üretimi içinde yüzde 10 paya sahip olmasına rağmen bu kota her sene Bakanlar Kurulu kararlarıyla yüzde 50 artırıldı. Artırılmadığı tek sene olan 2016’da yerli üretim artmamasına rağmen NBŞ ithalatı patlama gösterdi. Cargill yönetim kurulu başkanı yakın zamanda yaptığı röportajda, NBŞ kotası 265 bin ton olduğu halde, Türkiye’deki talebin 1 milyon tona yakın olduğunu ve Türkiye’de şirketlerin bunu farklı yollardan karşıladığını dile getirmekte.

Türkiye gıda endüstrisi obez bir arzuyla NBŞ talep ediyor, bu talep yerine gelmediğinde “tarife kontenjanına bağlı ithalat”, “dahilde işleme rejimi” gibi mevzuatlar üzerinden, ve daha da olmadı, gümrük kaçakçılığıyla bu ihtiyacını uluslararası piyasalardan karşılıyor. Bu iptilanın temel motivasyonu NBŞ’nin şeker pancarına göre ucuzluğu; gıda ürünlerinin raf ömrünü uzatması; nakliye, işleme kolaylığıyla üretim maliyetlerini azaltıp karları artırması.

Hatta daha ileri giderek şöyle söylemek mümkün: Türkiyeli patronlar, NBŞ’yi, Türkiye’de şeker pancarından elde edilen şekere tercih ediyorlar, çünkü bu onların aynı zamanda emekçi sınıflara verdikleri geçimlik ücretin düşürülmesine katkıda bulunuyor. Hem Cargill gibi uluslararası sermaye hem de Türkiye sermayesi, emperyalizm ve yerli kapitalizm, NBŞ ve şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda tek bir orkestra gibi davranıyor…

Bugün sadece Cargill’i işaret etmek, Türkiye sermayesinin suçunu aklamayı sağlamakta; oysa suçluları doğru teşhis etmek önemli. Örneğin bugünlerde hükümetin, toplumun şeker meselesindeki baskıları sonucu gündeme getirdiği, kotanın yüzde 5’e düşürülmesi gerçekleşse bile, Cargill üretimini azaltmak zorunda kalsa bile, Türkiye sermayesi deli bir iştahla geçen yıllarda görüldüğü gibi ithalat çılgınlığıyla da olsa NBŞ’ye ulaşacaktır. Bugün kotanın indirilmesi tek başına yetersiz bir taleptir! İthalatı ve gıda şirketleri tarafından kullanımı da yasaklanmalıdır! Yoksa yerli üretimden çekilen, karaborsadan uluslararası ticaretin türlü hileleriyle karşılanacak, NBŞ yeniden soframıza girecektir.

Sağlık Bakanlığı’nın NBŞ’nin etkilerini araştırmak üzere görevlendirdiği bilim kurulunun yayımlanmayan ama sızdırılan raporlarına göre, NBŞ’ler, çocukların ağız tadını manipüle ederken, bir doyma hissine yol açan hormonları uyarmıyor, metabolizmada kaosa yol açıyor. NBŞ’nin fruktoz metabolizmasının farklı olması nedeni ile insülin direnci, obezite, şeker hastalığı, kolon ve meme kanserine yol açacağı yönündeki bilimsel kanıtlar artıyor. Üstelik, Türkiye’deki NBŞ’nin kaynağı olan mısırdaki GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) gölgesi ve bunun olası sonuçları bu raporun konusu değil, rapor sadece NBŞ’nin sonuçlarını konu alıyor. Türkiye gıda endüstrisi belli ki, NBŞ’nin kimyasında da kendi doyumsuz imgesini onu tüketenlerin organizmalarına da yansıtacak bir hammadde bulmuş görünüyor.

Fiyatlar ve bireysel maliyetler kapitalizmin kıblesi. 2000’lerin başından bugüne Türkiye’de şeker pancarı üretiminin azaltılması ve şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda bu direngen ısrarın arkasında bu kıblenin gücü var. Kapitalizmde bireysel fiyatların yansıtmadığı şeyse toplumsal maliyetler. Örneğin bu maliyetler, şeker fabrikalarının kapatılmasıyla işsiz kalacak on bine yakın işçinin, şeker pancarı üretiminin marjinalleşmesiyle kentlerin etrafına sıkışmak zorunda kalacak olan yüz binlerce köylünün kaderini içermez. Ve onların yok oluşuyla ıssızlaşacak coğrafyaların kaderini. Bu fiyatlar, şeker pancarının yan ürünleri olan melasın, küspenin tarımda, hayvancılıkta, alkol üretimindeki yerini içermez. O maliyetlerin içinde obez çocukların hareket etme arzularını ya da yükselen sağlık harcamalarını da göremezsiniz.

Bugün şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve onlarının varlıklarının satışı ardından büyük ihtimal dizginlerinden kopmuş, GDO’lu mısır gölgesinde bir NBŞ üretimine tanık olacağız. Geride kalabilecek olan pancardan şeker üretiminin ürünleri de, bugün emekçilerin ulaşamadığı organik gıda raflarına yükselecek. 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi sadece şeker fabrikası işçilerinin, sadece pancar üreticilerinin değil, NBŞ tüketmeye mahkum olacak nüfusun ezici çoğunluğunun sorunudur. Bir tarafta küresel-yerel sermayeler ve siyasal iktidar bir tarafta ise şeker işçileri, pancar köylüleri ve tüketiciler.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi bu bloğun yıllardır süren ekonomi politikasının bir sonucu ve dolayısıyla mücadele kolay değil. Fakat bizim cephenin genişliğini düşününce insan umutlanmıyor değil.

NBŞ yasaklansın!

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi durdurulsun!

Kaynaklar:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/erdal-saglam/seker-piyasasi-yonetilmiyor-denetlenmiyor-40620508

https://yesilgazete.org/blog/2018/02/27/seker-fabrikalarinin-ozellestirilmesine-neden-karsi-cikmaliyiz-bulent-sik/

https://www.karasaban.net/ciftci-sen-turkiye-seker-fabrikalari-ozellestiriliyor/

https://www.dunya.com/kose-yazisi/gdolu-hayvan-yemi-ekmege-nasil-girdi/354772

http://www.tgdf.org.tr/gida-sanayi-uretimi-zorda/

https://www.tarimdanhaber.com/haber/seker-ve-sekerli-mamuller/seker-kurumundan-dusunduren-aciklama//

http://www.gdoyahayir.net/

http://www.zmo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=23142&tipi=38&sube=0

http://www.gidamo.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=7779&tipi=17&sube=0

https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/hukumetten-seker-karari-2290389/

https://www.gumruktv.com.tr/nisasta-bazli-sekerde-bosna-hersek-vurgunu

Bulunduğu kategori : Kızıl-Yeşil

İlgili Yazılar