Korku bulaşıcı olduğu gibi cesaret de bulaşıcıdır! -

 

7 Haziran seçimlerinde %13,1 ve ardından yapılan ve yoğun saldırı ortamında gerçekleştirilen 1 Kasım seçimlerinde dahi %10,8 oy almış, parlamentoda en büyük üçüncü gruba sahip Halkların Demokratik Partisi’nin eş başkanları ve milletvekillerine yönelik operasyon, parlamenter rejime, halkın demokratik iradesine karşı açık bir darbe girişimidir.

OHAL ilanı ile başlayan ve KHK’ler aracılığı ile her türlü muhalefeti etkisiz hale getirme süreci, 29 Ekim KHK’leri, Cumhuriyet gazetesine operasyon, Diyarbakır belediye başkanlarının tutuklanması ve son olarak 4 Kasım HDP operasyonları ile başka bir aşamaya ulaşmıştır. 15 Temmuz darbe girişimini bir “karşı darbenin” ya da “sivil darbenin” mazereti kılan iktidar, ardı ardına gelen bu siyasi operasyonlarla Türkiye’de parlamenter demokratik sistemi askıya almayı, her türlü muhalefeti sindirerek bir tek adam rejimi kurmayı hedeflemektedir.

Saldırı sadece HDP’ye dönük değildir. Saldırı hepimize, bütün demokrasi güçlerine yöneliktir. Halk baskıyla, zorla, içeride ve dışarıda savaşa sürüklenerek sindirilmeye çalışılmaktadır. Mevcut iktidara, onun rejim değişikliği hedeflerine karşı olan herkes hedeftir.

İktidarın Türkiye’yi içine sürüklemeye çalıştığı kaos ortamına mecbur değiliz. İktidar muhalefetin iradesine kıramadıkça mevcut iktidar bloku da kırılganlaşacaktır. Gün içe kapanma, köşeye çekilme günü değildir. Gün sinizmin, geçmişte kimin hatalı kimin daha öngörülü olduğuna dair beyhude tartışmaların değil, dik durmanın, karşı karşıya olduğumuz zorbalığı alt edebilecek birlik ve dayanışma zeminlerini çoğaltmanın günüdür.

Unutmayın, Selahattin Demirtaş’ın da dediği gibi, korku bulaşıcı olduğu gibi cesaret de bulaşıcıdır.

Başlangıç – 04.11.2016

Bulunduğu kategori : Başlangıç Yazıları

Yazar hakkında

İlgili Yazılar