IŞİD gerilerken El Kaide büyüyor -

Dünyanın neredeyse tüm dikkati IŞİD’in Doğu Suriye’deki yenilgisine çevrilmişken, El Kaide ülkenin kuzeybatısında şu ana kadarki en güçlü kalesini kuruyor.

Çeviri: Başlangıç Dergi

Temmuz’dan bu yana El Kaide, İdlib eyaletinin tamamını ve Suriye-Türkiye sınırındaki hayati bir sınır kapısını kontrol altına aldı. ABD’nin IŞİD karşıtı koalisyon nezdindeki temsilcisi Brett McGurk, “İdlib eyaleti 11 Eylül saldırılarından bu yana El Kaide’nin oluşturduğu en büyük kurtarılmış alan” diyor.

El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Eş-Şam (HTŞ) hareketi -eski adıyla El Nusra Cephesi- uzun süredir, Suriye’nin batısındaki en güçlü isyancı grup. Suriye ordusunun geçen Aralık’ta Doğu Halep’i ele geçirmesinden bu yana, HTŞ İdlib’deki rakiplerini tasfiyeye girişti -Türkiye tarafından desteklenen eski müttefiki Ahrar Eş-Şam da dahil. HTŞ’nin 30,000 deneyimli savaşçısı olduğu tahmin ediliyor ki, yenilgiye uğrayan isyancı gruplardan birliklerin dahil olması ve Suriye devlet başkanı Başar El Esad’ın güçlerinden kaçıp İdlib’e sığınan, mülteci kamplarındaki genç adamların katılmasıyla bu sayının daha da artması bekleniyor.

Doğu Suriye ve Irak’ta IŞİD yenilgi üstüne yenilgi alırken, El Kaide, İdlib’in içinde ve civarında gücünü artırıyor. IŞİD’in aldığı en son darbe, Suriye ordusunun, Salı günü Deyrezzor’daki yalıtılmış birliğine ulaşmayı başarması oldu – IŞİD, kentin hükümet kontrolündeki bu bölgesini üç yıldır kuşatma altında tutuyordu. Fırat’ın içinden geçtiği Deyrezzor, Doğu Suriye’deki en büyük kent; onun tamamen ele geçirilmesi, bir zamanlar Suriye’nin ham petrol üretiminin yarısını sağlayan El Ömer petrol sahalarına giden yolu açacak.

Kuşatmanın kırılması, etraftaki IŞİD güçlerinin kesin olarak püskürtülmesi halinde, hükümetin kontrolündeki bu alanda bulunan 5 ila 10 bin askerlik bir Suriye ordusu taburuyla 93 bin sivili serbest bırakacak – bu insanlar şu ana kadar hükümet uçaklarından bırakılan gıdalarla besleniyordu. Deyrezzor, bir dönem IŞİD’ın topraklarının kalbini oluşturan Fırat vadisinin Suriye tarafında örgütün kaybettiği son kent merkezi. IŞİD her yerde geri çekiliyor. Deyrezzor’un yukarısındaki Rakka’da, ABD destekli ve Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri kentin içlerine doğru ilerliyor; son günlerde kentin tarihi mahallesini ele geçirdiler.

Kanıtlanmış mücadele kuvvetine rağmen, IŞİD, Irak ve Suriye’de çok sayıda cephede farklı güçlerce gerçekleştirilen kara taarruzları karşısında çöküyor. Bütün örneklerde, durumu IŞİD aleyhine çeviren unsur, Rusya veya ABD hava kuvvetlerinin kara taaruzlarına sağladığı yüksek atış gücü. IŞİD’in Doğu Suriye’deki yenilgisi, örgütün geçmişte safına kazandığı veya korkuttuğu yerli kabilelerin kazanan tarafa geçmesiyle beraber hızlanacak. ABD ve Suriyeli Kürtler, Suriye hükümetinin Doğu Suriye’de, Rakka’nın güneyinde otoritesini yeniden tesis etmesi fikrinden hoşlanmayabilir, ama bunu engellemek için savaşmaya hazırmış gibi de görünmüyorlar. ABD devlet başkanı Trump’ın önceliği, Suriye’yi gelecekte kimin yöneteceğinden bağımsız olarak, IŞİD ve El Kaide’yi ortadan kaldırmak.

IŞİD için kötü haber, HTŞ ve El Kaide için iyi haber demek. IŞİD’i yenme gayreti, çok sayıdaki düşmanlarını meşgul ediyor ve onların neredeyse tüm askeri gücünü çekiyor. Muharebe birlikleri sınırlı olan Suriye ordusu, bir seferde ancak tek bir cephede azami güç sergileyebiliyor. Suriyeli Kürtler IŞİD’le mücadele ediyor, ancak ABD’nin artık Kürtlerle ittifaka ihtiyaç duymayacağı ve belki eski NATO müttefiki Türkiye’nin kollarına döneceği kadar kesin bir biçimde IŞİD’i yenmek de onların çıkarına değil.

HTŞ, IŞİD’in gerileyişinden politik ve askeri olarak faydalanacak konumda. IŞİD zaten, El Kaide’nin Suriye’deki en eski oluşumu olan El Nusra Cephesi’nin orijinal kurucusu ve akıl hocasıydı. Hareketin Suriye kolu 2013 yılında El Nusra adı altında koptu ve iki cihatçı grup arasında kanlı bir iç savaş yaşandı. Eğer IŞİD çökertilir ya da marjinal bir güç haline indirgenirse, Esad’ın ordu ve istihbarat teşkilatına teslim olmayı reddedecek Sünni Arap cihatçıların tek şansı HTŞ’ye katılmak olacak. Dahası Doğu Suriye’deki Sünni Araplar da, eğer Suriye hükümetinin silahlı güçleri her zamanki vahşet ve yolsuzluğunu burada da sergilerse, kendilerine etkili bir direniş kanalı arar hale gelebilir.

HTŞ, şu an IŞİD’e saldıran ve onun üç yıllık hilafetini paramparça eden devletlerin bunun ardından kendisine yöneleceklerini tahmin ediyordur. Ama örgüt, çatışmayı mümkün olduğunca ertelemeye ve bu sırada hareketini güçlendirmeye çabalayacak. IŞİD’e ideolojik açıdan yakın olsa da politik açıdan ondan çok daha zeki olan HTŞ, kaybetmeye mahkum olduğu bir nihai alan savaşını tetiklemek istemeyecektir. Bazı Suriye uzmanları, uzun süre beklemenin tehlikesine karşı uyarıda bulunuyor. Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayımlanan İdlib’de Bir Cihatçı Fabrikası Oluşumunu Engellemek [Preventing a Jihadist Factory in Idlib] adlı çalışmada, Fabrice Balanche, “İslam Devleti’nin topyekün çöküşünü beklemeksizin, uluslararası toplum acilen, günden güne güçlenen HTŞ’ye karşı saldırıya geçmeli,” diyor. Balanche, HTŞ’nin Suriye’deki isyanı hakimiyeti altına almak istediğini ve bunu başarmaya epey yaklaştığını yazıyor.

HTŞ gibi bir İslamcı cihatçı hareketin açık hakimiyeti, yabancı güçler için bir sorun kaynağı – özellikle de geçmişte Suriyeli isyancılara fon ve malzeme sağlayan İngiltere, ABD, Fransa, Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar için. Kendini El Kaide’den ayrıştırma çabası pek ikna edici olmayan HTŞ, çok sayıda devletin terör örgütü listesinde; eski müttefiki Ahrar Eş-Şam içinse aynı durum geçerli değil. Esad’a yönelik silahlı muhalefet uzun süredir İslamcı cihatçı grupların kontrolünde ama, yabancı güçlerin HTŞ’yle iş tutması zor olacak. Bugün farklı olan durum şu ki, artık Esad karşıtı devletlerin veya özel şahısların, terörizmi destekleme suçlamasını atlatarak, silah, para veya yardım aktarabileceği, kağıt üzerinde bağımsız gruplar kalmadı.

IŞİD 2014’te tüm dünyaya savaş ilan etti ve bunun karşılığında, kaçınılmaz olarak yarattığı çok sayıda düşman şu anda onu Suriye ve Irak’ta eziyor. Bu fiili ittifakın pek çok üyesi geçmişten beri birbirinden, haniyse IŞİD’den ettikleri kadar nefret ediyor. Onları işbirliği yapmaya, ya da en azından birbiriyle savaşmamaya zorlayan tek şey IŞİD korkusuydu. El Kaide’ye karşı aynı hedef birliğini yakalamak mümkün olmayabilir.

*

Yazının orijinali:

https://www.counterpunch.org/2017/09/08/as-isis-shrinks-al-qaeda-expands/

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar