“Her Kadına Sigorta” Ne Anlama Geliyor? -

Resmi kaynaklara göre 450 bin kişiyi kapsayan ancak STK’ların yaptığı araştırmalarda bu rakamın kat be kat üstünde olan kayıt dışı kadın istihdamı, bugünlerde yine Çalışma Bakanlığının gündeminde yer alıyor.

İstihdam paketinde çalışanları ilgilendiren yeni düzenlemede kadın emeğini, kayıt bürolarıyla denetleyeceklerini söyleyen Çalışma Bakanı Faruk Çelik; “köleliğin köleliğini ortadan kaldırıyoruz” gibi bi iddiaya sahip. Öyle ki ev içi hizmetten tutalım da sağlık bakımı gibi hayati öneme sahip tüm emek alanlarında kadına biçilen “başat” rolü “kurumsallaştırarak” devlet teminatı veriyor!

Uygulamanın gerçek amacı detaylarında gizli!

İlk bakışta kayıtdışılığı ortadan kaldıracak bir karar gibi gözükse de esasında asgari ücretin çok altında çalışan pek çok kadını taşeron, mevsimlik ve göçmen işçi olmaktan kurtarmıyor. Zaten mevzuatın temel düzenlemesi de bununla ilgili değil. Müjde vererek bahsedilen esaslar, devletin temel hak kapsamında vermekle mükellef olduğu sağlık gibi hizmet alanlarını ucuz emek sömürüsüyle kadın üzerinden gerçekleştiriyor olmasında yatıyor. Hasta bakım işlerini kadın işçilerle daha ucuza mal etmiş oluyor örneğin. Ev içi emeğin diğer bir adının kadın emeği olduğu düşünülürse hizmet sektöründeki ucuz istihdamın yükünü cinsiyetçi yaklaşımlarla aşmanın yasal güvencesi oluşturulmuş oluyor yani. Ev içi hizmette çalışan kadın işçilerin aylık gelirlerinin 753,52 TL olduğu bir gerçeklikten bahsediyoruz. Açlık sınırında yaşamaya mecbur bırakılan binlerden yani. Temel tüketime giren hiçbir ihtiyacın karşılayamayan bu binler için mevzuata dahil edilen aylık 124,11TL’lik sigorta primi işverenlere şart koşuluyor(!) Halbuki yasanın “Ev hizmetlerinde çalışanlar hakkında İş Kanunu hükümleri uygulanmaz” ibaresi çelişkinin en net göstergesi. Yani keyfi uygulamanın bini bin para olmaya devam edecek. Ki bu alanda göçmen işçiliğin yaygın bir sorun olduğu düşünülürse kayıt dışı işçiliğin ötesinde oturma izni alamayan pek çok kadın, işverenlerce daha az ücretlerde çalışmaya mecbur bırakılıyorlar.

Kriz süreçlerinde artan oranda mağduru olduğumuz bu politikalar, hayata geçirilirken emeğin ucuza mal edilme kaidesiyle daha da yaygınlık hatta yasallık kazanıyor. Örgütlü iş kollarında dahi işçilerin yasal hakları verilmezken, görünmeyen emek kapsamındaki iş alanlarında çalışanların lehine her hangi bir adımın atılmış olması beklenemez. Elbette sigorta tüm işçilerin olmazsa olmaz haklarından birisidir, ancak çalışırken ölenlerin sayısının neredeyse bir sınıf kırımına işaret ettiği bugünlerde bu tarz adımların sermaye çıkarları gözetilerek yapıldığını da unutmamak gerekir.

Feminist hareket, ev işlerinin sigorta kapsamına alınması konusunu çokça tartıştı, bu talebi dile getirdi. Ancak bugün, karşı karşıya olduğumuz sorun karşısında söylenecek olan söz, bunun çok ötesinde, ev işlerinin kadın işleri olmaktan çıkartılması ve sağlık, eğitim, bakım gibi hizmetlerin kadınlar tarafından değil, devlet tarafından karşılanması, ücretsiz olması ve bütün bu hizmetlerin toplumsallaşması gerektiğidir.

Bulunduğu kategori : Mor ve Gökkuşağı

Yazar hakkında

İlgili Yazılar