Hayır’ın mahmurluğu, Evet’in ilüzyonu -

Referandum sonuçları, tahmin edilenlerin ötesinde bir tablo ortaya koyuyor. Evet’in kazanımı karşısında olası içe kapanma ya da moral çöküş söz konusu olmadığı gibi, bilakis, meşruiyet krizi yaşayan bir Evet ve onun karşısında da, kazandığının henüz idrakına varan bir Hayır var.

Gerçek sonuçların manipüle edilebileceğine dair derin kaygılar referandum öncesinden dile getiriliyordu; nitekim hukuksuz uygulamalar seçim oranlarına gölge düşürdü. Milyonlarca oyun şaibeli olduğuna dair pek çok rapor, gözlem ve haber gündeme geldi, geliyor. Gündeme oturan bu tartışmalar, seçim sistemine duyulan güvensizliğin derinleştiğini ve daha önemlisi seçim sonuçlarının meşru görülmediğini ortaya koyuyor.

Bunlarla birlikte, vurguyla söylenmesi gereken, iktidarın mutlak bir üstünlük kurmada başarısız olduğudur. İktidar cephesinden dillendirilen “Bu büyük bir zaferdir, kimse gölge etmesin!”, “Zaferler bizi sarhoş etmeyecek”, “Bu referandumun kaybedeni yoktur”, gibi ifadeler daha önceki seçimlerde gösterilen “Biz kazandık!” kibir ve agresifliğinden farklı bir eğilime işaret ediyor. Evet’in tüm şaibelere rağmen sadece 1.2 puanla öne çıkması bir yana, sonuçlar bir kere daha göstermiştir ki toplumun yarısı rejim değişikliği dayatmasına ikna değildir, büyük çoğunluğu da var olan yönetim biçimine muhaliftir. Açık biçimde görülmektedir ki, toplumsal alanda ülkenin yönetimine, toplumsal sorunlarına ve bunların çözümlerine yönelik net biçimde birbiriyle uzlaşmaz eğilimler vardır.

Rakamların kendisi bir kenara bırakılsa bile, referandum iktidar için siyasi sonuçları itibariyle büyük kayıplar ifade ediyor. İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyük şehirlerde Hayır’ın kazanması genel düzeydeki oranlardan çok daha belirleyici etkenlere sahip. En azından “İstanbul’u alan iktidarı alır” diyenler için sonucun kendisinin bir hüsran olduğu ortada. Üstelik Üsküdar ve Eyüp gibi sembolik önemi olan ilçelerde dahi Hayır’ın önde çıkması oldukça çarpıcı. Tüm spekülasyonlara rağmen Kürt illerinden de Hayır çıktı. Savaş ve şiddet koşullarındaki “fireler” ile mühürsüz oyların çoğunun bölgeden olduğuyla ilgili duyumlar ise bölgedeki gerçek sonuçlara dair göz ardı edilemeyecek değişkenler.

Hayır çalışmaları

Her şeye rağmen yönetebilmek için belli düzeyde de olsa rıza devşirmeye ihtiyacı olan iktidar nezdinde, ortaya çıkan tablonun rahatlatıcı olmadığı söylenebilir. Sonuçlar, yaşanan yönetim krizinin, yok sayarak ve dizginsizce sürdürülemeyeceğini gösteriyor. Bundan sonra, iktidarın kırılganlıklar taşıyan egemenliğini nasıl sürdürebileceğini göreceğiz. Fakat bu, kuşkusuz toplumsal muhalefetin içinde olduğu bir denklemin de sonucu olacak.

Katılım oranının oldukça yüksek olduğu referandumda, geniş kesimler tüm inanç, kaygı ve temennilerini açığa vurdular. Hayır kampanyaları farklı politik kimliklere ve siyasal eğilimlere sahip toplumsal kesimlerin biraraya gelmesinde pratik bir zemin sundu. Oluşturulacak siyasal dilden, eylemlilik biçimlerine ve karar alma süreçlerine kadar yan yana gelmenin yeni deneyimleri yaşandı.

Egemen-baskın kılınmaya çalışılan kimlik ve değerler bütünü içinde yer almayı kabul etmeyen muhalif kesimler, Hayır kampanyalarını kendi güçleri oranında yürütemedi. Bununla birlikte sonuçlara damgasını vuran, bu sessiz ama güçlü potansiyelin kendisi oldu. Hayır çalışmaları bulundukları illerde, mahallelerde ve semtlerde kazandı. Şimdi bu kazanımları çatlaklardan ve kırılganlıklardan sızdırmanın zamanı. Fakat önce egemenin dayattığı ilüzyonu parçalamak ve kazanımları öne çıkarmak gerekiyor.

Bulunduğu kategori : Dâhiliye

Yazar hakkında

Son Yazılar
Yayın Politikamız
“Öğrenci Dayanışması” 6. sayı çıktı: Organize oluyoruz! -

Devrimci hareketin fikri dağınıklığı haliyle gençlik hareketine de sirayet etmiş durumda. Üniversite mücadelesi cılız, dağınık ve motivasyonsuz bir dönemden geçiyor. Fikri dağınıklığı gidermeden mücadele alanlarında güçlenmek, pratik mücadele içerisinde yoğunlaşmadan fikri dağınıklığı aşacak bir ufuk geliştirmek söz konusu değil. Bu nedenle işimiz sanıldığından daha zor. Siyasi bir içeriği olmadan içi boş ‘’sokak ve direniş’’ çağrıları yapmak, gerçekliği görmezlikten gelip oyalanma ve bekleme stratejileri üretmek artık...

Devamı ...