Hayır bitmedi: Tepkiden harekete -

Referandumdaki şaibe ve usulsüzlüklere dair daha 16 Nisan gecesinden itibaren başlayan eylemler giderek yayılıyor, kitleselleşiyor. Bu demokratik tepki hareketinin, başta CHP olmak üzere kurumsal muhalefeti de hukuken “sakatlanmış” olduğu artık açıkça belli olan referandum sonuçlarına dair daha atak bir pozisyona sürüklemeye başladığı da söylenebilir.

Eylemler referandum sürecindeki “hayır” çalışmalarının toplumsal muhalefet saflarında yol açtığı moral ve maddi derlenmenin somut bir ifadesidir. Siyasal iktidar söz konusu eylemlere aktif müdahaleden şimdilik kaçınmış, bunların kısa sürede yatışacağı, sonuçların öyle ya da böyle sindirileceği beklentisi içerisinde olmuştur. Ancak durumun böyle olmadığı giderek anlaşılmaktadır ve bu, bugünkü gözaltıların da gösterdiği gibi iktidarı daha aktif bir tutum almaya, inisiyatifi yeniden kazanmaya dönük hamlelere sevkedecektir. Önümüzdeki günlerde iktidarın elindeki zor araçlarını devreye sokması, hareketi itibarsızlaştırmak için politik manipülasyonlara başvurması kuvvetle muhtemeldir.

İnisiyatifin iktidara kaptırılması karşı karşıya olduğumuz ciddi bir tehlikedir. Eylemler üç gün içerisinde beklenmedik bir yaygınlığa ulaşmış olsa da siyasal güç dengelerinde referandum sonuçlarının iptalini gündeme getirecek bir dönüşümü sağlama kapasitesine henüz sahip değildir. Sokağa çıkmış kitle, “hayır” oyu vermiş geniş kitlelerin çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu nedenle protesto gösterileri ve tencere tava eylemleri dışında “hayır” oyu vermiş geniş kesimleri seferber edebilecek, onları bu hareketlenmeye bir biçimde dahil edecek mekanizmaların yaratılması zorunludur. Şu kısacık zaman aralığında tepki eyleminden somut ve acil talepler etrafında bir “harekete” evrilmek için adımlar atmak gerekiyor.

Hayır Meclisleri bu süreçte kritik bir işlev üstlenebilir. Yürüttükleri aktif seçim kampanyasıyla rüştlerini ispat eden meclislerin şaibeli sonuçlara dönük itirazı örgütleyip yaygınlaştıracak çalışmalar yapması kritik önemdedir. Sokak eylemiyle yetinmeyip onu bildirisinden afişine ve sosyal medya kampanyasından herkesin parçası olabileceği görece risksiz-sembolik eylem biçimlerine, çeşitli araçlarla zenginleştiren, dolayısıyla eylemlerin etki alanını çoğaltan bir kampanya acil bir ihtiyaçtır.

Kampanyanın somut bir hedefi olmalı, YSK hedeflenmeli ve referandum sonuçlarının iptali hedefe konmalıdır. Genel geçer bir iktidar karşıtlığının etki alanı sınırlı olacak, hareketi hedefsiz kılacaktır. Meclisler, önümüzdeki çok sınırlı zaman diliminde, adeta seçim çalışmalarını sürdürürcesine, mevcut demokratik itirazı yaygınlaştırmak, onu “hayır” oyu vermiş olan herkes kadar “evet” oyu vermiş olanların bir kısmına dahi iletecek araçları yaratmak durumundadır. Bir harekete-kampanyaya evriltemez, sokak eylemlerini destekleyip onun mesajını çoğaltacak araçları hemen ve hızla icat edemezsek iktidarın sokağı yalıtması daha kolay olacaktır.

Hayır bitmedi, daha yeni başlıyor!

19.04.2017

Başlangıç

Bulunduğu kategori : Başlangıç Yazıları

Yazar hakkında