KESK Kadın Meclisi: ‘Emeğimiz, bedenimiz bizimdir!’ -

KESK İstanbul Kadın Meclisi, Gemlik Serbest Bölgesi’nde kurulu Yazaki fabrikasında direnen Dilek Gültekin’i ziyaret ederek bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

17 Temmuz Pazartesi günü gerçekleşen basın açıklamasının metnini paylaşıyoruz:

EMEĞİMİZ BEDENİMİZ BİZİMDİR!

Günümüzde erkek egemen sistem yaşamı kendi çıkarlarına göre düzenlemek ve sürdürmek istediğinde ilkin kadınlara yönelmektedir. Her türlü şiddeti uygulayarak kadınları denetim altına almaya çalışmakta, bedenlerine, emeklerine el koymaktadır. Kadınları görünmez kılan ve onları sömüren erkek egemen sistem bunu tek başına yapmamaktadır. Kapitalizmle ortaklaşmaktadır.

Erkek egemen sistemin / patriyarkanın kapitalizmle ortaklaşa sürdürdükleri sömürü özellikle adına serbest ticaret bölgeleri denilen alanlarda derinleşmektedir. Çünkü bu bölgeler özellikle Türkiye gibi emek açısından ucuz olan ülkelerde kapitalistlerin daha çok kazanması amacıyla oluşturulmaktadır. Bu çok kazanmanın anlamı, karşılığı ödenmemiş emek gücüdür. Yani emekçilerin daha uzun süre, daha zor koşullarda çalışmaları ve daha az kazanmaları, bugüne kadar emekçilerin kazandıkları kazanımların yaşama geçirilmemesi anlamına gelmektedir.

Bu çarkın yürütülebilmesi için kapitalistler ataerkil sistemin kendi iktidarı için geliştirdiği argümanlara ve değerlere sarılırlar. Kadınlara daha az ücret, şiddet, hamilelikten dolayı işten çıkarılma, regl dönemlerinde tuvalette kalma sürelerinin takip edilmesi, toplu sözleşme yapmadan çalıştırma, sendikasızlaştırma vb. uygulamalar dayatılmaktadır. 2006 yılında Antalya Serbest Bölgesi’nde Alman kimya şirketi Fresenius Medical Care’e ait Novamed işyerinde çalışan kadın işçiler yoğun emek sömürüsü ve sendikasızlaştırmaya karşı greve gitmişlerdi. O dönemde yaşananlardan ve Novamed direnişçisi kadın işçilerin anlattıklarından serbest bölgelerdeki emek sömürüsü çarkının nasıl işlediğini biliyoruz, unutmadık.

Ne yazık ki Novamed direnişi ve kazanımlarına rağmen serbest bölgeler kadın işçiler açısından ilk başta taciz tecavüz, emek sömürüsü, güvencesiz çalışma koşullarının arttığı bölgeler olmaya devam ediyor. Özellikle Ohal, performans uygulaması vb. gerekçelerle emekçilere karşı her türlü keyfi baskının uygulanması kolaylaşmaktadır. Bu uygulamalar, işten çıkarılma tehdidi, Ohal, serbest bölge gibi gerekçeler kadın emekçilere yapılan taciz, tecavüz, hamile olduğunda işten çıkarma vb. baskıların gizli kalmasına, üstünün örtülmesine neden olmaktadır. Bunlara direnenler ise performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılmaktadır. Bunun bir örneğini, serbest bölge uygulamasıyla ucuz iş gücüne yaslanarak kazancına kazanç katma durumunu, Japon şirketi Yazaki’nin Gemlik’teki fabrikasında görmekteyiz.

Tüm medyaya yansıyan taciz olayı, Bursa Gemlik Serbest Bölgesi’nde kurulu Yazaki fabrikasında çalışan ve geçici olarak Kuzuluk Fabrikası’na gönderilen bir işçi kadın yattığı yere giren formenin kendisine tecavüz etmeye yeltenmesidir. Olay üzerine kadın işçi jandarmaya başvurur. Olayla ilgili açıklama yapan Birleşik Metal İş Sendikası Kadın Komisyonu, daha önce de kadın işçilere yönelik taciz olaylarının olduğunu, fabrika yönetiminin olayı soruşturmak, tacizciyi işten çıkarmak yerine kadın işçiyi işten attığını belirtmektedir. Fabrikada çalışan kadın işçiler ise medyaya (Ekmek ve Gül dergisine), üretim istenilen seviyede değil denerek değişik illerdeki fabrikalara gönderildiklerini; “çocuklarımız hasta” dediklerinde ise, “gitmek istemiyorsan istifa dilekçeni yaz” dendiğini; bebeğini emzirenlerin daha önce vardiyaya kalmaz iken şimdi vardiyaya kalmak zorunda kaldığını söylemektedir.

Tüm bu baskılara, işyerinde taciz ve tecavüze, bunların üstünün örtülmesine karşı çıkan kadınlar ise başka gerekçelerle işten atılmakta, kadınların erkek egemenliğine, kadına yönelik taciz ve tecavüze karşı ortak duruşlarının, dayanışmalarının önü kesilmeye çalışılmaktadır. Dilek Gültekin bu kadınlardan biridir. Direnen kadınlardan biridir. Yazaki patronları Dilek Gültekin’in haklılığından, bu direnişin kadınlardaki gücü açığa çıkarmasından korkmakta, açıktan, tacize karşı olduğu için işten çıkardık, demek yerine performansı düşüklüğü diyerek gerçeğin üstünü örtmektedir.

Biz KESK Kadın Meclisi olarak Yazaki’de daha önce başka gerekçeler, şimdi Ohal gerekçe gösterilerek kadın işçilere dayatılan, emekçilere dayatılan keyfi uygulamalara karşı çıktığı için işinden atılan Dilek Gültekin’in işten çıkarılması ve diğer baskı uygulamalarına son verilmesi gerektiğini belirtiyoruz. Bir an önce Dilek Gültekin işine geri dönmeli. Yazaki’deki taciz olayları soruşturulmalı, tacizciler cezalandırılmalı, kadınların çalışma koşulları onlarla birlikte yeniden düzenlenmelidir. Yine KESK Kadın Meclisi olarak, Yazaki’deki kadına yönelik taciz olaylarının özellikle takipçisi olacağımızı belirtiyoruz.

Yazaki’de, hayır diyen kadınlar değil tacizciler işten çıkarılsın

Çalışma koşulları kadınlarla birlikte düzenlensin

Her yerde kadına yönelik tacize hayır

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

BIJÎ PIŞTGIRIYA JINAN

İSTANBUL KESK KADIN MECLİSİ

 

 

 

 

 

Bulunduğu kategori : Sınıf Hareketi

Yazar hakkında