Bebeğiyle Duruşmaya Girmek: Bu Daha Başlangıç… -

İstanbul Barosu avukatlarından Feyza Altun Meriç’in geçtiğimiz günlerde duruşmaya yedi aylık bebeğiyle girmesi pek çok habere konu oldu. Hatta önde gelen TV kanallarının ana haber bültenlerinde bile kendine yer buldu.

Memleketimizde  her ne konu olursa olsun hızla magazinleştirilme potansiyelini bir yana koyarsak, Avukat Feyza Altun Meriç’in kendi beyanıyla protesto amacı taşımadan mecburiyetten dolayı ortaya koyduğu bu “eylem” in ilk elden şöylesi sonuçları olmuş durumda:

Anadolu Adliye Sarayı Başsavcısı Fehmi Tosun bizzat kendisini aramış ve adliyedeki her bloka emzirme odası yapılacağının, yemekhane ve kafeteryalara mama sandalyeleri konulacağının talimatını verdiğinin müjdesini vermiş!

Yanı sıra Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezinden de kendisini aramışlar; Türkiye’deki bütün adliyelere bakım odaları ve kreşler açılması için çalışmalara başlanıyormuş! Haydi hayırlısı…diyelim..

Her ne kadar çocuğun bakım sorumluluğunun hiçbir şekilde sadece anneye yüklenmesine fikren de, fiilen de razı olmayacaksak da, verilen sözlerin hayata geçip geçmediğini bizzat yerinde keşif yaparak biz de takipçisi olacağız. Ayrıca bu konularda babaları da “yeşil sahalarda” görmek istediğimizi beyan ediyoruz.

Ama bu da yetmez: “Ailenin ve Dinamik Nüfusun Korunması Kanunu Tasarısı’nın görüşüldüğü şu günlerde, evde oturmak ve sermayeye ucuz iş gücü olsun diye sayısı sürekli bize neredeyse her gün (Cumhurun başı en son Küba’dan seslendi) dikte edilen 3-5 çocuk büyütmek istemiyoruz. İstediğimiz kadar sayıda çocuk yapmak, ya da hiç yapmamak hakkımız. Ayrıca hem çocuk yapmama hakkımızı sağlıklı ve ücretsiz olarak kullanabilmek, hem de çocuk yapmayı tercih ettiğimizde onu sağlıklı koşullarda doğurmak istiyoruz.

Yetmez! 8 Mart sathı- mailine girdiğimiz bu günlerde ACİLEN kadınların, Türkiye’nin imzacısı olduğu uluslar arası sözleşmeler ve mevcut Anayasa’da güvence altına alınmış “yaşama hakkının” her türlü tedbir ve yöntemle sağlanmasını istiyoruz. Bununla birlikte; gelecek kuşakların yetiştirilmesi sorumluluğu ve yükümlülüğünün sadece anne ve babaya ait olamayacağının ve bunun toplumsal bir sorumluluk olduğunun kabulünü, devletin çocuk yetiştirmekle ilgili her hizmeti ücretsiz olarak vermesini talep ediyoruz.

Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 30 işçi çalıştıran kamu/özel tüm işyerlerinde ücretsiz, nitelikli bakım evleri ve kreşler açılmasını,

Kadınlara tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmasını, çalışma sürelerinin günde en fazla 7, haftada en fazla 35 saate indirilmesini talep ediyoruz.

Güvencesiz, güvensiz yaşam değil, hakkımızı istiyoruz.

Bulunduğu kategori : Mor ve Gökkuşağı

Yazar hakkında

İlgili Yazılar