Barzani referandumu neden düzenliyor? -

Kürdistan Bölgesel Yönetimi, toplumun yoğun eleştiri ve erteleme taleplerine rağmen, bağımsızlık referandumunu 25 Eylül’de düzenlemeye kararlı. Son günlerde KDP’nin, iki yıl önce kapattığı parlamentoyu apar topar açma çaba bile, referandumun bağımsızlık değil hegemonya uğruna düzenlendiğini saklayamıyor.

Neden referandum?

Barzani’nin referandumu, rejimin içinde bulunduğu ekonomik ve politik krizi aşmak için ortaya attığı ortada. Ocak 2005’te de enformel bir bağımsızlık referandumu yapılmış, ezici çoğunluk ‘Evet’ dediği halde bu yönde herhangi bir somut adım atılmamıştı. Kaldı ki, Kürt halkının bağımsızlık sorusuna ne cevap vereceği zaten herkesçe biliniyor.

Şimdiki referandumun hemen ertesine, 1 Kasım’a, hem başkanlık hem parlamento için genel seçimler kondu. Oysa takvim itibariyle bu seçimlerin 21 Eylül’de, yani referandumdan önce, yapılması gerekiyordu ve bölge yasalarına göre, bir seçimin altı ay önceden seçim kuruluna bildirilmesi gerekli:1 Dolayısıyla Haziran ayından Kasım’a seçim koymak hukuken uygun değil. Buna rağmen seçimin yapılması şunu gösteriyor: Niyet, referandumda Barzani etrafında bir tür milli kahraman havası oluşturmak, muhalifleri ‘vatansever’ olmayan bir konuma düşürmek ve ardından bu denklemi genel seçimlerde KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) için oya tahvil etmek.

Barzani bu tür hamasi bir söylemin örneğini, Temmuz ayında Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında verdi: [Irak’ı kast ederek] “ya kanlı bir savaş yaşarız, ya da iyi komşu olmanın… farklı bir yöntemini buluruz.”2 Ve muhalif vekilleri 2015’te kendisine karşı bir ‘darbe girişimi’nde bulunmakla suçladı.3 Oysa tüm bu hamasete rağmen, referandumun bağlayıcı olmadığı, yani KDP’nin süreci bağımsızlığa götürmeyebileceği sıkça dillendiriliyor. Zaten teknik olarak referandumda bağımsızlık için herhangi bir süreç veya tarih tanımlanmıyor. Barzani, KDP liderlerinden (ve Barzani’nin amcası) Hoşyar Zebari, ve Başbakan Yardımcısı Kubad Talabani’nin gerek Arap gerek yabancı dinleyicilerle konuşurken, referandumun illa bağımsızlık anlamına gelmediğini söylediği, çeşitli kaynaklarca belirtiliyor. 4 5 6 Dolayısıyla referandumun amacının gerçekten bağımsızlığı getirmekten ziyade KDP’nin krizini aşmak olduğu ortada.

Muhalefetin tasfiyesi

Bilindiği gibi Barzani yönetimi ciddi bir politik meşruiyet bunalımı içinde. Barzani ülkeyi kitle örgütlerini bırakın parlamentonun dahi etkisiz kılındığı, -pek yabancısı olmadığımız- bir otoriter başkanlık sistemiyle yönetiyor. 2005’ten beri başta olan Barzani’nin gerçek başkanlık süresi 2013’te sona ermişti. (Kendisi 2005’te parlamento, 2009’da ise doğrudan halk oyuyla başkan seçildi.) Bunun ardından süre, yasal olarak mümkün olmadığı halde ve muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen iki yıllığına uzatıldı. 2015’te bu uzatma da doldu, Barzani yine koltuğunu bırakmadı.

Barzani Ağustos 2015’te ikinci bir uzatma daha istediğinde, diğer partiler başkanın yetkilerini kısıtlamayı ve başkanlık seçimini parlamentoda yapmayı talep ettiler7 -Barzani’nin ‘darbe girişimi’ dediği süreç buydu. Buna karşılık Barzani parlamentoyu feshetti; ikinci büyük parti8 olan Goran’a mensup parlamento başkanının Erbil’e girmesine izin verilmedi. Goran’ın koalisyon hükümetinde yer alan beş bakanı da kabineden kovuldu.

Muhalif bakanları kovan KDP’li Başbakan Neçirvan Barzani, malum Mesut Barzani’nin yeğeni: Kendisi toplam 15 yıldır başbakan. Oğul, ya da ‘veliaht prens’ Masrur Barzani’nin ise istihbarat teşkilatının başında olduğunu hatırlayalım. İstihbarat teşkilatının tepesinin tamamen KDP tarafından kontrol edildiği, KYB (Kürdistan Yurtseverler Birliği) yandaşlarının dahi dışlandığı belirtiliyor.

Aynı şekilde, peşmerge gücü de bölge yönetimine değil tekil partilere sadık. Peşmergenin sadece %27’si bölge yönetimine bağlıyken, geri kalan savaşçılar aslen KDP veya KYB’ye bağlı milis güçleri konumunda.9 (Buna mukabil, KDP milisinin kontrolündeki Erbil / Duhok ile KYB kontrolündeki Süleymaniye arasında bir politik bütünlük olmadığını da ekleyelim.) Her ay maaş ödenen peşmergelerden sadece 53 binin parlamento tarafından bilindiği 60 binin isminin gizli olduğu belirtiliyor.10

Dolayısıyla -Rusya, Macaristan veya Türkiye’deki gibi- parlamenter bir rejimin yerine nasıl, aşırı güçlü yürütme erkine dayanan, partizan bir otoriterizmin geçirildiğini görmek zor değil.

Derinleşen ekonomik çıkmaz

Öte yandan bölge son dönemde ciddi bir ekonomik kriz içinde. 2005’ten itibaren, Irak hükümet bütçesinin %17’si bölge yönetimine aktarılıyordu. Ancak bölge yönetimi, Irak hükümetinin itirazlarına rağmen 2015’te Türkiye’yle 50 yıllık bir anlaşma imzalayıp, petrol satmaya başladı. Türkiye’yle sıkı fıkı bölge elitini zenginleştirdiğini tahmin edebileceğimiz bu kritik karar, parlamentoya danışmadan alındı.

O dönemin Doğal Kaynaklar Bakanı “doğrudan petrol satarak Bağdat’tan gelen paradan fazlasını kazanırız,”11 dediyse de, Bağdat’ın %17’lik bütçe payını kesmesi ve petrol fiyatlarının iyice düşmesi sonucu, bölge yönetimi bütçesi bugün darboğazda. Elitin çıkarı uğruna yapılan bu hamle sonucu, kamunun bütçe açığı bugün 25 milyar dolar civarında.

Mali krizin emekçiler için acı sonuçları oldu: Bölgenin 5.5 milyonluk nüfusunun 1.4 milyonu (toplam işgücünün dörtte üçü) kamu emekçisi. Bu, maalesef kamucu bir ekonomi perspektifinin değil, kayırmacı, kliyentalist bir ekonominin yansıması. 2015’te kamu gelirlerinin azalmasıyla beraber Şubat 2016’da, kamu emekçilerinin ücretleri %15 ila 75 (!) oranında düşürüldü. 15 bin eğitim emekçisinin ücretsiz izne çıkarıldığı belirtiliyor.12 Bu şiddetli kemer sıkmaya karşı, kamu emekçileri son iki yılda kitlesel eylem ve grevler gerçekleştirdi.

Referanduma giden yol

Dolayısıyla bu politik – ekonomik kriz, KDP’yi referanduma iten güç oldu. KDP, referandum için diğer partilerle görüşmelere Mart ayında başladı. Goran ve Komala’nın katılmadığı görüşmeler sonunda, 7 Haziran günü, referandum tarihi olarak 25 Eylül ilan edildi. Goran ve Komala ise referandum kararının ancak -uzun süredir kapalı olan- parlamentoda alınabileceğini ve tarihin ötelenmesi gerektiğini söyleyerek itiraz etti.

Bugünlerde KDP ve kimi KYB liderleri göstermelik de olsa parlamentoyu 14-15 Eylül’de toplama ve referandum kararını onaylatma çabası içinde. Fakat 11 Eylül’de KYB yönetimin bir kısmı, bu kararın kendilerine sorulmadan alındığını bildiren sert bir açıklama yayımladı.13 Fehim Taştekin’in yazdığı gibi, KYB’nin içinde referandum konusunda ciddi bir yarılma mevcut.14 Elbette, parlamentoyu böyle apar topar toplama çabası Goran ve Komala’yı da ikna edemedi.

Diğer taraftan rejim, Hayır çağrısı yapanlara ciddi anlamda baskı uygulamaya başladı. Muhalif partiler belki vatansever görünmeme kaygısıyla net bir ‘Hayır’ kampanyası yürütemediğinden, bu iş NRT TV’nin sahibi ve gayrımenkul sermayedarı olan Şahsuvar Abdülvahid’e kalmış gibi: Kendisi ‘Şimdilik Hayır’ adlı kampanyanın başında. Buna karşılık, güvenlik güçleri 22 Ağustos’ta NRT Erbil stüdyolarına gelerek yayını kesti, ardından kanala bir haftalık yayın karartma cezası verildi.15 NRT Duhok stüdyoları ise 31 Ağustos günü silahlı milisler ve siviller tarafından basıldı, stüdyonun yakılacağı tehditleri savuruldu, binaya bölge yönetiminin bayrağı çekildi.16

Tartışmalı bölgeler

Referandumun çok önemli bir boyutu bölge yönetimi ile Irak arasındaki tartışmalı alanlar: Kerkük, Ninova, Diyala ve Salahaddin gibi. Bu eyaletler için aslında, 2005 Anayasa’sına göre (140. madde), Irak hükümeti tarafından 31 Aralık 2007’ye kadar referandum düzenlenmesi gerekiyordu; ancak merkezi hükümet bunu yerine getirmedi. 2014’te IŞİD’ın bu bölgelere saldırması ve Irak ordusunun dağılmasının ardından, peşmerge bu bölgelerin önemli bir kısmını Haziran 2014’ten itibaren (1800’e yakın kayıp vererek) ele geçirdi. Sonuçta bugün dahi, Irak ve bölge yönetimi arasında üzerinde anlaşılmış bir sınır yok.

Tartışmalı bölgelerde yaklaşık 2.7 milyon kişinin bulunduğu belirtiliyor.17 Bu önemli nüfus Araplar, Süryani ve Keldaniler, Yezidiler, Türkmenler gibi farklı etnisiteleri de içeriyor.

Mesele şu: Referandumda sorulacak soru, “Kürdistan Bölgesi ve bölge idaresinin dışında kalan Kürdistanlı yörelerin bağımsız devlet olmasını istiyor musunuz?” şeklinde.18 Bu, tartışmalı toprakların fiilen bölge yönetimine dahil edildiği anlamına geliyor. Oysa bu insanlar kendi iradesiyle peşmerge kontrolü altına girmediğine göre, onlara ya “Kürdistan Bölge Yönetimi’ne dahil olmak istiyor musunuz?” diye sorulması gerektiği,19 ya da buralarda Suriye’nin kuzeyindeki gibi katılımcı bir modelin denenmesi gerektiği ortada.

Gerginlik emareleri

Bu nedenle referandum, peşmerge ile, tartışmalı bölgelerde gücünü artıran Haşd El Şabi gibi Şii milisleri arasında çatışma ihtimalini gündeme getiriyor. En kritik eyalet muhtemelen Kerkük, ki Irak petrol rezervlerinin %15’ini barındırdığı düşünülüyor. Kerkük’ün merkezinde kontrol Peşmerge güçlerinin elinde; kırsalda ise, Şii Türkmenlerin olduğu bölgelerde Haşd el Şabi etkili.20

Kerkük’ün geçici kent konseyi 29 Ağustos tarihinde referanduma katılma kararı aldı. Ancak kararın uzlaşmayla alındığını söylemek mümkün değil: Konseyin 41 üyesinden sadece 24’ü oylamaya katıldı ve 22’si olumlu oy verdi. Konseyin diğer üyeleri – bütün Arap ve Türkmenler – oylamayı boykot etti.21 Ardından 10 Eylül günü Kerkük’te, on üç Arap ve Türkmen partisi referanduma karşı çıktıklarını açıkladı.22

Aynı günlerde BBC Farsça’da söyleşisi yayımlanan Mesut Barzani ise, Kerkük ve Tuzhurmatu’yu bölge yönetiminden zorla ayırmaya çalışacak herhangi bir gruba askeri karşılık vereceklerini söyledi.23 Bunu hafife almak mümkün değil, çünkü daha bu Mayıs ayında, -Salahaddin eyaletine bağlı olan- Tuzhurmatu’da peşmerge ile Haşd el Şabi arasında silahlı çatışmalar yaşanmıştı.24 Nitekim bir KYB yetkilisi geçenlerde, Haşd El Şabi’nin referandum günü Kerkük’te peşmergeye saldırmasını beklediğini belirtti.25

Ha keza 11 Eylül günü Diyala eyaletinde gerginlik yaşandı: Mandali kasabasının belediye konseyi Kürt belediye başkanı görevden aldı ve referandumun iptalini istedi. Bu hamlenin Şii milis güçlerinin baskısıyla gerçekleştiği belirtiliyor.26

Yezidi ağırlıklı Şengal de bu tür bir gerginliğe gebe. 2014’te IŞİD’in ilerlemesi karşısında KDP’nin terk ettiği ve katliamların yaşandığı bu alanda, şu an KDP, YBŞ ve Haşd El Şabi tarafından kontrol edilen üç parça var. KDP, kontrolü dışındaki kesimlerde nüfusun artmaması için buraya bir yıl kadar ekonomik ambargo uyguladı ve halen çok sayıda insan evine dönebilmiş değil.27 Dolayısıyla Şengal’de de sağlıklı bir oylama zemini görünmüyor.

Kısaca çok etnisiteli ve tartışmalı bu bölgelerde, aşağıdan, demokratik bir süreç işletilmeden referanduma gidilmesi, ciddi bir risk barındırıyor.

Sonuç yerine

Bağımsızlık değil KDP’nin bekası uğruna yapılan bu referandumun anlamlı bir sonuç getirmesini beklemek zor. Burjuva demokrasisi kriterlerine göre bile, sağlıklı bir referandumun parlamento kanalıyla ve partiler arası bir iletişimle örgütlenmesi gerekir. Bu referandumsa, otoriter bir rejimin tasdikleneceği bir plebisit görüntüsü veriyor.

Dahası referandumun tartışmalı bölgelerde Kürt ve Şii milis güçleri arasında çatışma tetiklemesi ihtimali var. Bu ise ileride gerçekleşebilecek, samimi bir bağımsızlık hamlesine ciddi zarar verme, bağımsızlık fikrinin içini boşaltma, hatta Irak’ta yeni bir iç çatışma başlatma potansiyeline sahip.

1https://anfturkce.net/kurdistan/bagimsizlik-referandumu-mu-kdp-nin-iktidar-yatirimi-mi-91849

2http://www.rudaw.net/english/kurdistan/110720172

3http://www.nrttv.com/En/birura-details.aspx?Jimare=6823

4http://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-iraq-kurds-idUSKBN17817Q

5 http://www.nrttv.com/EN/birura-details.aspx?Jimare=6436

6https://www.aei.org/publication/what-happens-the-day-after-the-kurdish-referendum/

7https://anfturkce.net/kurdistan/bagimsizlik-referandumu-mu-kdp-nin-iktidar-yatirimi-mi-91849

82013 yılındaki son parlamento seçimlerinde KDP 38, Goran 24, KYB 18 sandalye kazanırken İslamcı partilerden Yekgirtu 10, Komal 6 sandalye kazandı.

9Bu konuda ayrıntılı bilgi için Iraklı Kürt sosyolog Adel Bakawan’ın şurada verdiği bilgilere bakılabilir:

http://www.rfi.fr/emission/20170715-kurdistan-irakien-risques-referendum-independance-mossoul-daech-peshmergas

10http://www.washingtoninstitute.org/fikraforum/view/will-the-referendum-lead-to-an-independent-kurdish-state

11http://www.washingtoninstitute.org/fikraforum/view/will-the-referendum-lead-to-an-independent-kurdish-state

12http://www.nrttv.com/en/Details.aspx?Jimare=16475

13http://www.nrttv.com/EN/Details.aspx?Jimare=16493

14http://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2017/09/05/kurdistanin-referandum-cikmazi-tarihi-firsat-mi-oyun-mu/

15https://anfenglish.com/freedom-of-the-press/kdp-halts-local-broadcast-of-nrt-channel-21795

16http://www.nrttv.com/En/Details.aspx?Jimare=16362

17 http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2017/07/kurdish-referendum-disputed-areas-iraq.html

18http://www.hurriyet.com.tr/iste-barzaninin-oy-pusulasi-40571270

19Bu yönde güçlü bir argüman için: http://www.nrttv.com/en/birura-details.aspx?Jimare=7396

20http://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2017/09/07/kurdistanin-referandum-cikmazi-3-hasd-el-saabi-kerkuk-icin-savasir-mi/

21 https://syriafreedomforever.wordpress.com/2017/09/04/referendum-au-kurdistan-irakien-entre-espoirs-et-contradictions/

22http://www.nrttv.com/EN/Details.aspx?Jimare=16478

23http://www.bbc.com/news/world-middle-east-41189619

24http://www.rudaw.net/english/kurdistan/080520155

25http://www.nrttv.com/EN/Details.aspx?Jimare=16456

26http://www.rudaw.net/english/kurdistan/110920172

27http://www.nrttv.com/en/birura-details.aspx?Jimare=6823

Bulunduğu kategori : Hariciye

Yazar hakkında

İlgili Yazılar